altını ile cümle
altını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Örneğin Detroit'te yaşayan birisi sağ elinin baş parmağının biraz altını gösterecektir.Коли по приїзді в Детройт влаштувався на завод, там йому відтяло на верстаті чотири пальці лівої руки.
Yine aynı kayıtlara göre 250 Osmanlı Altını vergi vermiştir.Dva natáčecí dny v roce 1978 ji vynesly honorář 250 tiíc dolarů.
Drahoma'sı 100,000 Bizans altınıydı.Město Praha přispělo částkou 100 tisíc zlatých.
Kamusal alanda altının tedavülü de devam etmiştir.U Valdštejna zase teče zlato.
Huysuz: Parayı ve altını çok sever.Je lakomý a miluje peníze a česnek.
Şimdilerde daha çok cumhuriyet altını kullanılmaktadır.Ve větším množství se zatím těží pouze zlato.
Şiirde geçen "altın kum" ibaresi de, 1848'de Kaliforniya'da altının keşfine gönderme yapmaktadır.Poemul se referă la „nisipul auriu”, o imagine derivată din găsirea de aur în California în anul 1848.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Précieux a fost nevoit să iasă și el din linie.
Hem İngilizcesinin çok yeterli olmayışı, hem de sakarlığı partinin altını üstüne getirmesine yetecektir.Nu cunoaște prea bine limba engleza.Vrea sa fie bogat si de aceea face orice pentru bani.
Buradan çıkacağım ve bu durumda altınımı geri alacağım."Va trebui să mă recuperez după asta și să îmi scot mintea din Avatar."
Drahoma'sı 100,000 Bizans altınıydı.O Valoarea contractului de la Agapia era de 2000 de galbeni.
Sayfanın altını oku.Citește partea de jos a paginii.
Baş altının altı: Baş altının yanındaki miskettir.A fejezet alcíme: Az aranyfutam – a főszereplők szemével.
Ren Altını çok iyi bilinen bir prelüd ile başlar.A verde működésének kezdetét egy viszonylag jól datálható arany sorozat jelzi.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Az értékeket a vonatban kellett hagyni.
Huysuz: Parayı ve altını çok sever.Naga nagyon szereti az alkoholt és az aranyat.
Bu turnuvalarda bugüne kadar toplam beş dünya şampiyonluğu ve bir olimpiyat altını kazanmıştır.Pályafutása alatt összesen egy olimpiai és öt világbajnoki érmet nyert.
Mücevher yapımında kullanılan beyaz altının esasını teşkil eder.Arany - Ékszerkészítésre használt nyersanyag.
Hagen altını kapmak için atılır, suların arasında kaybolup gider.Vera kénytelen begázolni a vízbe, hogy kihalássza.
Ama Alberich altını çok istemektedir.Alberich ryöstää kullan.
Altının bir kısmı yolda terkedilmek zorunda kalmıştı.Liikenne osalla linjaa oli pakko lopettaa.
Altı gün sonraki 1500 metrede kararlı olan Coe, sözünü tuttu ve altını aldı.1 500 metrillä, kuusi päivää myöhemmin Coe oli se, joka tuli takaa voittoon.
Elizabeth'de mürettebatın ihtiyacı olan son Aztek altını vardır.Dorassa lataus vaati 500 hengen miehistön.
Johnson onu bu altının burada emin olduğun inandırır.Johnnie kertoo vakuuttaneensa sen täydestä arvosta.
Ama Alberich altını çok istemektedir.Ο Yves Behar σκέφτεται πολύ το μέλλον.
Drahoma'sı 100,000 Bizans altınıydı.«How Did Suharto Steal $35 Billion?
Altı gün sonraki 1500 metrede kararlı olan Coe, sözünü tuttu ve altını aldı.Coe fikk sin revansje med gull på 1500 m noen dager senere.
Altının oksidide iletkendir.Gullringnes lykt ved Vardø.
Utnapiştim gümüş ve altını gemiye yükledi.Skipet har en stor gull- og sølvskatt ombord.
En sık kullanılan kültivar olan 'Autumn Gold' (Sonbahar Altını) erkek ağacın bir klonudur.Giống cây trồng phổ biến 'Autumn Gold' là dòng vô tính của cây đực.
Superman denizin altını dahi görebilir.Nước trồi diện rộng cũng có thể thấy ở Nam Đại Dương.
5. Ayak altının kaşınması, uzun yol ve iyi haber gelecek demektir.Đoạn 5: Phẩn còn lại: Khẳng định ý nghĩa to lớn của cuộc khởi nghĩa Lam Sơn và lời tuyên bố hoà bình.
Altının çok değerli olduğunu gören kuyumcu o gün altını incelemek için almak ister.それを見ていた油屋は、あの茶金が注目していたことからさぞかし値打ちのあるものに違いないと考え、茶屋の店主にその茶碗を買いたいと申し出る。
Buffy çocuklar hakkında en ufak bir bilgi sahibi olmadığının altını çizer, hem de kimsenin.マナブ 意地でも何も学ばない男の子。
Abhazya'dan gelen Zekeriya (Altınışık) Bey tarafından kurulmuştur.魯の実質的実権を握った三桓氏の内の孟孫氏(仲孫氏)の祖。
Kadayıfın altının kızarıp kızarmadığına bakacağız." demiştir.宝祚の隆えまさむこと、当に天壌と窮り無けむ」とある。
Utnapiştim gümüş ve altını gemiye yükledi.船には真珠や金銀が大量に積まれていた。
Bu arada altını çizmeden geçemem, bu dizide Sezai Paracıklıoğlu da var.こうなると墨が磨れないので、硯用の砥石で硯面をとぐ。
Altının simgesi olan Au, Latince “ Avrum“ dan gelmektedir.金的符號為Au,來自金的拉丁文名稱(Aurum)。
Buna karşı İngiltere de, Arnavutluk'un 1574 kilogram altınına el koydu.于是英国政府扣留了阿尔巴尼亚在英国银行的1574公斤黄金。
Buradan çıkacağım ve bu durumda altınımı geri alacağım."我現在要拿回我的工作,還要奪回我的名聲,我幹他媽的要全部拿回來」。
Böylece altının değeri düştü.즉 돈의 값이 싸진 것이다.
1964 Tokyo'da kazandığı altın madalya, Sovyetler Birliği'nin yüzmede kazandığı ilk olimpiyat altınıydı.그녀의 첫 올림픽 메달인 1964년 200m 평영 금메달은 소련을 위한 첫 올림픽 수영 금메달이었다.
Altını eritip hammadde haline getirir.이것을 금은 복본위제도라 한다.
Uzun bir süre Cassius'un yakut-renkli altınının bileşimi belli değildi.במשך זמן רב הרכבו של הזהב האדום לא היה ברור.
Young ayrıca disko ve Avrupa kökenli elektronik müziklerden etkilendiğinin altını çizdi.אדם יאנג אמר כי הוא קיבל השראה מהדיסקו האירופי וממוזיקה אלקטרונית.
Buradan çıkacağım ve bu durumda altınımı geri alacağım."ואם לא, אחזיר לך את הכסף".
Hiç 'düşüncelerinizin altını kaldırdığınız' oldu mu?או "האם היוזמה האחרונה שלנו הורידה את ההוצאות שלנו?".
Böylece altının değeri düştü.В резултат на това цената на златото падна бързо.
Kuşatmada Normanlar şehrin doğu duvarlarının altını oymuşlar, açtıkları gedikten şehre girmişlerdir.По време на обсадата норманите успяват да пробият източната стена на града и да влязат в него.
20 Temmuz - Altının gramı 2 bin TL'ye çıktı.86 от 1 октомври 1999 г.) съдържанието на въглеродния диоксид не превишава 2 грама на литър.
Altının simgesi olan Au, Latince “ Avrum“ dan gelmektedir.Simbol valute je £ i dolazi od latinskog librum (funta).
Ocak - Mayıs 2009 arasında güvenlik açısından tekrar şüphe altını girdi. ^ "Ulanbator."New Left Review. tijekom siječnja i veljače 2002 — "The Twilight of Vanguardism" (Sumrak vođa).
Ayrıca altının rengidir ve altın soyluluğu simgeler.Žuta je boja i simbol plemstva.
Bu karışım altını çözebildiğinden altın suyu adı verilmiştir.Jeho meno je odvodené od zlatonosného piesku, z ktorého sa tu ryžovalo zlato.
Huysuz: Parayı ve altını çok sever.Je známy aj tým, že má veľmi rád peniaze.
Şimdilerde daha çok cumhuriyet altını kullanılmaktadır.Vo väčšom množstve sa zatiaľ ťaží len zlato.
Huysuz: Parayı ve altını çok sever.Obožuje denar, še celo kopa se v denarju.
Amerikan altınının İspanya'ya akışı ile külçeci politika İspanya ekonomisinin çökmesine sebep olmuştur.Španski dvor je zaradi uvoza zlata iz Amerike bogatel in razkošno živel, Španija pa je gospodarsko propadala.
Marka adı "Alp altını" olarak çevrilir, ancak markanın Alpler dağları ile ilgisi yoktur.Na navedene gore ne pelje označena planinska pot, zato spadajo pod alpinistične cilje.