Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Quelques années plus tard, son père est mort à 59 ans, cinq jours avant de partir à la retraite.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Μετά, μερικά χρόνια αργότερα, ο πατέρας της πέθανε στα 59, πέντε μέρες πριν πάρει σύνταξη.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.След няколко години починал баща ѝ на 59 годишна възраст, само пет дни преди да се пенсионира.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.Через несколько лет умер её отец, ему было 59. Он не дожил пять дней до его первой пенсии.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.ואז, אחרי כמה שנים, אביה נפטר בגיל 59, 5 ימים לפני שהיה אמור לקבל את הפנסיה שלו.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.ثم، بعد قليل من السنين، توفي والدها عن عمر يناهز 59، خمسة أيام قبل ميعاد استلامه لراتبه التقاعدي.
Sonra, bir kaç yıl geçince, babası 59 yaşında öldü, emeklilik ikramiyesini almasına beş gün kala.年金の受け取りが始まる わずか5日前のことでした 鉱夫だったので
Sonuçların belgelendirilmesi ve UUIM’nin veri kütüğünde yer alması gerekmektedir.Las conclusiones han de documentarse e incluirse en el registro de datos del OND.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Bush bigottsága nem egy elszigetelt hiba volt, melyet a pillanat hevében mondott, majd később visszavont.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Bush mantenne il punto davanti a numerose richieste di chiarimenti o smentite.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Dia bersikukuh sekalipun terus dimintai klarifikasi atau menarik kembali ucapannya.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Ele manteve-o face a repetidos pedidos de esclarecimento ou retirada.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Él mantuvo su opinión frente a repetidas peticiones de clarificación o de que se retractara.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.El și-a susținut afirmația în ciuda cererilor repetate de clarificare și retragere.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Er stand dazu, trotz wiederholter Aufforderungen zur Erläuterung oder zum Widerruf.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Hän pysyi kannassaan toistuvista selitys- ja perääntymisvaatimuksista huolimatta.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Han stod ved det på trods af gentagne opfordringer til afklaring eller tilbagetrækning.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Han stod vid det, trots upprepade krav på förtydligande eller tillbakadragande.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Hij bleef erbij zelfs na vele vragen om verduidelijking of terugname.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Hij bleef erbij, zelfs na vele vragen om verduidelijking of terugname.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Il s'y est tenu malgré des appels répétés à la clarification ou à la rétractation.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.계속되는 해명이나 철회 요청에도 발언을 정정하지 않았습니다.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Niczego nie wyjaśnił ani nie odwołał. To nie była pomyłka.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Stal je za njo kljub več pozivom o pojasnitvi ali umaknitvi.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Stál si za ňou aj napriek opakovaným výzvam na jej vysvetlenie a odvolanie.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Stál si za tím, když byl opakovaně žádán o vysvětlení nebo odvolání.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Többszöri megerősítésre vagy cáfolatra irányuló felhívás során is kiállt mellette.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Την υπερασπίστηκε παρά τις επανειλημμένες εκκλήσεις για διευκρίνηση ή ανάκληση.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Він стояв на своєму незважаючи на чисельні прохання пояснити свою думку, або відмовитися від своїх слів.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Он настаивал на этом под повторяющимися просьбами об уточнении или опровержении его слов.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.Той стои зад думите си в лицето на многократни призиви за пояснение или оттегляне.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.שנפלטה בלהט-הרגע ושמאוחר יותר הוא נסוג ממנה. הוא צידד בה לנוכח קריאות חוזרות ונשנות
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.שנפלטה בלהט-הרגע, ושמאוחר יותר הוא נסוג ממנה. הוא צידד בה לנוכח קריאות חוזרות ונשנות להבהרה או ביטול.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.بل دافع عن رأيه عندما طلب منه مرة أخرى توضيح موقفه أو التراجع عنه.
Sözlerini geri alması veya açıklaması istendiğinde de aynı görüşü savundu.彼は心から本気でそう言ったのです
Şu and 174 ülkede kaynaklarımız gençlerin bu evrensel ateşkeste ileri rol alması için çalışıyorlar.우리는 당시 174개국에서 원조를 받고있었습니다. 젊은이들이 원동력이 될 수 있도록 노력했습니다. 바로 세계적인 정전이라는 비젼을 위해서 였죠.
Şu and 174 ülkede kaynaklarımız gençlerin bu evrensel ateşkeste ileri rol alması için çalışıyorlar.Зараз у нас є ресурси в 174 країнах. Ми прагнемо зробити молодь рушійною силою глобального перемир'я.
Şu and 174 ülkede kaynaklarımız gençlerin bu evrensel ateşkeste ileri rol alması için çalışıyorlar.لدينا موارد في الوقت الراهن في 174 بلدا في محاولة لجعل الشباب القوة الدافعة وراء رؤية تلك الهدنة العالمية.
Şu and 174 ülkede kaynaklarımız gençlerin bu evrensel ateşkeste ileri rol alması için çalışıyorlar.世界的な停戦というビジョンの 推進力として 若い人たちを呼び込もうとしています もちろんこのコンセプトは人の命を救うことにも役立っています
- s'yi bazı değerlerde sabitleyip t'nin değişik değerler almasına izin verirsek bunu buluruz. -To bude také fialovou barvou. Takže to se děje, pokud držíme konstantní hodnotu "s" a měníme hodnotu "t".
- s'yi bazı değerlerde sabitleyip t'nin değişik değerler almasına izin verirsek bunu buluruz. -To także będzie fioletowe. Więc to się dzieje kiedy s jest stale równe pewnym wartościom i zmieniamy t.
-TED grubunun da bunda rol almasını istiyorum - bu şekilde tedavi edildiğini bir düşünün.예를 들어 강박증 같은거 말입니다. 5백만명의 미국인이 강박증을 가지고 있으면서도 현재 약물로 잘 치료되지 않아요.
-TED grubunun da bunda rol almasını istiyorum - bu şekilde tedavi edildiğini bir düşünün.כמו הפרעה טורדנית-כפייתית (OCD) שכיום, לא מטופלת היטב בתרופות, וכוללת חמישה מיליון אמריקאים.
-TED grubunun da bunda rol almasını istiyorum - bu şekilde tedavi edildiğini bir düşünün.مثل الوسواس القهري الذي في الوقت الحاضر لا يتم علاجه بشكل جيد بالأدوية ، ويشمل خمسة ملايين أميركي.
-TED grubunun da bunda rol almasını istiyorum - bu şekilde tedavi edildiğini bir düşünün.現在、薬物治療はうまく行きません しかも5百万人のアメリカ人がかかっています フィッシャー氏や ニューロペースのスタッフ そして私はこう信じています
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Aj, přijduť brzy. Držiž se toho, co máš, aby žádný nevzal koruny tvé.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Eu vin curînd. Păstrează ce ai, ca nimeni să nu-ţi ia cununa.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Hitro pridem; trdno drži, kar imaš, da ti nihče ne vzame venca.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Hľa, prijdem rýchle. Drž to, čo máš, aby nikto nevzal tvojej koruny!
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ik kom spoedig. Houd vast wat u hebt. Laat u de erekroon door niemand afnemen.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ímé eljövök hamar: tartsd meg a mi nálad van, hogy senki el ne vegye a te koronádat.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Jag kommer snart; håll fast det du har, så att ingen tager din krona.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Jeg kommer snart. Hold fast på det du har, forat ingen skal ta din krone!
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Jeg kommer snart! Hold fast ved det, du har, for at ingen skal tage din Krone.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Je viens bientôt. Retiens ce que tu as, afin que personne ne prenne ta couronne.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.내가 속히 임하리니 네가 가진 것을 굳게 잡아 아무나 네 면류관을 빼앗지 못하게 하라
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Minä tulen pian; pidä, mitä sinulla on, ettei kukaan ottaisi sinun kruunuasi.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Oto idę rychło; trzymaj, co masz, aby nikt nie wziął korony twojej.
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Siehe, ich komme bald; halte, was du hast, daß niemand deine Krone nehme!
Tez geliyorum. Tacını kimse elinden almasın diye sahip olduğuna sımsıkı sarıl.Ta đến mau kíp ; hãy giữ điều ngươi có , hầu cho không ai cất lấy mão triều thiên của ngươi .