Ana içeriğe geç
Sözlük

alması ile cümle

alması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir gözünde siyah bant bulunduğundan bu lakabı alması muhtemeldir.Gdy udaje mu się go złapać, czesze sobie czarne wąsy.
Sezon sonunda başka takımlardan teklif almasına rağmen Japonya'ya dönmeye karar verdi.Pomimo rad lekarzy postanowił wrócić do Japonii.
Fred, Angel ve Cordelia onun ruhunu geri almasına yardım ederler.Sam i Dean pomagają Castielowi zwrócić dusze do czyśćca.
Partilerin Seimas'a girebilmek için ülke genelinde en az %5 oy alması gereklidir.W inicjatywie powinno wziąć udział co najmniej 5% uprawnionych do głosowania w gminie.
Bu nedenle Jackson, o yıl sadece bir Grammy Ödülü almasını sinir edici olarak gördü.Artystka w 1985 roku otrzymała za niego nagrodę Grammy.
SmackDown'ın ilk galibiyetini almasıyla skor 2-1'e geldi.Jako pierwszy do Bad Schandau dotarł patrol 2.
Zorunlu din eğitimi alması.Zniesienie powszechnego obowiązku edukacji.
Fakat halk tarafından olumsuz tepkiler almasına çok şaşırdık.Ten incydent spotkał się z przytłaczająco negatywnym odbiorem publiczności.
Learjet firması tarafından Learjet 23'ün yerini alması için üretilmiştir.Produkowany przez wytwórnię Learjet, jest następcą samolotu Learjet 23.
15 yaşında Liverpool FC'den teklif almasına rağmen takımında kalma kararı aldı.W wieku 15 lat otrzymał ofertę dołączenia do juniorskich drużyn Liverpoolu F.C., z której nie skorzystał.
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.Jego niska pensja przeszkadza mu w zakupie domu.
John Waters'ın konuk oyuncu olarak dizide yer alması fikri, kısa bir süre ortada dolaştı.Idén att ha med John Waters som gäst hade funnits ett tag.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Hennes släktingar såg till att hon fick en god utbildning.
Her samurayın sabit tahsisat alması, geçim masraflarının büyük bir mali yük oluşturmasına neden olmuştur.Eftersom varje samuraj hade rätt att utkvittera en fast summa var avlöningen av dessa en stor ekonomisk börda.
Arapçadaki Allah (el-ilah) kelimesi bu sözcüğün "El" artikeli almasıyla ortaya çıkmıştır.Allah är det arabiska ordet för Gud.
Dört Nobel ödülü sahibine, Nobel Ödülünü alması amacıyla kendi hükûmetleri tarafından izin verilmedi.Fyra nobelpristagare tilläts inte motta priset av sina regeringar.
AH-64 Apache'lerin yerini alması beklenmekteydi.De flesta övriga egenskaperna hos AH-64A Apache bibehölls.
Gandi Britanyalıların Hintleri askere alması için çabaladı.Gandhi uppmuntrade aktivt britterna att rekrytera indier.
En genç oğlu Henry'e ise toprak satın alması için para verildi.Den yngste sonen Henrik fick pengar.
Bir kitabın ödüle aday olabilmesi için, en az iki Pazar Arkadaşı’nın desteğini alması gerekir.För att en bok ska tas upp måste den ha stöd av minst två av vännerna.
61 maçta görev yapan D’Antoni, takımı 21 galibiyet 40 mağlubiyet almasına engel olamadı.James Van Alen föreslog ett system för att förhindra att seten blev längre än 13 game.
Yahudilerin kontrolü almasına izin verin.Han tillåter judarna att iaktta sabbaten.
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.På ordern manöver intar truppen lystringsställning.
Araç, Lancia'nın 1969'da Fiat tarafından satın almasının ardından piyasaya sürülen ilk modeliydi.Lancia Beta var den första modell som togs fram sedan Fiat tagit över företaget 1969.
Çünkü babası onun aşırı ciddi bir müzik eğitimi almasını istemiyordu.Hans far ville emellertid inte tillåta honom att studera musik.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.Den ger förmågan att kunna andas under vatten.
Canlılığı ve sahibine olan bağlılığı bu melezlemede yer almasını sağlamıştır.Trötthet och blodförlust får honom att förbli liggande.
Yöntemsel bakımdan başlangıç noktası olarak ben'i alması durumunda yöntemsel tekbencilik olarak belirir.Trots detta är det Benins bästa insats hittills då man tog 1 poäng.
Uçağın eskiyen Antonov An-12, An-26 ve An-32 uçaklarının yerini alması planlanmaktadır.Antonov An-24 är ett flygplan som tillhör familjen An-26, An-30 och An-32.
Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı.Hon började skriva sin första roman efter att ha lämnat Somerville.
Üniversite ise bir mezun öğrencisinden bu eseri almasını ister.Detta för att på riktigt fira att man tar studenten.
Bu eser hazırlanmasında sahnede 30'dan daha fazla kişinin rol almasını istenmekteydi.Under vissa säsonger framfördes mer än trettio pjäser på scen.
Cromwell bileşimi karar almasına fırsat vermeden dağıtır.Krautmann har inget annat val än att köpa dem fria.
Tarihteki önemi, Timur'u himayesine almasıdır.Data i artikeln torde avse den östra.
Türkiye'nin yurt dışındaki turistik tanıtım çalışmalarında yer alması etkili olabilir.Det kan vara en skildring av en islännings resa utomlands.
Yaradana feryat figan dualar ederek canını almasını, kendisini Leylâ’sına kavuşturmasını ister."Det är så jäkla roligt att han kommer tillbaka efter skadan och får lira en final.
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.Від самого початку, Мерфі та Фолчек планували, що кожен сезон буде розповідати різну історію.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Остаточно невизначеним виявився й день отримання подарунків.
Nero, tam üç defa onu zehirlemeyi denediyse de Agrippina'nın panzehiri zamanında almasıyla başarısız oldu.Три рази намагався отруїти, але Агріппіна попередньо приймала протиотруту.
Şarkının son halini alması 2 ay sürdü.У них пішло ще дві години на те, щоб закінчити написання пісні.
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.Тому бажала отримати дуже хорошу освіту.
Bu ismi almasının sebebinin, yaban güvercinlerinin göç yolu üzerinde bulunması olduğu rivayet edilir.Їх назва походить від появи свині на лицьовій стороні.
Aşağıdaki 9 ülke vatandaşları Ekvador için vize alması gerekmektedir.Для громадян України в Сінгапурі потрібна віза.
Hedefi anında yok etmek yerine alev almasını sağlar.При попаданні миттєво вбиває мета.
Yeteneklerinden dolayı Sarutobi, Orochimaru'nun kendi yerini almasını arzu etmişti.Після цього Орочімару відчуває потребу замінити своє тіло.
Hemen doğumdan sonra anne, yavrusunu su yüzüne itekleyerek, yavrunun ilk kez nefes almasını sağlar.Після народження мати виносить дитинча до поверхні, щоб воно змогло вперше набрати повітря.
Bir gözünde siyah bant bulunduğundan bu lakabı alması muhtemeldir.Той погоджується, після того як на його очах вибухає ще один чорношкірий хлопчик.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Дружина наполягає, щоб суддя купив їй подарунок.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Батьки дали їй гарне виховання.
Film iyi eleştiriler almasına rağmen ticari açıdan başarısız oldu.Хоча фільм отримав схвальні відгуки критиків, він не мав комерційного успіху.
Mauritius a girmek isteyen bir yabancı uyruklu vatandaşın vize alması gerekmektedir.Для іноземців щоб відвідати Лойко потрібен додатковий дозвіл.
Bilgileri alması çok uzun sürmüştü ve bu nedenle patlamada çıkamadı.Але, на щастя, на деякий час забув це слово, і вона не вибухнула.
Babaannesi onun keman dersleri almasını sağladı.Дочка просить його прочитати вірші.
Bunun için sorumluluk alması gerektiğini söylese de, bunu yapmakta tereddütlü duruyor.Якщо він вважає, що воно повинно бути важким — воно стає важким.
Ateş bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında küvete sokulur, duş alması sağlanır.Якщо є можливість, прийміть прохолодний душ або ванну.
Yahudilerin kontrolü almasına izin verin.Cením si tvé pomoci, Žide.
Özellikle Piazza di Spagna'ya inen İspanyol Merdivenleri üzerinde yer almasıyla bilinmektedir.Nachází se na Piazza di Spagna pod Španělskými schody.
1921 yılında amcası Aleksandr Svanidze, Yakov'u Moskova'ya gidip eğitim alması konusunda teşvik etti.V roce 1921 jej jeho strýc Alexandr Svanidze poslal do Moskvy za cílem získání vyššího vzdělání.
En genç oğlu Henry'e ise toprak satın alması için para verildi.Nejmladší bratr Jindřich jako odškodnění získal finance.
Bu ismi Taihang dağlarının (太行山) doğu yamaçlarında yer alması nedeniyle almıştır.To pak ústí do vádí Nachal Dovev, jež tvoří východní hranici hory.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod