Ana içeriğe geç
Sözlük

alması ile cümle

alması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Příkladem může být běžné dávání dárků.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.Lidé věřili, že pobité skřety před svým odchodem kamením zasypali huorni.
1997 yılında Apple Computer şirketinin NeXT'i satın almasıyla Jobs kurucusu olduğu şirkete geri döndü.V roce 1997 se firma NeXT Comuter sloučila s firmou Apple Computer a on sám se vrátil do jejího vedení.
Venezuela'nın 30 adet Su-30 avcı uçağını 2006 Haziran'ında alması söz konusuydu.Venezuela přijala její první dodávku čítající 30 000 kusů útočných pušek 3. června 2006.
AH-64 Apache'lerin yerini alması beklenmekteydi.Jedná se o modifikovanou verzi AH-64 Apache.
Fakat bu 99 yıl hapis cezası almasına engel olmadı.Za spáchání atentátu byl odsouzen na 99 let vězení.
Bir kitabın ödüle aday olabilmesi için, en az iki Pazar Arkadaşı’nın desteğini alması gerekir.K nominaci knihy je potřeba doporučení alespoň dvou „přátel“.
Bu değişiklik, maddenin elektron vermesinden (yükseltgenme); ya da almasından (indirgenme) kaynaklanır.Hlasuje se pomocí postavení se (při souhlasu) či sezením (při nesouhlasu).
Avustralya hükümetinin serbest silahlanmayı yasaklama tedbirleri almasına neden olmuştur.Důvodem byla hrozba, že zákaz vývozu uplatní Evropská unie.
Böylece onun gökyüzünde yol almasını geciktirdi.Tím chtěl získat čas na svém útěku.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.Pokud ale umí dýchat v bahně.
Kenya ve Cibuti vatandaşları hariç Etiyopya'ya gelen tüm ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.Vízové povinnosti jsou zbaveni jen občané Džibutska a Keni.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.Četa je vyslána do bojové oblasti a dostane rozkaz držet pozice.
Böyle bir durumda o kişinin psikolojik destek alması gerekir.Za tento čin byl nucen vyhledat odbornou psychickou pomoc.
Bu yaklaşımın temel düşüncesi, sistemi bir bütün olarak ele almasıdır.Každá část přispívá k udržování systému jako celku.
Slogan, birçok Nazi toplama kampının girişinde yer almasıyla ün kazanmıştır.Věta je známá z bran mnohých nacistických koncentračních táborů.
Gush Etzion'da yer almasına rağmen Gush Etzion Bölgesel Yönetimi'nden bağımsızdır.Má ale fakticky samostatné zastoupení v Oblastní radě Guš Ecion.
Annesinin tek amacı, oğlunun iyi bir eğitim almasını sağlamaktı.Přesto se snažila dát synovi pokud možno nejlepší vzdělání.
Bunun sebebi ise aşırı derecede göç almasıdır.Příčina je však v tom, že byl zakalen na příliš velkou tvrdost.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Oznámí Picardovi, že pro něj připravili dárek.
Hemen doğumdan sonra anne, yavrusunu su yüzüne itekleyerek, yavrunun ilk kez nefes almasını sağlar.Matka jej hned nato postrkuje hlavou nad hladinu, aby se mládě poprvé nadechlo, to už samozřejmě umí plavat.
Bu da bitkinin daha fazla ışık alması ve daha fazla fotosentez yapabilmesi demektir.Tím se dostane do vyšších pater lesa a získá více světla pro fotosyntézu.
1987 yılında Microsoft ilk satın almasından bu yana yılda ortalama olarak altı şirket satın almıştır.Începând cu prima achiziție făcută în 1987, Microsoft a cumpărat, în medie, șase companii pe an.
Tiger'ın en önemli handikaplarından biri de bakımının epey zaman almasıydı.O problema majoră cu Tiger I era ca folosea prea multe resurse.
Elementin yeni ve kalıcı bir isim alması bekleniyor.Uneori își iau un nume nou și o nouă slujbă.
1997 yılında Apple Computer şirketinin NeXT'i satın almasıyla Jobs kurucusu olduğu şirkete geri döndü.Achiziția firmei NeXT în anul 1997 de către Apple l-a adus înapoi pe Jobs la compania pe care o fondase.
Seri, ilk kitabın Goodreads'ten 5 üzerinden 4.3 puan almasıyla oldukça olumlu bir eleştiriye sahiptir.Cartea a primit critici pozitive cu un scor de 4.01/5 pe Goodreads, pe baza a 43,294 punctaje.
Bu, onlardan büyük derecede ilham almasına sebep oldu.Cred că au făcut așa pentru că erau impresionați de curajul lui.
128 milletvekilinin 124'ünün oyunu alması sonucunda 6 Nisan 2013'te hükümeti kurmakla görevlendirildi.La 6 aprilie 2013 a fost însărcinat cu formarea guvernului, cu sprijinul a 124 deputați din 128.
Pek çok değişiklik yaparak yapının bugünkü hâlini almasını sağladı.O serie de renovări și modificări au adus-o în forma în care construcția se află azi.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Egoismul ei o face să rămână fără cadoul minunat.
AH-64 Apache'lerin yerini alması beklenmekteydi.Kialakítása hasonlít az amerikai AH–64 Apache harci helikopterhez.
Bu değişiklik, maddenin elektron vermesinden (yükseltgenme); ya da almasından (indirgenme) kaynaklanır.A beszédhangok torzulhatnak (diszlália), megváltozhatnak (paralália), vagy ki is maradhatnak (alália).
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.Murphy és Falluck már a sorozat kezdetén úgy tervezték, hogy minden évad más-más történetet mesél majd el.
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.Az első sikeres gasztrektómiát Theodor Billroth hajtotta végre 1881-ben, a gyomor rákos daganata miatt.
Britney Spears, 2007'de sahne almasından dokuz yıl sonra ilk kez yine sahne aldı.Britney Spears 9 év után ismét fellépett a gála színpadán.
Mio P550, Mio A201'in yerini alması için Mio tarafından üretilen iki Cep bilgisayarın'dan biriydi.A Mio P550 a Mio cég által gyártott PDA-k egyike, amely az öregedő Mio A201 leváltására készült.
En genç oğlu Henry'e ise toprak satın alması için para verildi.Harmadik, legfiatalabb fia, Henrik pénzt kapott.
Normal - tüm Bulgar vatandaşlarının alması mümkündür.De teljesen elképzelhető lenne az is, hogy valamennyien norvég állampolgárok.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.A pilóták harci bevetésre kapnak parancsot.
Takım Red Bull'un Minardi takımını almasıyla oluşmuştur.Eközben a Red Bull Juniors csapatánál is pályára lépett.
Burada kimya eğitimi almasına izin verilen iki kızdan biriydi.Ő volt az egyik első kémikus, aki laboratóriumot adott diákoknak kísérletezés céljára.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.De két animátora úgy vélte, hogy stílusos ajándékot kell adnia.
1958'de Boris Pasternak'ın Nobel Edebiyat Ödülünü almasına izin vermedi.1958 – Borisz Paszternak visszautasítja az irodalmi Nobel-díjat.
Kabul alması en zor okullardan biridir.Egyike a leggyengébb tanulóknak.
Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu.Apja azt akarta, hogy mindkét fia orvosnak tanuljon.
Bu da metil kırmızısının kırmızı renk almasına sebep olur.Ezt ő azzal magyarázza, hogy a rózsaszín az egy férfias szín.
Okyanusta yer alması sebebiyle sıcaklık farkları azdır.A hőingadozás a tenger közelsége miatt alacsony.
Şu an yayın hakları Warner Bros. Television'a aittir.(Time Warner'ın Turner'ı satın almasından sonra.)A tévéfilmsorozat a Warner Bros. Television forgalmazásában jelet meg.
Tom Mary'nin onun doğum günü için ondan ne almasını istediğini bilmiyor.Tom nem tudja, mit szeretne Mari, hogy vegyen neki a születésnapjárta.
Araç Talbot Horizon'un yerini alması amacıyla başlangıçta Talbot Arizona olarak adlandırılması planlanmıştı.Auto oli alun perin suunniteltu korvaamaan Talbot Horizon ja sen nimeksi oli tarkoitus tulla Talbot Arizona.
Bu açıklamak çok zor; bir tek bir gün yer alması gerektiğini anlatabilirim...."Sitä on vaikea selittää, paitsi että sen oli pakko tapahtua jonain päivänä...”
Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu.Hänen isänsä kuitenkin olisi halunnut poikansa opiskelevan lakia.
Babası Daniel de Moivre bir cerrah idi ve oğlunun iyi bir eğitim almasını istemekteydi.Hänen isänsä Daniel de Moivre oli kirurgi, joka uskoi koulutuksen arvoon.
Chazelle, Summit'in filmi satın almasının hemen ardından ikisini kadroya kattı.Chazelle valitsi kaksikon rooleihinsa heti kun Summit osti elokuvan.
Su geçirmez bölmeler 30 cm kadar çöktü, ancak geminin daha fazla su almasını engelledi.Sitä nostettiin 80 cm, jotta vesi ei enää pääsisi sen kanssa kosketuksiin.
Annesinin tek amacı, oğlunun iyi bir eğitim almasını sağlamaktı.Maria-äiti ryhtyi voimatoimiin varmistaakseen poikansa hyvän koulutuksen.
Devlet savcı olarak görev almasının yanı sıra, iki kez Asayiş Devlet Sekreteri olarak görev yapmıştır.Hän on toiminut valtion syyttäjänä ja kaksi kertaa osavaltion turvallisuudesta vastaavana valtiosihteerinä.
Kabul alması en zor okullardan biridir.Hän on merkittävimpiä skolastikkoja.
Fakat halk tarafından olumsuz tepkiler almasına çok şaşırdık.Tämä sai yleisön buuaamaan ja reagoimaan negatiivisesti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod