Ana içeriğe geç
Sözlük

alması ile cümle

alması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infailibil incantatoare capul suspendă oţel ghimpată, şi fiecare rândul său, participă. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infaillible o'er sa tête suspend L'acier barbelé, et chaque tour assiste. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infalible o'er de la cabeza suspende el acero de púas, y asiste a cada paso. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infalível o'er cabeça suspende O aço farpado, e cada vez atende. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond infallibile sovra la testa sospende L'acciaio spinato, e ogni volta frequenta. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond không sai lầm o'er đầu đình chỉ thép gai, và mỗi lượt tham dự. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "머리 위에서 틀리지 않는 Rodmond는 가시 강철을 정직 시키실, 모든 차례가 참석. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond neomylný o'er hlavu pozastaví ostnatého ocele, a každá zase príde. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond neomylný o'er hlavu pozastaví ostnatého oceli, a každá zase přijde. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond nezmotljiva Preko glavo prekine bodečo jekla, in vsakem koraku obiskuje. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond nieomylny tam nad głową zawiesza kolczasty stali, i każdy kolei bierze udział. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond osviklig överföll hans huvud avbryter hullingförsedda stål, och varje sväng deltar. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond tepat o'er kepalanya menunda Baja berduri, dan setiap giliran hadir. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond treffsichere o'er seinen Kopf hebt die Stacheldraht aus Stahl, und jeder Ecke besucht. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond usvigelig o'er hovedet suspenderer pigtråd stål, og hver tur deltager. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond αλάνθαστη o'er το κεφάλι του αναστέλλει τη αγκαθωτά χάλυβα, και παρακολουθεί κάθε στροφή. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond безошибочной o'er голову приостанавливает колючей стали, и каждый поворот посещает ".
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond безпогрешно им над главата му спира бодлива стомана, и присъства на всяка крачка. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond безпомилкової o'er голову призупиняє колючим сталі, і кожен поворот відвідує ".
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond لا يخطئ o'er رأسه وتعلق الصلب الشائكة ، ويحضر كل بدوره. "
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "- ファルコナー'S難破船。
Sabah olduğunda Herbie'nin nefes alması çok güçleşmişti. Bu çok sık görülen bir durum.С настъпването на утрото, дишането на Хърби става все по-шумно.
Sabah olduğunda Herbie'nin nefes alması çok güçleşmişti.[Narratore] Nella mattinata il respiro di Herbie si fece sempre più rumoroso.
Sabah olduğunda Herbie'nin nefes alması çok güçleşmişti.Por la mañana la respiración de Herbei se ha vuelto cada vez más ruidosa.
Sabah olduğunda Herbie'nin nefes alması çok güçleşmişti.よくあることだ、問題ない
Şimdi küçük bir kedi fotoğraf kabininiz var. Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.Több száz emberre volt szükségünk, aki ezt megveszi.
Şimdi küçük bir kedi fotoğraf kabininiz var. Bunu yüzlerce insanın almasına ihtiyacımız vardı.И така, трябваха ни сто човека да го купят.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Aş face greva foamei înainte să las pe cineva să-mi ia Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Če bi mi kdo poskušal odvzeti Googlov Book Search, bi uprizorila gladovno stavko.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Éhségsztrájkba fognék, nehogy elvegyék tőlem a Google könyvkeresőjét.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Farei lo sciopero della fame se mi togliessero la Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Haría huelga de hambre antes de permitirles que me quiten la búsqueda de Google Libros.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Ich würde in einen Hungerstreik treten, bevor ich mir die Google-Büchersuche wegnehmen ließe.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Ik zou eerder in hongerstaking gaan dan dat ik me Google Book Search laat afnemen.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Je ferai une grève de la faim pour éviter qu'on m'enlève Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Jeg ville sultestrejke før jeg ville tillade at Google Book Search blev taget fra mig.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..'구글 책 찾기' 서비스 폐지하는 날, 단식 투쟁 들어갈 거에요.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Rozpoczęłabym strajk głodowy, gdyby ktoś odebrał mi Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Tôi có thể chịu đói trước khi tìm kiếm trên Google bằng máy tính xong.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Zahájila bych hladovku, kdyby mi chtěli sebrat Google Book Search.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Θα κατέβαινα σε απεργία πείνας, πριν τους αφήσω να μου στερήσουν την αναζήτηση βιβλίων του Google.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Бих започнала гладна стачка, ако заплашат да ми отнемат търсенето на книги в Google.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Я б оголосила голодування, якщо б від мене хотіли забрати гугл-пошук по книгах.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..Я устрою голодную забастовку перед тем, как отберут Гугл-поиск по книгам.
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..הייתי פותחת בשביתת רעב לפני שהייתי נותנת להם לקחת ממני את Google Book Search
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..من الممكن أن أعتصم مضربة عن الطعام قبل أن أتركهم يأخذوا مني خاصية البحث عن كتاب في جوجول .
Sırf Google Kitap Arama motorunu benden almasınlar diye açlık grevine girerdim..でもコンピュータがするのは
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.몇 년 후, 그녀의 아버지가 연금을 받을 연세가 되기 5일 전인 59세의 나이로 돌아가셨는데,
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Anos depois, o pai dela morreu, aos 59 anos, cinco dias antes de começar a receber a sua reforma.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Aztán, pár évvel később, az apja meghalt -- 59 évesen, öt nappal azelőtt, hogy megkapta volna a nyugdíját.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Câţiva ani mai târziu, tatăl ei a murit la 59 de ani, cu 5 zile mai devreme de încasarea pensiei.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Ein paar Jahre später starb ihr Vater mit 59, fünf Tage bevor er in Rente gegangen wäre.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Enkele jaren later stierf haar vader op zijn 59ste, vijf dagen voor hij met pensioen zou gaan.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Kilka lat później jej ojciec zmarł w wieku 59 lat, pięć dni przed emeryturą.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Luego, unos años más tarde, su padre murió a la edad de 59, cinco días antes de recibir su pensión.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Men några år senare, så dog hennes far vid en ålder av 59, fem dagar innan han skulle gå i pension.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Một vài năm sau đó, cha cô ấy chết ở tuổi 59, chỉ năm ngày trước khi đến ngày nhận được trợ cấp lương hưu.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Muutamaa vuotta myöhemmin hänen isänsä kuoli 59-vuotiaana, viisi päivää ennen eläkkeelle jäämistä.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Potom po niekoľkých rokoch zomrel jej otec vo veku 59 rokov, päť dní predtým, ako mal ísť do dôchodku.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Qualche anno dopo, suo padre morì a 59 anni, cinque giorni prima di andare in pensione.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod