En genç oğlu Henry'e ise toprak satın alması için para verildi.Anak bungsu Henry diberi uang untuk membeli tanah.
1987 yılında Microsoft ilk satın almasından bu yana yılda ortalama olarak altı şirket satın almıştır.Sejak Microsoft akuisisi pertama pada tahun 1987, ia telah membeli rata-rata enam perusahaan setahun.
Daha sonra şarkının Prospekt's March albümünde yer almasını bekleniyordu ancak bu gerçekleşmedi.Kemudian lagu tersebut diperkirakan akan muncul di EP "Prospekt's March", namun kenyataannya tidak.
Araç, Lancia'nın 1969'da Fiat tarafından satın almasının ardından piyasaya sürülen ilk modeliydi.Model ini merupakan model pertama yang diluncurkan Lancia setelah perusahaan ini dibeli Fiat tahun 1969.
Chazelle, Summit'in filmi satın almasının hemen ardından ikisini kadroya kattı.Chazelle merekrut keduanya setelah Summit membeli hak film ini.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Kelangsungan hidup kekaisaran memastikan peran aktif kaisar dalam urusan gereja.
Işığın hareket eden bir şey olduğunu dolayısıyla hareketinin zaman alması gerektiğini öne sürdü.Ia mempertahankan bahwa cahaya adalah sesuatu yang bergerak, dan karena itu memerlukan waktu untuk perjalanan.
Dört Nobel ödülü sahibine, Nobel Ödülünü alması amacıyla kendi hükûmetleri tarafından izin verilmedi.Empat penerima Nobel tidak diizinkan oleh pemerintah mereka untuk mendapatkan Penghargaan Nobel.
Özellikle Piazza di Spagna'ya inen İspanyol Merdivenleri üzerinde yer almasıyla bilinmektedir.Gereja tersebut dikenal karena posisinya yang berada di atas Tangga Spanyol yang berada di Piazza di Spagna.
Elementin yeni ve kalıcı bir isim alması bekleniyor.Persetujuan ini dilakukan sampai adanya persetujuan baru yang pasti dan permanen.
Learjet firması tarafından Learjet 24'lerin yerini alması için imal edilmiştir.Diproduksi oleh Learjet (anak perusahaan dari Bombardier) sebagai penerus Learjet 29.
Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.ESA menjamin pekerja laki-laki dan pekerja perempuan dibayar sama untuk pekerjaan yang sama.
Microsoft'un Skype'ı satın alması 7 Ekim 2011'de AB onayını aldı.Akuisisi Microsoft terhadap Skype disetujui Uni Eropa tanggal 7 Oktober 2011.
Bu durum Güneş'in bir kırmızı dev olup Yeryüzünü de içine almasına kadar sürecektir.Namun, Matahari akan berubah menjadi raksasa merah dan memusnahkan Bumi jauh sebelum hal tersebut terjadi.
Bir sezonda haftada 10.000 € almasıyla dünyanın en çok kazanan futbolcularından bir tanesidir.Gaji sebesar £10,000 per pekan membuatnya menjadi pemain sepak bola muda termahal dalam sejarah Inggris.
Film Voldemort'un Dumbledore'un Mezarından Mürver Asayı almasıyla başlar.Ia berusaha untuk mencegah Voldemort mengambilnya dari makam Dumbledore.
Çünkü babası onun aşırı ciddi bir müzik eğitimi almasını istemiyordu.Orang tuanya tidak setuju anaknya melanjutkan pendidikan musik ke jenjang lebih tinggi.
Andronikos'un iktidarı ele alması, Latinlere karşı bir katliamı başlattı.Selanjutnya Andronikos menggalakkan pembantaian orang-orang Latin.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Jadi tidak dilombakan untuk memperebutkan hadiah misalnya.
Fakat bu 99 yıl hapis cezası almasına engel olmadı.Untuk itu, ia dapat dijatuhi hukuman sembilan tahun penjara.
Arapçadaki Allah (el-ilah) kelimesi bu sözcüğün "El" artikeli almasıyla ortaya çıkmıştır.Dalam bahasa Arab, Hu sebagai tambahan intensif untuk Allah, sehingga Allah Hu berarti "Allah itu sendiri."
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.Ngay từ đầu, Murphy và Falchuk dự định mỗi mùa phim sẽ kề về một câu chuyện khác nhau.
Kenya ve Cibuti vatandaşları hariç Etiyopya'ya gelen tüm ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.Tất cả du khách đến Ethiopia trừ công dân Kenya và Djibouti đều cần phải có thị thực.
Genişleme, aynı zamanda tüm üyelerin Rus silahlarını Rusya ile aynı fiyattan satın almasına izin verecekti.Hành động mở rộng sẽ cho phép toàn bộ các thành viên mua vũ khí của Nga với giá như của quân đội Nga mua.
Komorlar'a gelen tüm ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.Tất cả du khách tới Comoros đều phải có thị thực.
Madagaskar'a gelen tüm ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.Tất cả hành khách đến Madagascar phải có thị thực.
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.Phẫu thuật cắt thành công đầu tiên được thực hiện bởi Theodor Billroth năm 1881 cho bệnh nhân ung thư dạ dày.
Mail'in ana özelliği e-posta gönderip almasıdır.Chức năng chính của Mail là gửi và nhận thư điện tử.
Bu uçak Rus hava kuvvetlerindeki Su-27 ve Mig-29'un yerini alması için tasarlanmıştır.Chương trình này dự định để thay thế các máy bay MiG-29 và Su-27 trong Không quân Nga.
Aşağıdaki 9 ülke vatandaşları Ekvador için vize alması gerekmektedir.Công dân của 13 quốc gia sau cần xin thị thực để vào Ecuador.
Spielberg, Universal Pictures'ın romanın yayın haklarını almasına yetecek ilgiyi göstermiştir.Spielberg bày tỏ mong muốn với hãng Universal Pictures để mua bản quyền cuốn tiểu thuyết này.
1882 Ağustos ayında Theo, Vincent'ın açık havada çalışabilmesi için malzeme satın almasına yardım etti.Vào tháng 8 năm 1882, em trai Theo đã cho ông tiền để mua chất liệu để có thể vẽ ngoài trời (en-plein-air).
Işığın hareket eden bir şey olduğunu dolayısıyla hareketinin zaman alması gerektiğini öne sürdü.Ông cho rằng ánh sáng là một thứ gì đó có chuyển động do vậy nó cần thời gian để đi một quãng đường.
AH-64 Apache'lerin yerini alması beklenmekteydi.Một phần vũ khí trang bị cho gunship AH-64 Apache.
Müzik eğitimi içerir ve kullanıcıya çağdaş sanatçılar tarafından öğretim videoları satın almasını sağlar.Ứng dụng bao gồm việc giảng dạy âm nhạc và cho phép người dùng mua các video hướng dẫn của các nghệ sĩ.
Hayatı tehlikede olan birinin faizle borç almasına izin verilir.Luôn là người cho vay phải chịu rủi ro khi chấp nhận một hợp đồng cho vay tín dụng.
Doktor hastanın tuzlu yemekler ve alkol almasını yasakladı.Nhà Tây Hán giữ độc quyền mua bán muối và rượu.
Ve en önemlisi de, Los Angeles Film Eleştirmenleri Derneği'nden ödül almasıdır.Los Angeles Film Critics Association Awards Phim hoạt hình xuất sắc nhất.
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.当初からマーフィーとファルチャックはシーズン毎に違う物語を描くシリーズにすることを計画していた。
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.両親は彼女がよい教育を受けられるように支援した。
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.これが試合前の計量時に挑発してきたことに対する報復行為であったと認めている。
Chazelle, Summit'in filmi satın almasının hemen ardından ikisini kadroya kattı.サミットが映画化権を購入した直後にチャゼルは2人と面会した。
Çünkü babası onun aşırı ciddi bir müzik eğitimi almasını istemiyordu.しかし、父親は彼女の音楽学習を容認しようとしなかった。
Ödül adayının altı oy alması gereklidir.通算受賞数は6回である。
Saint-Saëns, Godowsky'e kendi soyadını almasını bile önerdi ve bu önerisi reddedilnce çok kızdı.サン=サーンスはゴドフスキーを養子にし姓を継いでもらうよう申し入れたが、ゴドフスキーがそれを辞退するとサン=サーンスは大変不機嫌になったという。
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.彼女は素晴らしいコンピュータを購入したいと言っている。
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.記念日などではプレゼントだけもらえればよいと思っている。
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.優勝者には素敵なプレゼントが贈られるという。
1954 yılında pasaportu; Stokholm'de Nobel Kimya Ödülü'nü almasına az bir süre kala geri verildi.パスポートは1954年、ストックホルムで彼が初めてノーベル賞を受賞した授賞式の直前に返還された。
Durumu düzeltemeyen dişçi, asistanını ilaç alması için eczaneye gönderir.薬剤師に処方してもらった青酸カリを受け取ると、領収書を薬剤師に返すため、メイドを薬剤師の元へ送る。
Çakraların temizlenmesi kendi içimizde yer alması gereken gerçek bir süreçtir.停滞フィールドは、時間を停滞させることが有効な領域である。
Gruba katıldığında Shawn Crahan bunu görür ve ameliyatla almasını ister.クロウフォード夫人はそれを理解し、手術を望むと言った。
Bu durum Sneevliet’in Hollanda’yı terk etme ve Hollanda sömürgelerine gitme kararı almasına yol açacaktır.スネーフリートはオランダ本国を離れ、植民地オランダ領東インドに行くことを決めた。
Tüketicilerin doğrudan üreticiden elektrik satın alması yeni bir olgudur.利用者は生産者から直接買い物が出来る。
61 maçta görev yapan D’Antoni, takımı 21 galibiyet 40 mağlubiyet almasına engel olamadı.ダントーニは残りの61試合を率いたが、21勝40敗と振るわなかった。
Boynuzun tam şeklini alması üçüncü yıl gerçekleşir.首から第三の手を生やした姿で描かれることもある。
Paralel düzen algoritması, CSS3 ve HTML5 ayrıştırıcısının Rust dilini taban alması gibi yenilikleri vardır.並列レイアウトアルゴリズムを搭載し、独自のCSS3とHTML5パーサがRustで実装されている。
Pek çok değişiklik yaparak yapının bugünkü hâlini almasını sağladı.このような大きな転機が、今の彼を作り出している。
How to Survive a Marriage adlı pembe dizide rol almasından sonra, off-Broadway oyunlarda rol almıştır.ソープオペラ How to Survive a Marriage で役をもらった後、オフ・ブロードウェイに出演するようになった。
Cassius Marcus'un apaçık hayatta olduğu haberini almasına rağmen isyanı devam ettirdi.マルクスが生存していたのを知った後も、カッシウスは引き続きマルクスへの反乱を収めなかった。