Ben masanın altına saklandım.I hid under the table.
Masanın altına saklandım.I hid under the table.
Yatağın altına saklandım.I hid myself under the bed.
Zili altı kez çaldım.I rang the bell six times.
Neredeyse her gün saat altıda kalkarım.I get up at six almost every day.
Anahtarı paspasın altında buldum.I found the key underneath the mat.
Ben şimdi bir doktorun bakımı altındayım.I am now under a doctor's care.
Bu sabah altıda kalktım.I got up at six this morning.
Bu sabah altıdan beri çalışıyorum.I have been working since six this morning.
Bu sabah altıda kalkmaya çalıştım.I tried to get up at six this morning.
Ben dün akşam altıda TV izledim.I watched TV at six last night.
Ben on altı yaşındayım.I am sixteen years old.
Ben sabahleyin altıda kalkarım.I get up at six in the morning.
Sabah altıda yürüyüş yaparım.I take a walk at six in the morning.
Uzun bir süredir aşırı zorluklar altında mücadele ediyorum.I have struggled under extreme difficulties for a long time.
Onu kolunun altında bir kitapla yürürken gördüm.I saw him walking with a book under his arm.
Saat altıda onunla istasyonda buluşuyordum.I was meeting him at the station at six.
Saat altıda onunla buluşacağım.I am to meet him at six.
Saat altı'da onunla buluşuyorum.I am to meet him at six.
Onun altıya kadar burada olmasını rica ettim.I asked him to be here by six.
Ona altın bir saat hediye ettim.I presented him with a gold watch.
Ona bir altın saat verdimI gave him a gold watch.
Her altı ayda bir onunla görüşürüz.I meet with him once every six months.
Genellikle saat altıda kalkarım.I usually wake up at six.
Genellikle saat altı otuz civarında kalkarım.I usually get up at about six-thirty.
Günde ortalama altı saat uyurum.I sleep six hours a day on average.
Her sabah saat altıda kalkarım.I get up at six every morning.
Her sabah altıda kalkmayı prensip edinirim.I make it a rule to get up at six every morning.
Sabah altıda kalkmayı prensip ediniyorum.I make it a rule to get up at six in the morning.
Gelecek ayın sonuna kadar altı yıldır İngilizce okuyor olacağım.I will have been studying English for six years by the end of next month.
Önümüzdeki yıl on altı yaşında olacağım.I will be sixteen years old next year.
Altı ay önce sigara içmeyi bıraktım.I gave up smoking six months ago.
Altıda kalktım.I got up at six.
Altıda işi bitirdim.I finished work at six.
O bana saat altıya kadar işi bitirmem gerektiğini söyledi.He told me that I must finish the work by six.
Saat altıda döneceğim.I'll be back by six o'clock.
Altı buçukta döneceğim.I will be back at half past six.
Altı yıldır İngilizce çalışıyorum.I have been studying English for six years now.
Şemsiyenin altına girmeme izin ver.Let me in under your umbrella.
Altı yıl Osaka'da yaşadık.We have lived in Osaka six years.
Bizden altı kişi bu hafta sonu sahile bir geziye gidiyoruz.Six of us are going on an excursion to the beach this weekend.
Ofis altıncı kata taşındı.The office has been transferred up to the sixth floor.
Gelecek doğum gününde on altı olacağım.I will be sixteen next birthday.
Doğa bütün cephelerde saldırı altında.Nature is under attack on all fronts.
Sözlük elinizin altında.The dictionary is close at hand.
Ağaç meyvelerin ağırlığı altında eğildi.The tree bent under the weight of the fruit.
Doğruyu söylemek gerekirse, o hala altmış yaşın altındadır.To tell the truth, he is still under sixty.
O ayak altındadır.It is in the way.
Onlar ayak altındalar.They are in the way.
Alkolün etkisi altında araba sürmeyin.Don't drive under the influence of alcohol.
Mahkûm cezaevi duvarının altında bir delik açtı.The prisoner dug a hole under the prison wall.
Buz ağırlığın altında çatladı.The ice cracked under the weight.
Kulübenin çatısı karın ağırlığı altında gıcırdadı.The roof of the hut groaned under the weight of the snow.
İlkokul çocukları, altı yıllık bir dönem için okula giderler.Elementary school children go to school for a term of six years.
Kedi yavrusu masanın altında süt içiyordu.The kitten was drinking milk under the table.
En geç altıda gelin.Come at least at six.
En azından altıda gelin.Come at least at six.
Hiç olmazsa altıda gelin.Come at least at six.
Çocuğun kolunun altında bir beyzbol sopası var.The boy has a bat under his arm.
Döşemenin altındaki kaçak borular.Run pipes under the floor.