Hemen yola çıkarsan saat altıya kadar varırsın.If you start at once, you'll arrive by six o'clock.
Şimdi sıcaklık sıfırın altında on derece.It is ten degrees below zero now.
Eğitim sistemi şu anda inceleme altında.The educational system is now under review.
Bu sabah sıfırın altında on dereceydi.It was ten degrees below zero this morning.
Bu sabah sıcaklık sıfırın altındaydı ama okula bisikletle gittim.It was below zero this morning, but I cycled to school.
Bu sabah altıya kadar hazır olacak.It will be ready by six this evening.
Bugün benim on altıncı doğum günüm.Today is my sixteenth birthday.
Bu akşam saat altıya kadar boşum.I am free till 6 o'clock this evening.
Ben sana altını kumdan nasıl ayıracağımı göstereceğim.I'll show you how to separate gold from sand.
Sıcaklık dün sıfırın altında beş santigrat dereceye düştü.The temperature fell five degrees centigrade below zero yesterday.
Geçen yıl etekler tam dizlerin altına uzandı.Skirts last year reached just below the knees.
Sıcaklık dün gece sıfırın altına düştü.The temperature fell below zero last night.
Üç yaşın altındaki çocuklar ücretsiz kabul ediliyor.Children under three are admitted free of charge.
Eğer bir şemsiyeniz varsa, onun altında size katılmama izin verin.If you have an umbrella, let me join you under it.
Biliyorsun, altı çocuğumuz var.We've got six children, you know.
Çocuklar yatağın altında saklı noel hediyeleri buldular.Children found Christmas presents hidden under the bed.
Düşünce özgürlüğü anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.Freedom of thought is guaranteed by the constitution.
Trenim saat altıda Kyoto'dan ayrıldı ve saat dokuzda Tokyo'ya vardı.My train left Kyoto at six, and arrived in Tokyo at nine.
Biz onu ziyaret ettiğimizde o altı aydır romanı üzerinde çalışıyordu.He had been working on his novel for six months when we visited him.
Anayasamız Amerikan rehberliği altında yazıldı.Our constitution was drawn up under American guidance.
İki köpeğimiz, üç kedimiz ve altı tavuğumuz var.We have two dogs, three cats, and six chickens.
Saat altıda yiyeceğiz.We are to eat at six.
Buraya dün akşam altıda geldik.We arrived here at six yesterday evening.
Biz ufkun altında güneşin batışını gördük.We saw the sun sink below the horizon.
Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.We took shelter from the rain under a tree.
Yaklaşık altı kilometre yürüdük.We walked for about 6 kilometers.
Akşam yemeğinde altı misafirimiz vardı.We had six guests to dinner.
Benim için altıdan önce kalkmak zor.It is difficult for me to get up before six.
Altıdan önce kalkmam zor.It is difficult for me to get up before six.
Besleyecek altı nüfusum var.I have six mouths to feed.
Benim sepet masanın altındadır.My basket is under the table.
Köpeğimi bahçemizdeki ağacın altında uzanırken buldum.I found my dog lying under the tree in our yard.
Şemsiyemin altında gel, yoksa ıslanacaksın.Come under my umbrella, or you'll get wet.
Ofisim, o gri altı katlı binanın dördüncü katında.My office is on the fourth floor of that gray six-story building.
Benim trenim saat altıda terk etti ve onda vardı.My train left at six and arrived at ten.
Bu sabah benim ateşim otuz yedi derecenin altındaydı.My temperature was below thirty-seven degrees this morning.
Kedim masanın altından çıktı.My cat has come out from under the table.
Babam genellikle altıda eve gelir.My father usually comes home at six.
Annem her sabah altıda kalkar.My mother gets up at six every morning.
Ben altı yaşındayken bisikletin nasıl sürüleceğini öğrendim..I learned how to ride a bike when I was six years old.
Mayısta on altı olacağım.I will be sixteen in May.
Her altı ayda bir onunla görüşürüm.I meet him once every six months.
Altı yaşına kadar Osaka'da yaşadım.I lived in Osaka until I was six.
Altıda istasyona ulaştım.I reached the station at six.
Saat altıda kalkmayı bir kural olarak yaparım.I make it a rule to get up at six.
Altıdan önce kalkmayı ilke edinirim.I make a point of getting up before six.
Saat altıda onları karşılayacağız.I'll meet them at six.
Onlarla saat altıda buluşacağım.I'll meet them at six.
Saat altıya kadar orada kalacağım.I'll stay there till six o'clock.
Saat altıya kadar eve geleceğim.I'll come home by six o'clock.
Her altı saatte iki hap almalıyım.I have to take two pills every six hours.
Altı buçukta kütüphaneden ayrılacağım.I'm going to leave the library at six-thirty.
Altı numara eldiven giyerim.I wear size six gloves.
Eylülde on altı olacağım.I'll be sixteen in September.
Şu ağacın altında duran bir kız görüyorum.I see a girl standing under that tree.
Her zaman altıda kalkarım.I always get up at six.
Ben her zaman altıda kalkarım.I always get up at six.
Ben genellikle altıda kalkarım.I usually get up at six.
Ben her zaman elimin altında bir sözlük bulundururum.I always keep a dictionary close at hand.
Genellikle saat altıda kalkarım, fakat dün sabah sekizde kalktım.As a rule I get up at six o'clock, but yesterday morning I got up at eight.