Ana içeriğe geç
Sözlük

altı ile cümle

altı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Altı üyenin üçte biri kadındı.One-third of the six members were women.
Saat altıda New York'a giden trene yetişmek istiyorum.I want to catch the six o'clock train to New York.
Altıdan önce eve gelmelisin.You should come home before six.
Altı kalktım, ve yedide evden ayrıldım.Got up at six, and left home at seven.
Altı saatlik tırmanıştan sonra, nihayet dağın zirvesine ulaşmayı başardık.After six hours' climbing, we finally succeeded in reaching the top of the mountain.
İlaç her altı saatte bir alınmalıdır.The medicine has to be taken every six hours.
Her altı saatte bu ilâcı için.Take this medicine every six hours.
Bu ilacı her altı saatte bir al.Take this medicine every six hours.
Her altı saatte bu ilacı iç.Take this medicine every six hours.
Altıdan sonra olmak şartıyla herhangi bir zamanda olur.Any time will do so long as it is after six.
Saat altıya kadar bekleyelim.Let's wait until six o'clock.
Altıya kadar bekleyin.Wait till six.
Saat altıya kadar bir şekilde onu yaptırmalıyım.I must have it done somehow by six.
Ben saat altıya kadar Tom'u bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom until 6 o'clock.
Altıya kadar Tom'u bekliyor olacağım.I'll be waiting for Tom until 6 o'clock.
Benim havaalanı servis otobüsü, saat altıda hareket eder.My airport shuttle bus leaves at six o'clock.
Biz altıda orada olacaksak, şimdi hareket etmek zorundayız.If we are to be there at six, we will have to start now.
Saat altıda gitmemin sakıncası yok.I don't mind leaving at six o'clock.
Altıda Shibuya İstasyonunda buluşalım.Let's meet at Shibuya Station at six.
Lütfen altıda beni uyandır.Please wake me at six.
Altıda kalkmamın sakıncası yok.I don't mind getting up at six.
Altıdan önce eve gel.Come home before six.
Lütfen saat altıda beni otelden alın.Please pick me up at the hotel at six o'clock.
Altıda onunla bir randevum var.I have an appointment with him at six.
Saat altıda dört kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to reserve a table for four at six.
Saat altı size uyar mı?Will six o'clock suit you?
Altı civarında seni alacağım.I will pick you up around six.
Ben yaklaşık altıda kalktım.I got up at about six.
Yaklaşık saat altıda uyandım.I got up at about six.
Saat altıdan beri bekliyordum ve yine de sıram gelmedi.I've been waiting since six o'clock and still my turn hasn't come.
Altı yaş ve üstü çocukların okula gitmeleri gerekir.Children of six and above should attend school.
Ben altı fit boyundayım.I am six feet tall.
Altı ay sonra evlendik.Six months later we were married.
Altı aylık bir dönemden sonra bacağı iyileşti ve tekrar normale döndü.After a six month period, his leg was healed and is normal again.
Altı ay beklemek için uzun bir süredir.Six months is a long time to wait.
5 yaş altı çocuklar için giriş ücreti yoktur.There is no admission fee for children under five.
Üçe üç eklerseniz, altı elde edersiniz.If you add 3 to 3, you get 6.
On altının dördüncü dereceden kökü ikidir.Two is the fourth root of sixteen.
Üç yirmilik, altı beşlik ve gerisini birlik istiyorum.I'd like three twenties, six fives, and the rest in ones.
18 yaşın altındaki çocuklar içeri alınmazlar.Children under 18 are not admitted.
On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.People under eighteen aren't supposed to buy alcoholic drinks.
16 yaş ve altındaki çocuklar tiyatroya kabul edilmeyecek.Children of age sixteen and under will not be admitted to the theatre.
İlk kez on altı yaşındayken tenis oynadım.When I was sixteen, I played tennis for the first time.
Yol onarım altında."Road under Repair."
"Saniyede altı peni" Bob ona hatırlatıyor."Six pence per second," Bob reminds her.
Yarın sabah altıda kalkmak zorunda kalacaksın.You will have to get up at six tomorrow morning.
Saat altıda kalkar mısın?Do you get up at six?
Altın kupa final maçının galibine verildi.The gold cup was given to the winner of the final match.
Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz.We cannot offer a further price reduction under the current circumstances.
Bu şartlar altında teslim olmaktan başka seçeneğimiz yok.Under the circumstances we have no choice but to surrender.
Koşullar altında iflâs kaçınılmazdır.Under the circumstances, bankruptcy is inevitable.
Bu koşullar altında, iflas kaçınılmazdır.Under the circumstances, bankruptcy is inevitable.
Söz gümüşse, sukut altındır.Speech is silver, silence is gold.
Parkta kiraz ağacının altında bankta yatan genç bir adam gördüm.I saw a young man lying on the bench under the cherry tree in the park.
Söz gümüşse sükut altın.Least said, soonest mended.
Yüzlerce alan sel suları altında kaldı.Hundreds of fields were submerged in the flood.
Sokaklar ve evler sel altında kaldı.Streets and houses were drowned by the flood.
Masanın altına madeni para yuvarlandı.A coin rolled under the desk.
Halat baskı altında kırıldı.The rope broke under the strain.
Hava trafik kontrolörleri ağır zihinsel yük altındadırlar.Air traffic controllers are under severe mental strain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod