Bu yüzden, bulunduğu bölgeye en yakın tersanedeki donanmayı alması gerekliydi.Hän halusi suurimman laivaston, minkä maa päällään on kantanut.
Yazıtın önemli tarafı, güftenin her hecesinin üzerinde birer notanın yer almasıdır.Muualla maassa kaikkien on täytettävä paperinen lomake.
Wesley Wyndam-Pryce (Alexis Denisof) (Sezon 3), Giles'ın yerini alması için gönderilmiş yeni bir Gözetmen.Wesley Wyndam-Pryce (Alexis Denisof) saapuu Rupert Gilesin tilalle Buffyn uudeksi Valvojaksi.
1995'te Laura Lynch'in yerini Natalie Maines'in alması ile grup bugünkü halini aldı.Laura Lynchin korvasi vuonna 1995 Natalie Maines.
Vadi yamacında yer alması nedeniyle yazın en sıcak günlerinde bile uzun süre kalındığında üşütebilir.Ulkona kilpikonnaa voi pitää kesäisin, kun on riittävän lämmintä.
Arkadaşlarını alıp getirmek ve onların da zevk almasını sağlamak istiyorlar.Hanki ystäviä, kunnioita muita ja pidä hauskaa!
Learjet firması tarafından Learjet 24'lerin yerini alması için imal edilmiştir.Erään leasing-yhtiön kerrottiin neuvottelevan 40 koneen hankkimisesta.
Film Voldemort'un Dumbledore'un Mezarından Mürver Asayı almasıyla başlar.Viimeiseksi nähdään, miten Voldemort murtautuu Dumbledoren hautaan ja varastaa seljasauvan.
Vatandaşın 16 yaşında pasaport alması gerekmektedir.Joissakin maissa kuljettajalta vaaditaan 16 vuoden ikä.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Hänen isänsä halusi suoda hänelle parhaan mahdollisen koulutuksen.
Yar Alinin halktan çok ağır vergiler alması bölgede memnuniyetsizlik yaratmıştır.Vaikeinta maakunnan asukkaiden oli vaikea hyväksyä voimakkaasti kohonneita raskaita veroja.
Yusuf, oğluna intikamını almasını tavsiye ettikten sonra ölür.Isä kehoittaa poikiaan kostamaan hänen kuolemansa.
İsveç hava kuvvetlerindeki Saab 35 Draken ve 37 Viggen uçaklarının yerini alması için tasarlanmıştır.Hän osallistui Saab 35 Draken ja Saab 37 Viggen -hävittäjien esisuunnitteluun.
Annesinden ona yeni bir oyuncak almasını istedi.Hän pyysi äitiään ostamaan uuden lelun.
Anneme senin için biraz almasını rica ettim.Pyysin, että äiti toisi hiukan sinua varten.
Onun bir araba alması için yeterli parası yok.Hänellä ei ole varaa ostaa autoa.
En büyük başarısı 15 Mayıs'ta Arminius'un karısını esir almasıydı.Η μεγαλύτερη επιτυχία των Ρωμαίων ήταν η αιχμαλωσία της συζύγου του Αρμινίου, της Θουσνέλντα στις 15 Μαΐου.
Bu, onlardan büyük derecede ilham almasına sebep oldu.Αυτός είναι ο λόγος που έκανε τόσο εκπληκτικά promos.
Saldırı, Avarların kenti alması için en son ve en organize girişimdir.Η επίθεση ήταν η τελευταία και καλύτερα οργανωμένη προσπάθεια από τους Αβάρους να καταλάβουν την πόλη.
Türkiye, Avrupa ve Asya'nın kavşak noktasında yer alması sayesinde önemli bir jeostratejik güce sahiptir.Η θέση της Τουρκίας στο σταυροδρόμι Ευρώπης και Ασίας την καθιστούν χώρα σημαντικής γεωστρατηγικής σημασίας.
Korint'i almasına karşın, Akrokorint'i ve Argos'u alamadı.Κατάφερε να καταλάβει την Κόρινθο άλλα απέτυχε να καταλάβει την Ακροκόρινθο και το Άργος.
Durumu düzeltemeyen dişçi, asistanını ilaç alması için eczaneye gönderir.Ο γιατρός κλειδώνεται στο εργαστήριό του και στέλνει τους υπηρέτες του σε αναζήτηση ενός φάρμακου.
Bu durum da işlerin daha fazla büyümesine ve karışık bir hal almasına neden oluyor.Αυτό αυξάνει τη διάθλαση και λύνει ακόμα περισσότερα προβλήματα κυκλοφορίας.
Böylece onun gökyüzünde yol almasını geciktirdi.Έτσι αποφάσισε να στραφεί σε αυτόν για την εκπλήρωση του σκοπού του ταξιδιού του.
Garsonun yemeği adamın önünden almasına da engel olur.Οι αντιλοκάπρες μηρυκάζουν την τροφή τους.
Ödül adayının altı oy alması gereklidir.Για να εκλεγεί πρόεδρος απαιτούνται 61 ψήφοι.
17.092 oy almasına rağmen milletvekili seçilemedi.Έλαβε 7.025 ψήφους χωρίς όμως να εκλεγεί.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Πάντως ο γάμος έφερε αξιοσημείωτα εδάφη ως δώρο.
Yazarlar, Bob'un tekrar tekrar geri gelip Bart'tan intikam almasına karar verdiler.Forfatterne har besluttet at Bob gentagne gange vender tilbage for at få hævn over Bart.
Turandot bu sefer Ping'e Liu'yu zorlayıp isimi almasını emreder ve Liu daha zor işkencelere sokulur.Turandot kræver, at Ping afvrister Liù navnet og torturerer hende yderligere.
Madagaskar'a gelen tüm ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.Indrejse i Sri Lanka kræver et visum.
Keşif için kimlerin kredi alması gerektiği hakkında tartışma devam etmektedir.Der er fortsat debat omkring, hvem der bør tilskrives opdagelsen.
En genç oğlu Henry'e ise toprak satın alması için para verildi.Hans yngste søn, Henrik, fik penge.
Dört Nobel ödülü sahibine, Nobel Ödülünü alması amacıyla kendi hükumetleri tarafından izin verilmedi.Fire Nobelprismodtagere fik ikke lov til at acceptere deres priser af deres respektive regeringer.
Kalıtım (İng. inheritance), bir sınıfın üst sınıftan miras almasına denir.Man siger at en subklasse arver fra en superklasse.
Performansı için ciddi bir övgü almasına rağmen, film kötü bir gişe yaptı.Selv om han modtog kritisk anerkendelse for sin præstation, klarede filmen sig dårligt økonomisk.
Switch sürümü'nde Ultimate Team'in yer almasıyla Nintendo sisteminde ilk kez bu mod gösterilmiştir.Switch-versionen markerer første gang Ultimate Team nogensinde har udseende på et Nintendo-system.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Byen har nu for at få Santa at bringe dem gaver.
Giuseppe Zais'den eğitim almasıyla ünlü olup, Vittorio Amadeo Cignaroli'yi etkilemiştir.Blandt hans elever tæller Giuseppe Zais og Vittorio Amadeo Cignarolli.
İnternet bankacılığı, banka müşterilerinin internet üzerinden bankacılık hizmetleri almasına verilen addır.Netbank er betegnelsen for banktjenester som kan bruges via internet.
Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.Ligeløn er en betegnelse for samme løn for samme arbejde til mænd og kvinder.
Orta çağda savaşlarda görev alması çok önemliydi.Hans karriere i mellemkrigsårene var aktiv.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Dette gælder typisk når man giver gaver.
Eczaneciler Kurumu diğer kadınların lisans almasını engellemek için düzenlemeleri değiştirdi.The Society of apothecaries endret umiddelbart sitt regelverk for å hindre at andre kvinner å få lisens.
Dört Nobel ödülü sahibine, Nobel Ödülünü alması amacıyla kendi hükûmetleri tarafından izin verilmedi.Fire nobelprisvinnere ble nektet å motta prisen av sine regjeringer.
Her ikisinde de Sokrates Critobulus’a, Aspasia’nın tavsiyelerini almasını öğütler.I begge tilfeller anbefales hennes råd av Sokrates til Kritobolos.
Diyalogda, Sokrates Callias’a oğlu Hipponicus’u eğitim alması için Aspasia’ya göndermesini öğütler.I dialogen anbefaler Sokrates at Kallias skulle sende sin sønn Hipponikos til Aspasia for å få instruksjoner.
AH-64 Apache'lerin yerini alması beklenmekteydi.Det ble utviklet for å være russernes svar på det amerikanske AH-64 Apache.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.Synet som møtte dem var grusomt, nedbrente ruiner og knapt et eneste sted de kunne søke ly.
İnsafsız bir şiddet dalgasının ardından genellikle yeni hükümdarın intikam alması beklenen bir durumdu.Etter voldeligheter fulgte ofte hevnen til den nye herskeren.
Aşağıdaki 9 ülke vatandaşları Ekvador için vize alması gerekmektedir.Borgere fra Armenia må ha visum for innreise i Norge.
Yusuf, oğluna intikamını almasını tavsiye ettikten sonra ölür.Senere skal Jonatan ha tatt hevn for drapet på broren.
Neoteni, olgunlaşma süresinin yavaşlaması sonucu büyümenin daha uzun zaman almasıdır.Ulempen er da at skanningen i seg selv tar lengre tid.
Amerikan kitap şirketi St Martin's Press tarafından basılan seride on iki kitabın yer alması planlanıyor.Serien er publisert av St Martin's Press, og det er planlagt utgitt 12 bøker.
Bu uçak Rus hava kuvvetlerindeki Su-27 ve Mig-29'un yerini alması için tasarlanmıştır.Programmet startet som svar på Sovjetunionens nye jagerfly Su-27 og MiG-29 på 70-tallet.
Denizcilik eğitimi alması için bir grup asker Fransa'ya eğitime gönderildi.Flere regimenter av Marinesoldater ble også sendt til Frankrike.
Bu yüzden Karadeniz Bölgesi içerisinde yer almasına rağmen karasal iklim şartları hakimdir.Selv om dette er innenfor islandsk lov, utfordrer det rettferdighetssansen.
Yapımcıların tüm oyuncu kadrosunu değiştirme kararı almasıyla, dizideki rolünden 2009 yılında ayrıldı.Imidlertid fikk hun som alle andre profesjonelle spillere kontrakten opphevet i 1999.
Su geçirmez bölmeler 30 cm kadar çöktü, ancak geminin daha fazla su almasını engelledi.Oversvømmingen ble beregnet for å gi en dybde på omtrent 30 cm, ikke nok for å kunne bruke båter.
Babası bütün parasını oğlu Horatius'un eğitimine harcamıştı ve ilköğretimini alması için onu Roma'ya gönderdi.Plinus' far tok ham med til Roma for at han skulle få en utdannelse.