Almanya artık bir düşmanla iki cephede savaşmak zorunda kaldı.Germany no longer had to fight an enemy on two fronts.
Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere saldırdı.German forces attacked British soldiers near Amiens, France.
Alman kuvvetleri, Amiens, Fransa yakınlarında İngiliz askerlere hücum etti.German forces attacked British soldiers near Amiens, France.
İngiliz birlikleri sıkı savaştılar ama Almanları durduramadılar.The British troops fought hard, but could not stop the Germans.
Günden güne Müttefikler Almanları geri püskürttü.Day by day, the Allies pushed the Germans back.
Birçok Alman, müttefiklerin Fransa'daki Calais'ye saldıracağını sanıyordu.Most Germans expected the Allies would attack at Calais, in France.
Verdun Savaşında,Fransız güçleri bir Alman saldırısını durdurdu.At the Battle of Verdun, French forces stopped a German attack.
Almanya, Rusya'nın savaşın dışında kalmasını istiyordu.Germany wanted Russia to stay out of the war.
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ile savaş istemiyordu.Germany did not want war with the United States.
Almanya ve Japonya yenildi.Germany and Japan were defeated.
Para almanın bir yolu onu ödünç almaktı.One way to get money was to borrow it.
Amerikalılar, Almanları şaşırttı.The Americans surprised the Germans.
Alman askerleri Fransa'ya yürüdü.German soldiers marched through France.
Almanya liderleri umudunu kaybediyordu.Germany's leaders were losing hope.
Rusya Almanya ile kendi barış antlaşması imzaladı.Russia signed its own peace treaty with Germany.
Sonra Almanlar yine saldırdı.Then the Germans struck again.
Almanların güçlü savunmaları vardı.The Germans had strong defenses.
Almanya olası bir açlıkla yüz yüze kaldı.Germany faced possible starvation.
Bir hafta sonra, Almanya Polanya'ya saldırdı.A week later, Germany attacked Poland.
Almanya savaş alanında kazanıyordu.Germany was winning on the battlefield.
Başkan Wilson Almanya'nın özrünü kabul etti.President Wilson accepted Germany's apology.
Sonunda, Almanlar geri çekilmeye zorlandı.In the end, the Germans were forced to withdraw.
Almanca kursu bir dönem sürer.The German course lasts one semester.
Helgoland Alman körfezinde bulunmaktadır.Heligoland is located in the German Bight.
O, İngilizce çalışıyor, ama aynı zamanda Almanca çalışıyor.He studies English, but he also studies German.
Almanca dilbilgisi ile ilgili sorunum var.I have trouble with German grammar.
Biz Fransa'da insanları, Almanya'da kitapları araştırıyoruz.In France, we study men, in Germany, books.
Almanca da konuşuluyor mu?Is German spoken too?
Almanlar daha sonra sağ tarafta İngiliz kuvvetlerine saldırdılar.The Germans then attacked the English forces on the right side.
Almanlar salatalık yememeleri konusunda uyarıldı.Germans have been warned not to eat cucumbers.
Almanya bir zamanlar İtalya'nın müttefikiydi.Germany was once an ally of Italy.
Alman arabaları çok popüler.German cars are very popular.
Berlin bir Alman şehridir.Berlin is a German city.
Tom mektubu Franssızcadan Almancaya çevirdi.Tom translated the letter from French into German.
İtalyan, Almanya'da kahvesi için Yunan euro parası ile ödeme yaptı.The Italian paid for his coffee in Germany with Greek euro coins.
O kız Almanca ve İngilizce biliyor.That girl knows German and English.
Üç yıl boyunca okulda ve iki yıl boyunca üniversitede Almanca öğrendim.I learned German for three years in school and two years in university.
Sanırım Almancada gerçekten hiç iyi değilim.I think I'm really not any good at German.
Sanırım Almancam çok iyi değildir.I think my German isn't very good.
Sanırım Almancam gerçekten kötü.I think my German is really bad.
Almanya Avrupa'nın ortasındadır.Germany is in the middle of Europe.
Yakında bir Almanca kursuna kayıt olacağım.I'll soon register for a course in German.
Hans bir Alman adıdır.Hans is a German name.
Tom vitamin almanın gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to take vitamins.
Tom doktorun ona verdiği ilacı almanın gerekli olmadığına karar verdi.Tom decided that it wasn't necessary to take the medicine the doctor had given him.
Sanırım senin bir çift yeni yürüyüş ayakkabıları alman gerekiyor.I think you need to buy a new pair of hiking boots.
Alman arkadaşımın adı Hans.My German friend is called Hans.
Sen Almansın, değil mi?You're German, aren't you?
Almanca dünyadaki en iyi dildir.German is the best language in the world.
Bir konser bileti almana yardım edeceğim.I will help you buy one concert ticket.
2011 Bayanlar Futbol Dünya Kupası, Almanya'nın Frankfurt şehrinde sona erecek.The 2011 Women's Soccer World Cup will end in Frankfurt, Germany.
İki yıl sonra, o çoktan akıcı Almanca konuşuyordu.After two years, she already spoke fluent German.
Hayır efendim, ben Alman'ım.No, Sir, I am German.
Tom mükemmel Rus konuşur ama onun Almancası berbattır.Tom speaks excellent Russian, but his German is abysmal.
Biz pazar günü Almanya'ya uçuyoruz.We are flying to Germany on Sunday.
Ben Almancama odaklanıyorum!I'm focusing on my German!
Almanya'da hiç kimse böyle konuşmaz.Nobody speaks like this in Germany.
Senin o işi almanın harika olduğunu düşünüyorum.I think it's great that you got that job.
Berlin Almanya'nın başkentidir.Berlin is the capital of Germany.
Almanya'nın kışları İtalya'nınkilerden daha soğuktur.Germany's winters are colder than Italy's.