Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.A lei estabelece que homens e mulheres que ocupam os mesmos cargos devem ser remunerados na mesma condição.
Kulüp, her gece farklı caz müzisyenlerinin sahne almasıyla tanınmıştır.Todas as noites, o palco do pavilhão recebe atrações musicais.
Bir süre İngilizce dersleri de almasının ardından, Divan Üyesi oldu.Após apenas algumas partidas após sua chegada ao clube inglês, se tornou titular absoluto.
Ancak fakirlik herhangi bir eğitim almasını engellemekteydi.A pobreza familiar não o impediu, contudo, de continuar estudando.
Kızgölü ismini almasının sebebi ise Kızgölü'nde bir deniz kızının yaşadığına inanılmasıdır.Tem esse nome porque lá viveu um almirante da marinha que faleceu lá mesmo.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.O seu desejo era casar-se com ela após a sua elevação a condessa.
Gandi Britanyalıların Hintleri askere alması için çabaladı.Em Natal, Gandhi incentivou os britânicos a recrutar indianos.
Devlet savcı olarak görev almasının yanı sıra, iki kez Asayiş Devlet Sekreteri olarak görev yapmıştır.Como o governador, uma dada pessoa pode exercer o cargo de senador apenas duas vezes.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Het overleven van het Rijk in het oosten zorgde ervoor dat de keizer een belangrijke rol speelde in de Kerk.
Gambart, sonunda O' na İngiltere' ye taşınarak diğer tıbbi görüşleri almasını tavsiye etti.Gambart adviseerde hem uiteindelijk om in Londen medisch advies in te winnen.
Gifu, ülkenin ortasında yer alması nedeniyle Japonya'nın tarihinde önemli bir rol oynamıştır.Gifu heeft door de centrale ligging een belangrijke rol gespeeld in de Japanse geschiedenis.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Zijn ouders zorgden ervoor dat hij een goede opleiding kreeg.
Bunu herhangi bir miras almasına onu engellemek için yapmıştır.Daarvoor werd hem beloofd, dat hij van elk iets zou erven.
Sosyalist çizgide yer almasına karşın sağ iktidarlarla yakın çalışmıştır.Hoewel hij vurig anti-links bleef, kon hij wel goed samenwerken met de socialisten.
Müttefikler'in kendisini tutsak almasından sonra Naumann, Nuremberg'de yargılandı.Na zijn arrestatie door de geallieerden stond Naumann terecht in Neurenberg.
Uçak, Douglas DC-3'ün yerini alması amacıyla tasarlanmıştır.Het vliegtuig werd ontworpen als een concurrent voor de Douglas DC-3.
Bu durum Güneş'in bir kırmızı dev olup Yeryüzünü de içine almasına kadar sürecektir.De zon is opgezwollen tot een Rode Reus en staat op het punt de Aarde te verzwelgen.
Takım Red Bull'un Minardi takımını almasıyla oluşmuştur.Tevens werd hij opgenomen in het Red Bull Junior Team.
Garsonun yemeği adamın önünden almasına da engel olur.Ook brengen venters aan de weg etenswaren aan de man.
Saint-Saëns, Godowsky'e kendi soyadını almasını bile önerdi ve bu önerisi reddedilnce çok kızdı.Saint-Saëns stelde Godowsky zelfs voor hem te adopteren als hij diens naam aannam.
Yahudilerin kontrolü almasına izin verin.Joden moeten zich laten registreren.
Bu uçak Rus hava kuvvetlerindeki Su-27 ve Mig-29'un yerini alması için tasarlanmıştır.De bedoeling is dat de PAK FA de MiG-29 en Su-27 gaat vervangen in de Russische Luchtmacht.
Şov Skip Sheffield'ın son sırada yer alması ve elenmesiyle üç eleme ile bitti.Het programma eindigde met drie eliminaties, waarbij Skip Sheffield als laatste eindigde in de stemronde.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Het aanbieden van een cadeau was daarbij gebruikelijk.
Film Voldemort'un Dumbledore'un Mezarından Mürver Asayı almasıyla başlar.Voldemort maakt hier gebruik van wanneer hij de tombe van Perkamentus openmaakt.
Bir kitabın ödüle aday olabilmesi için, en az iki Pazar Arkadaşı’nın desteğini alması gerekir.Om een boek in aanmerking te brengen moeten ten minste twee Vrienden hiermee akkoord gaan.
Bu yüzden yeni padişahın cülûsunu ilân eden hatt-ı hümâyunda meşrutiyet vaadinin yer almasını engelledi.Hij heeft niet voor niets de bijnaam van de ridder met het treurige voorkomen.
Bu ismi almasının sebebi yapılış şeklinden olsa gerek.De De naam is waarschijnlijk gekozen vanwege de vorm ervan.
Herkes bir başkasını nişan alması için önerebilir.Iedereen mag iemand nomineren.
Yakın arkadaşı Roman Abramoviç'i Chelsea FC takımını satın alması için ikna etmiştir.Na een goed seizoen werd hij door Roman Abramovitsj naar Chelsea FC gehaald.
Yapımcılar filmde tanınmış isimlerin yer almasını istemiştir.In de film worden de namen van de acteurs in de plaatsnamen verwerkt.
İkinci Dünya Savaşı sırasında hükümetin fizikçileri böyle görevler için alması oldukça yaygındı.Voor de Tweede Wereldoorlog kwam het regelmatig voor dat ministers van staat publieke functies vervulden.
Bayan basketbolunun olimpiyat takviminde yer alması 1976 yılından itibaren gerçekleşti.Basketbal voor de vrouwen staat sinds 1976 op het programma van de Olympische Spelen.
Fakat halk tarafından olumsuz tepkiler almasına çok şaşırdık.Hun aanwezigheid lokte negatieve reacties uit bij het publiek.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Bij het huwelijk bracht zij het graafschap Provins in.
Elementin yeni ve kalıcı bir isim alması bekleniyor.Het boek heeft een blijvende reputatie verworven.
Son olarak Fred, kadına Thomas'ın tarafında yer alması için 500 dolar teklif eder.Ondertussen betaalt Sam 50 dollar aan Freddie om een website te maken voor haar.
(Madde 7) Madde 8, İade anlaşmalarında, işkence suçlularının da iadesinin yer almasını düzenler.Artikel 6:108 van het Burgerlijk Wetboek regelt hetzelfde in geval van overlijden van de dierbare.
Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü.Hierdoor ziet hij niet dat er voor hem een meisje de weg oploopt en rijdt haar in één klap dood.
İlk filminde bu önemli ödülü alması oldukça tartışıldı.De film kreeg bij de première lovende recensies.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Przetrwanie Cesarstwa na Wschodzie zapewniło cesarzowi czynny udział w sprawach kościelnych.
Özellikle Piazza di Spagna'ya inen İspanyol Merdivenleri üzerinde yer almasıyla bilinmektedir.Znajduje się w pobliżu Piazza di Spagna, na którym umieszczone są Schody Hiszpańskie.
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.Pierwszą udaną gastrektomię wykonał w 1881 roku Theodor Billroth w przypadku choroby raka żołądka.
Diyalogda, Sokrates Callias’a oğlu Hipponicus’u eğitim alması için Aspasia’ya göndermesini öğütler.W dialogu Sokrates zaleca Kalliasowi wysłać jego syna Hipponikosa do Aspazji na naukę.
Özel sektörde aynı statüde çalışan kadın ve erkeğin farklı maaş alması.Zagwarantowanie równości płac dla kobiet i mężczyzn pracujących na tym samym stanowisku.
AH-64 Apache'lerin yerini alması beklenmekteydi.Zamieszanie z indyjskimi AH-64 Apache.
Takım Red Bull'un Minardi takımını almasıyla oluşmuştur.Startował dla zespołu Red Bull Junior Team.
Bu uçak Rus hava kuvvetlerindeki Su-27 ve Mig-29'un yerini alması için tasarlanmıştır.Stacjonują w niej rosyjskiej samoloty Su-27 i MiG-29.
San Marino'da yer almasına rağmen İtalya liglerinde oynamaktadır.W San Marino nie ma ligi, a kluby grają w lidze włoskiej.
Bu ismi almasındaki muhtemel onun tuhaf hareketidir.Być może to miało wpływ na dziwną nazwę wzniesienia.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.Oto ci, których sobie zarobił są z nimi, a ci których sobie wypracował są przed nim.
Takımının mağlubiyet almasını engellemiştir.Prowadź swoją drużynę ku zwycięstwu.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Rodzice zapewnili jej dobre wykształcenie.
Sert bir darbe alması durumunda sıkıntı yaşayabilecekti.Miałoby to fatalne skutki w przypadku uderzenia.
Venezuela'nın 30 adet Su-30 avcı uçağını 2006 Haziran'ında alması söz konusuydu.Algieria zamówiła 28 samolotów Su-30 w lutym 2006 roku.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Dodatkowo, aby przypodobać się jemu, udaje zwolennika Konfederacji.
Ancak hediye alması hâlâ mümkün gibi gözükür.Z radością chce ją obdarzać prezentami.
İmkanı olsa bile rakibin eli alması şart değildir.Organ koncesyjny nie tylko może ale musi dokonać wyboru koncesjonariusza.
Böylece onun gökyüzünde yol almasını geciktirdi.Tym samym uzyskiwałby moment pędu, zabierając go Ziemi.
Her ikisinde de Sokrates Critobulus’a, Aspasia’nın tavsiyelerini almasını öğütler.W obu przypadkach jej rady są zalecane przez Sokratesa Kritobulosowi.