Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Men också dessa skola först prövas; därefter må de, om de befinnas oförvitliga, få tjäna församlingen.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Men også disse skulle først prøves, og siden gøre Tjeneste, hvis de ere ustrafelige.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Mutta heitäkin koeteltakoon ensin, sitten palvelkoot, jos ovat nuhteettomat.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Những người đó cũng phải chịu thử thách trước đã, nếu không chỗ trách được thì mới được làm chức chấp sự.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Những người đó cũng phải chịu thử_thách trước đã , nếu_không chỗ trách được thì mới được làm chức chấp sự .
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Også disse skal først prøves; derefter skal de tjene i menigheten, om de er ulastelige.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Perciò siano prima sottoposti a una prova e poi, se trovati irreprensibili, siano ammessi al loro servizio
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Que éstos sean probados primero y que después sirvan como diáconos, si es que son hallados irreprensibles
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Qu`on les éprouve d`abord, et qu`ils exercent ensuite leur ministère, s`ils sont sans reproche.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Trebuiesc cercetaţi întîi, şi numai dacă sînt fără prihană, să fie diaconi.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Und diese lasse man zuvor versuchen; darnach lasse man sie dienen, wenn sie unsträflich sind.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.Και ουτοι δε ας δοκιμαζωνται πρωτον, επειτα ας γινωνται διακονοι, εαν ηναι αμεμπτοι.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.И таких надобно прежде испытывать, потом, если беспорочны, допускать до служения.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.І про таких же (треба) перше впевнитись, а потім нехай служять, бувши непорочними.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.וגם אלה יבחנו בראשונה ואחר כן ישמשו אם אין בהם דפי׃
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.وانما هؤلاء ايضا ليختبروا اولا ثم يتشمسوا ان كانوا بلا لوم.
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.這 等 人 也 要 先 受 試 驗 . 若 沒 有 可 責 之 處 、 然 後 叫 他 們 作 執 事
Bunlar da önce denensin; eleştirilecek bir yönleri yoksa görev alsınlar.這 等 人 也 要 先 受 試驗 . 若 沒 有 可 責 之 處 、 然 後 叫 他 們作 執事
B üzerinden sigorta primi olarak alsınlar.B社は少しリスキーなので、彼らは、
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.A Dávid odpovedajúc riekol: Tu hľa, kopija kráľova, nech prejde sem jeden z mládencov a vezme ju.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.A odpovídaje David, řekl: Teď hle kopí královo. Nechť přijde někdo z služebníků, a vezme je.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.Daavid vastasi ja sanoi: "Tässä on kuninkaan keihäs; tulkoon joku miehistä tänne ottamaan sen.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.David a răspuns: ,,Iată suliţa împăratului; să vină unul din oamenii tăi s'o ia.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.David odgovori in reče: Glej, tu je sulica kraljeva, naj pride eden mladeničev sem ter jo odnese.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.David répondit: Voici la lance du roi; que l`un de tes gens vienne la prendre.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.David respondió y dijo: --He aquí la lanza del rey. Pase aquí alguno de los jóvenes y tómela
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.David svarade och sade: »Se här är spjutet, o konung; låt nu en av dina män komma hitöver och hämta det.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.David svarede: "Se, her er Kongens Spyd; lad en af Folkene komme herover og hente det.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.David svarte: Se, her er ditt spyd, konge! La en av dine tjenere komme hit over og hente det!
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.Davi então respondeu, e disse: Eis aqui a lança, ó rei! venha cá um os mancebos, e leve-a.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.Ða - vít nói : Nầy là cây giáo của vua ; hãy cho một gã trai_trẻ của vua đi qua đây mà lấy đi .
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.Ða-vít nói: Nầy là cây giáo của vua; hãy cho một gã trai trẻ của vua đi qua đây mà lấy đi.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.És felele Dávid, és monda: Ímhol a király dárdája, jõjjön ide a szolgák közül egy, és vigye el azt.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın."Hier is uw speer", antwoordde David. "Laat één van uw mannen hier komen om hem op te halen.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.다윗이 대답하여 가로되 왕은 창을 보소서 한 소년을 보내어 가져가게하소서
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.Rispose Davide: «Ecco la lancia del re, passi qui uno degli uomini e la prenda
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.Και απεκριθη ο Δαβιδ και ειπεν, Ιδου, το δορυ του βασιλεως και ας καταβη εις εκ των νεων και ας λαβη αυτο.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.А Давид в отговор рече: Ето царското копие; нека дойде един от момците да го вземе.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.И отвечал Давид и сказал: вот копье царя; пусть один из отроков придет и возьмет его;
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.ויען דוד ויאמר הנה החנית המלך ויעבר אחד מהנערים ויקחה׃
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.فاجاب داود وقال هوذا رمح الملك فليعبر واحد من الغلمان وياخذه.
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.大 衛 說 、 王 的 槍 在 這 裡 、 可 以 吩 咐 一 個 僕 人 過 來 拿 去
Davut, ‹‹İşte kralın mızrağı!›› dedi, ‹‹Adamlarından biri gelip alsın.大 衛說 、 王的槍 在 這裡 、 可以 吩咐 一 個 僕人 過來 拿去
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:"Así ha dicho Jehovah, quien hizo la tierra, Jehovah que la formó para afirmarla--Jehovah es su nombre--
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:Assim diz o Senhor que faz isto, o Senhor que forma isto, para o estabelecer; o Senhor é o seu nome.
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:«Così dice il Signore, che ha fatto la terra e l'ha formata per renderla stabile e il cui nome è Signore
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:"De HERE, de schepper van hemel en aarde (HERE is Zijn naam) zegt:
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:Ezt mondja az Úr, a ki megteszi azt, az Úr, a ki megvalósítja azt, hogy megerõsítse azt, Úr az õ neve.
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:"일을 행하는 여호와, 그것을 지어 성취하는 여호와, 그 이름을 여호와라 하는 자가 이같이 이르노라"
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:"Näin sanoo Herra, joka sen myös tekee, Herra, joka valmistaa sen ja vahvistaa sen - Herra on hänen nimensä:
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:Så siger HERREN, som skabte Jorden og dannede den, idet han grundfæstede den, han, hvis Navn er HERREN:
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:So spricht der HERR, der solches macht, tut und ausrichtet, HERR ist sein Name:
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:Tak mówi Pan, który to uczyni: Pan, który to utworzy, potwierdzi to, Pan jest imię jego.
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:Tako pravi GOSPOD, ki to napravlja, GOSPOD, ki snuje in uresniči to, GOSPOD mu je ime:
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:Takto praví Hospodin, kterýž učiní to, Hospodin, kterýž sformuje to, potvrdí toho, Hospodin jméno jeho:
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:yang menjadikan bumi dan membentuk serta meletakkannya di tempatnya. Ia berkata
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:Ουτω λεγει Κυριος ο κτισας αυτην, Κυριος ο πλασας αυτην δια να στερεωση αυτην Κυριος το ονομα αυτου
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:Така казва Господ, който върши тия неща, Господ, Който ги прави, за да ги утвърждава, - Иеова е името Му:
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:Так говорит Господь, Который сотворил землю , Господь, Который устроил и утвердил ее, - Господь имя Ему:
‹‹Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı RAB olan şöyle diyor:כה אמר יהוה עשה יהוה יוצר אותה להכינה יהוה שמו׃