Mail'in ana özelliği e-posta gönderip almasıdır.Основная функция приложения «почта» - отправка и получение электронной почты.
Burada kimya eğitimi almasına izin verilen iki kızdan biriydi.Это была одна из первых в стране докторских степеней по химии, присвоенных женщине.
Jesse James'in intikam almasından korkarak saklandı.Негативно оценил марш Джесси Джеймс.
Bunun sebebi, Şar Dağları’nın eteklerinde yer almasıdır.Вот она действительно может горы ворочать».
Scooby Gang Anya'nın yanına gider ve büyüyü geri almasını isterler.Броган возвращается к бабушке и дедушке, чтобы сообщить им плохие новости.
AH-64 Apache'lerin yerini alması beklenmekteydi.Для подавления противника американцы планируют применить вертолёты AH-64 «Апач».
Türkiye'nin yurt dışındaki turistik tanıtım çalışmalarında yer alması etkili olabilir.Мотивы регистрации россиянами однополого брака за границей могут быть разными.
Bunun sebebi, batı yönünde aniden yükselen Kızılkaya silsilesinin yer almasıdır.Представляете, какой вздох облегчения тут же пронёсся по Западу?
Birliklere savaş pozisyonu alması emrini verdi.Он приказывает оставить поле боя.
Motorun patent almasının yanı sıra Peck ve Brown, motorun duyurulmasını sağladı.После остановки левого двигателя, Брауну пришлось пятикратно повторять эту операцию.
Ancak Verbinski, DiCaprio'nun New York Çeteleri'nde (Gangs of New York) yer alması üzerine projeden ayrıldı.Вербински ушёл из проекта из-за привлечения ДиКаприо в фильм «Банды Нью-Йорка».
En genç oğlu Henry'e ise toprak satın alması için para verildi.الابن الأصغر هنري أعطيها المال شراء الأراضي.
Yazarlar, Bob'un tekrar tekrar geri gelip Bart'tan intikam almasına karar verdiler.قرر الكاتبون العودة مراراً وتكراراً لبوب ، وقرروا الإنتقام من بارت.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.فخشي أولئك الذين أخذوه أن يسبقهم عدي إلى المختار فيشفعه فيه، فقتلوا حكيمًا قبل أن يصل إلى المختار.
Söz Kesme: Oğlan evinin kız evine dünür gitmesi ve olumlu sonuç almasıdır.الفاتحه:- يذهب الولد إلى منزل الفتاة، ويأخذ رداً إيجابياً.
Bu nedenle General Malinovski'ye, kenti en kısa zamanda almasını emretti.ولذلك، أمر الجنرال روديون مالينوفسكي بالسيطرة على المدينة بأسرع وقت.
Gitarı almasından 1 hafta sonra ilk bestesini yazdı.وبعد اخذها الجيتار بأسبوع واحد بدأت بعزف أول مؤلفاتها عليه.
De laval icattan etkinlendi ve kendi kendini eğiten Dalén’i basit teknik eğitim alması için cesaretlendirdi.وقد أعجب دي لافال بتعليم دالين لنفسه واختراعه وشجعه على أن يتلقى تعليم أساسي تقني.
İlk başarılı gastrektomi Theodor Billroth tarafından 1881'de kanserli bir mideyi alması ile olmuştur.أول استئصال معدي ناجح أدّاه ثيودور بيلروث في 1881 لسرطان المعدة.
Bana en büyük cezayı versinler, ama konuşma, yürüme özgürlüğümü elimden almasınlar.أطلق سراحي ، وإذا كان العكس ، فلا تطلق سراحي ..
Vizeden muaf olmadıkça ziyaretçilerin vize alması gerekmektedir.دون شرط الحصول على التأشيرة.
Öykü, erkek anlatıcının bir düğün davetiyesi almasıyla başlar.بدءت الحكاية بأخذ الراوى دعوة عُرس .
25 Ocak 2011'de, ABD'de bir milyonun üzerinde sipariş alması sayesinde platin sertifikayla ödüllendirildi.في 25 يناير، 2011، حصل الألبوم على شهادة البلاتينيوم في الولايات المتحدة، تدل على شحن أكثر من مليون نسخة.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.النهي عن التنفس في الكأس.
İnternet bankacılığı, banka müşterilerinin internet üzerinden bankacılık hizmetleri almasına verilen addır.الحوالات المصرفية - حيث يمكن للعملاء إرسال الأموال إلى بنوك خارجية حول العالم.
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.آمل ان تلقنوه درسا جيدا.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.قرر اصدقاء ذياب شراء هديه له بينما قرر هو دعوتهم على العشاء.
Sınavlarda yüksek not almasına rağmen kekemeliği yüzünden öğretmenliğe kabul edilmemiştir.اشتهرت بفنها على الرغم من عدم حصولها على أي شهادة تعليميه.
Jesse James'in intikam almasından korkarak saklandı.يساعد والتر جيسي في الهرب من غضب غاس.
İlk çocuğunun dünyaya gelmesi ve lisans diplomasını alması aynı yıla 1947 yılına denk gelmiştir.مرة ثانية حاول الالتحاق بكلية دار العلوم ليلقى نفس النتيجة التي لقيها عام 1947 م.
Bu pasaport hamillerinin Avrupa Birliği ülkelerine seyahatleri için vize alması gerekmektedir.ومع ذلك ، يعتمد أسلوب حياتهم أيضًا على جواز سفر صادر عن الدولة يحتاجونه لرحلاتهم.
Devlet savcı olarak görev almasının yanı sıra, iki kez Asayiş Devlet Sekreteri olarak görev yapmıştır.شغل منصب نائب مقاطعة لثلات مرات، و شغل منصب النائب العام لمرة واحدة.
Genişleme, aynı zamanda tüm üyelerin Rus silahlarını Rusya ile aynı fiyattan satın almasına izin verecekti.A expansão também permitiria que todos os membros comprassem armas russas ao mesmo preço que a Rússia.
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.Desde o início, Murphy e Falchuk planejado que cada temporada da série iria contar uma história diferente.
Heinrich oğlunun evde 12 yaşına kadar eğitim almasını sağladı.Heinrich educou seu filho em casa até os 12 anos de idade.
John Waters'ın konuk oyuncu olarak dizide yer alması fikri, kısa bir süre ortada dolaştı.A ideia de convidar John Waters para uma participação especial já estava sendo considerada por algum tempo.
1954 yılında pasaportu; Stokholm'de Nobel Kimya Ödülü'nü almasına az bir süre kala geri verildi.O passaporte foi restaurado em 1954, pouco antes de se deslocar a Estocolmo, a fim de receber o Prémio Nobel.
Brezilya'da ünlü bir oyuncunun pornoda yer alması ile bir ilk olmuştur.Foi o primeiro carro no Brasil, a ter um clube online.
Şov Skip Sheffield'ın son sırada yer alması ve elenmesiyle üç eleme ile bitti.O episódio teve três eliminações, com Skip Sheffield ficando na última colocação da votação.
En genç oğlu Henry'e ise toprak satın alması için para verildi.O filho mais novo, Henrique, recebeu dinheiro.
Arapların Mısır ve Suriye'yi alması, Bizans'ın ticaretine zarar verdi ve başkentin tahıl stoğunu etkiledi.A invasão árabe do Egito e da Síria afectou o comércio bizantino e o abastecimento de grão à capital.
Bölümün yazarı ve ilgili sahnenin bölümde yer almasından sorumlu olan Ricky Blitt aslında bir Kanadalıdır.Ricky Blitt, o escritor do episódio e a pessoa responsável pela piada controversa, é canadense.
Saldırı, Avarların kenti alması için en son ve en organize girişimdir.Foi a última e bem-organizada tentativa ávara de tomar a cidade.
Bunun için sorumluluk alması gerektiğini söylese de, bunu yapmakta tereddütlü duruyor.Ela canta que precisa de tomar responsabilidade sobre isso, se bem que pareça hesitante em o fazer.
Corcovado şehir merkezinin batısında yer almasına rağmen hemen hemen şehrin her tarafında görülebilmektedir.O Corcovado situa-se ao oeste do centro da cidade, mas mesmo assim pode ser observado desde longas distâncias.
Şarkının son halini alması 2 ay sürdü.Demora mais de dois minutos para a canção chegar onde deveria chegar.
Dört Nobel ödülü sahibine, Nobel Ödülünü alması amacıyla kendi hükûmetleri tarafından izin verilmedi.Quatro laureados com o Nobel foram proibidos pelo Governo de seu país de aceitar o prêmio.
Keşif için kimlerin kredi alması gerektiği hakkında tartışma devam etmektedir.Houve diferenças de opinião sobre quem deveria receber o crédito por projetar a Rocket.
Kadroda da yer almasına rağmen 7 maçta da yedek kulübesinde kaldı.Chegando aos profissionais, esteve no banco de reservas em sete jogos.
Arapçadaki Allah (el-ilah) kelimesi bu sözcüğün "El" artikeli almasıyla ortaya çıkmıştır.Alá ou Alláh (em árabe: ? الله, transl.
Üzerine yağ dökülmesi, kenenin nefes almasını zorlaştıracaktır.Basta utilizar o bocal para respirar.
Marlon Wayans rolü oynayacaktı ve Batman Daima'da yer alması planlanıyordu.Marlon Wayans foi escalado para o papel, e assinou para aparecer em Batman Forever.
AH-64 Apache'lerin yerini alması beklenmekteydi.Uma AH-64 Apache saudita.
Waters "Sam Hamm onun kesinlikle yer almasını planlıyordu.Repórter de TV: - Inspetor Hammer, isso que o senhor fez era absolutamente necessário?
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.Consegue respirar dentro da água.
Çizilen kadının Venüs olduğu kompozisyonda oğlu Cupid'in da yer alması sayesinde anlaşılıyor.A figura feminina pode ser identificada com Vênus devido à presença do seu filho, Cupido.
Oyuncu Niko'nun Dimitri'den intikam almasıyla ya da onunla anlaşmaya varmasıyla bitmektedir.Fica por conta do jogador a escolha de Niko: matar Dimitri ou realizar o negócio.
Uçak, Douglas DC-3'ün yerini alması amacıyla tasarlanmıştır.Liderou a equipe que projetou o Douglas DC-3.
Düğünlerde gelin alması kendine has bir güzelliğe sahiptir.Depois de casados, eles têm uma bonita lua-de-mel.
Bu tekerlekler, lokomotifin virajları almasını sağlar.Agora essas locomotivas operam vagões de carga para a MRS Logística.