altını ile cümle
altını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Buna göre gümüş (kötü para), altını (iyi parayı) dolaşımdan çıkarmıştır.מחתה) aus Gold zum Reinhalten des siebenarmigen Leuchters verordnet.
Sonra da altını alıp kaçmaya başlar.Der nimmt das Geld und verschwindet.
Nil altını tarzı vardır.Die weibliche Form ist Zlata.
Marka adı "Alp altını" olarak çevrilir, ancak markanın Alpler dağları ile ilgisi yoktur.Trotz der Bezeichnung Alpen hat dieses Teilgebirge nichts mit den Alpen im eigentlichen Sinne zu tun.
Sonra da altını alıp kaçmaya başlar.Elle vole son argent et fuit.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Plusieurs coureurs ont dû abandonner en cours de route.
Buna göre gümüş (kötü para), altını (iyi parayı) dolaşımdan çıkarmıştır.Il enregistre donc des sorties (ou des entrées) d'or.
Dört Olimpiyat madalyası ve iki Dünya Şampiyonası altını kazanmıştır.Personnellement, deux médailles à des championnats du monde, c'est beau.
Nil altını tarzı vardır.Le nid est en forme de bol.
Bizans altını da devamlı değer kaybına uğramaktaydı.Depuis, l'ariary a constamment perdu en valeur.
Altının oksidide iletkendir.Boucle d'oreille en or.
O, altını çaldığını itiraf etti.Confesó haber robado el oro.
Altının yarısı üçtür.Tres es la mitad de seis.
Sezon altının sonunda Spike, ruhunu geri alır.Al final de la sexta temporada, Spike recupera su alma.
İspanyollar 1552de ise şehri 100.000 düka altını karşılığında "Fabrizio Carafa"'ya satmışlardır.Posteriormente en 1552, fue vendida por los españoles a Fabrizio Carafa, en la suma de 100.000 ducados.
Altınışık Köyü, Bingöl iline bağlı bir köydür.Se compone de un único pueblo, Gura Galbenei.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Hasta tuvimos que abandonar muchos vehículos al borde de la carretera.
Böylece altının değeri düştü.Se colgó el oro.
Asgore: Yer altının yöneticisi, canavarların başıdır.Cabeza de Metal: El jefe de la Tierra de Creadores de Bestias.
Altının oksidide iletkendir.El iris del ojo es dorado.
Ren Altını çok iyi bilinen bir prelüd ile başlar.El mosetén presenta un sistema de pronombres muy rico.
Kolloidal altının modern bilimsel incelemesi Michael Faraday'ın 1850'lerdeki çalışması ile başladı.La conoscenza scientifica dell'oro colloidale inizia nel 1850 con il lavoro di Michael Faraday.
Buradan çıkacağım ve bu durumda altınımı geri alacağım."Entro da vivo e dovrò uscire morto".
Hiç 'düşüncelerinizin altını kaldırdığınız' oldu mu?Credete che cadano dal cielo, le vostre storie di merda?»
Hem ülkeleri hem de su kaynaklarını bilmeliydiler." mevcudiyetine olan ihtiyacın altını çizer.Dovrebbero inoltre conoscere sia i paesi che le riserve di acqua."
Sonra da altını alıp kaçmaya başlar.Di conseguenza, fugge e diventa un fuggiasco.
Altını tut.Хватайся за низ.
Huysuz: Parayı ve altını çok sever.Очень любит лесть и золото.
Hiç 'düşüncelerinizin altını kaldırdığınız' oldu mu?Не из страха ли, что у вас отнимут деньги?»).
Mustafa Altınışık.Мустафа Найем.
Buradan çıkacağım ve bu durumda altınımı geri alacağım."Я вру и получаю за это деньги».
Buna göre gümüş (kötü para), altını (iyi parayı) dolaşımdan çıkarmıştır.(وبما أنفقوا من أموالهم) في نكاحهن كالمهر والنفقة" انتهى بتصرف يسير.
İspanyollar 1552de ise şehri 100.000 düka altını karşılığında "Fabrizio Carafa"'ya satmışlardır.وبيعت فيما بعد (1552) من قبل الإسبان إلى فابريتسيو كارافا بمبلغ مائة ألف دوكات.
Huysuz: Parayı ve altını çok sever.إنّه لحُبّ الخَيْر : لأجل حب المال .
Çünkü altını ıslatmalar en çok uykunun bu döneminde olmaktadır."Você terá o melhor aproveitamento quando sentir que é o momento certo para dormir.
Ocak - Mayıs 2009 arasında güvenlik açısından tekrar şüphe altını girdi. ^ "Ulanbator."Consultado em 1 de janeiro de 2013 «Retrospectiva Fluminense - janeiro a abril».
Huysuz: Parayı ve altını çok sever.Looten Plunder: ele adora dinheiro mais que tudo.
Kuyumculukta altının genellikle gümüşlü, palladyumlu, bakırlı veya platinli alaşımları çok kullanılır.Neste caso são geralmente utilizados lingotes de ouro, prata ou platina.
Bu kadar çok altının sayılması gayet uzun zaman alacağından Ayşe bunları bir ölçekle tartmayı düşünür.Hoje em dia já não é mais preciso ter muito dinheiro para adotar esse modo de vida.
Kervana 12.000 köle eşlik ediyordu ve saf altını 500 kişi taşıyordu.Ia a naveta completamente carregada e levava 500.000 ducados em dinheiro.
Ama Alberich altını çok istemektedir.Alberich is uit op de schat.
Bu sıralarda dünyada çıkarılan altının yarısı Batı Afrika'dan geliyordu.De helft van dat geld ging naar Afrika.
Bu arada altını çizmeden geçemem, bu dizide Sezai Paracıklıoğlu da var.Bij deze stoot mag men ook geen ballen aanspelen die ook in deze zone liggen.
Altının keşfedilmesi eyaleti endüstriyel bir ticaret merkezine çevirmiştir.Met de vestiging van het arsenaal veranderde de stad tot een centrum van industrie.
Drahoma'sı 100,000 Bizans altınıydı.Het totale budget van Terrorama! bedroeg slechts honderdduizend gulden.
Johnson onu bu altının burada emin olduğun inandırır.Johnson uspokaja ją, że złoto będzie bezpieczne.
Bizans altını da devamlı değer kaybına uğramaktaydı.Moneta bizantyńska stale traciła na wartości.
Böylece altının değeri düştü.Na wartości tracił złoty.
1964 Tokyo'da kazandığı altın madalya, Sovyetler Birliği'nin yüzmede kazandığı ilk olimpiyat altınıydı.W 1964 roku na Letnich Igrzyskach Olimpijskich w Tokio zdobyła złoty medal jako pierwsza sowiecka pływaczka.
Huysuz: Parayı ve altını çok sever.Uwielbiają złoto i pieniądze.
Bu para ile, tanesi 133 liradan 3007 adet Cumhuriyet Altını almak mümkündü.Za oszczędzone pieniądze tutaj kupił dom numer 372.
Lawson, Thatcher'ın kariyerinin altını oyduğunu düşünerek Ekim 1989'da istifa etti.Lawson avgick i oktober 1989, då han kände att Thatcher hade underminerat honom.
Sonra da altını alıp kaçmaya başlar.Hon stjäl då hans pengar och flyr.
Böylece altının değeri düştü.Kastet räckte till guld.
Drahoma'sı 100,000 Bizans altınıydı.I Tyskland betydde "tonne goldes" 100 000 thaler.
Asgore: Yer altının yöneticisi, canavarların başıdır.Собос (англ. Saw Boss) — лідер монстрів.
Savaştan sonra altını asitli çözelti içerisinden çıkardı.В останні дні війни золото вивезли в невідомому напрямку.
Kral II. Philip, ona ödül olarak 20.000 düka altını teklif etti.Із них вона позичила іспанському королю Філіпу II 420 000 золотих дукатів.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Багато возів з обозу довелося кинути тут же.
Musa mansa Mısır'da savurgan bir şekilde pek çok altını hediye ederek harcıyordu.В Єгипет фараон повернувся з багатою здобиччю.