O, Almanya'daki arkadaşlarından birine mektup yazmamı rica etti.She asked me to write a letter to a friend of hers in Germany.
Babam Almanca mektubu Japoncaya çevirdi.Father translated the German letter into Japanese.
Babam çok geçmeden Almanya'dan geri gelecek.Father will come back from Germany before long.
Tek yapmanız gereken şey boşa harcadığınız zamanı geri almanızdır.All you need to do is get back the time you have wasted.
Eğer İsviçre'yi ütülersen Almanya'dan daha büyük olurdu.If you ironed Switzerland, it would be bigger than Germany.
Öğretmenin önünde oturan kız öğrenci Almanyalıdır.The female student that sat in front of the teacher is from Germany.
Kuzey Almanya'da, Güney Almanya'dan daha fazla bozkır vardır.There is more moorland in Northern Germany than in Southern Germany.
Kuzey Almanya'da, Güney Almanya'dan daha fazla putperest vardır.There are more pagans in Northern Germany than in Southern Germany.
O, Almanca dersinden sonra yorgun hissediyor.He's feeling tired after German class.
İngilizce çalışır ama üstelik Almanca da çalışıyor.He studies English, but he's also studying German.
Gelecek periyot Almanca bir testtir.Next period is a German test.
Onlar onun Almanya'da doğduğunu söylüyorlar.They say that he was born in Germany.
Hayat Almanca öğrenmek için çok kısa.Life is too short to learn German.
Siz Almansınız, değil mi?You're Germans, aren't you?
Alman takımı kaybetti ve şimdi üzgünüm.The German team lost and now I am sad.
Ren, Fransa ve Almanya arasında akar.The Rhine flows between France and Germany.
Pekâlâ. Diğer on beş Almanca cümleyi tercüme edip, ondan sonra ayrılacağım.All right. I'll translate another fifteen sentences in German, and then leave.
Otto Lilienthal bir Alman mühendis ve girişimciydi.Otto Lilienthal was a German engineer and entrepreneur.
Trier, Almanya'daki en eski kenttir.Trier is the oldest city in Germany.
Almanca konuşuyor musun?Do you speak German?
İngilizce ve Almanca iki ilgili dildir.English and German are two related languages.
İngilizce ve Almanca ortak bir soyu paylaşırlar.English and German share a common ancestor.
İngilizce, Almanca'nın kardeş dilidir.English is a sister language of German.
Jessie Fransızcayı kötü; Almancayı daha da kötü konuşuyordu.Jessie spoke bad French and worse German.
" Almanca biliyor musunuz? " "Hayır, bilmiyorum""Do you speak German?" "No, I don't."
Bana göre Almanca dünyadaki en iyi dildir.In my opinion, German is the best language in the world.
Bence, Almanca dünyadaki en iyi dildir.In my opinion, German is the best language in the world.
O İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşuyor?Does she speak English, French or German?
Almanca konuşmuyorum.I don't speak German.
O Fransızcayı Almancadan daha çok sever.He likes French more than German.
Almanca dersleri haftada iki kez yapılmaktadır- Pazartesi ve Çarşamba günleri.German classes are held twice a week - on Mondays and Wednesdays.
Anne, bana bir nar almanı istiyorum!Mommy, I want you to buy me a pomegranate!
Anne, bana bir el bombası almanı istiyorum.Mommy, I want you to buy me a grenade!
Almanca konuşur musun?Do you speak German?
Almanca konuşmak istiyorum.I want to speak German.
Almancada isimler her zaman büyük harflerle yazılırlar.In German, nouns are always capitalised.
Almanya'da parlamenter demokrasi vardır.Germany is a parliamentary democracy.
Almanya, Hollanda ile aynı sınırı paylaşır.Germany shares a border with the Netherlands.
Almanların espri anlayışı yok mu? Bunu komik bulmuyorum!Germans have no sense of humour? I don't find that funny!
Konrad Adenauer Federal Almanya Cumhuriyeti'nin ilk başbakanıdır.Konrad Adenauer was the first chancellor of the Federal Republic of Germany.
Almanya, Fransa ile bir sınır paylaşmaktadır.Germany shares a border with France.
Alman böreklerini çok seviyorum.I like German doughnuts a lot.
Alman taçlarını çok seviyorum.I like German crowns a lot.
Kitabı almana gerek yoktu.You didn't need to buy the book.
Ne yazık ki neredeyse hiç Almanca konuşamıyorum.Unfortunately I hardly speak any German.
Almanya'da KDV yüzde 19'dur.The VAT in Germany is 19 per cent.
Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
Almanya'yı harita üzerinde saptayamıyorum bile! Utanıyorum!I'm not even capable of pinpointing Germany on a map! I'm ashamed!
Alman otomobil endüstrisi mükemmel arabalar üretir.The German auto industry produces excellent cars.
Dünyanın en büyük hayvanat bahçesi Berlin, Almanya'da yer almaktadır.The world's largest zoo is in Berlin, Germany.
Doktoru arayıp randevu almanız gerekir.You have to call the doctor and make an appointment.
Ben Alman imla reformundan yanayım.I am in favor of a German orthographic reform.
Gerçekten bu anlaşmayı yazılı olarak kayıt altına almanız gerekir.You really should get this agreement down in writing.
Almanya'da İtalyan Mafyası hafife alınan bir sorundur.In Germany, the Italian mafia is an underestimated problem.
Belki Almanca çalışmalıyım.Maybe I should study German.
Sarhoşum ama hâlâ Almanca konuşabiliyorum.I'm drunk, but I can still speak German.
Bir kez daha Almanca konuşmak için yeterince sarhoş musun?Are you drunk enough to speak German once again?
Almanca'yı Romen diline çevirmeye çalışalım.Let's try to convert German into a Romance language.
Onlar Almanya'ya karşı çıktı.They turned against Germany.
Onlar Almanya'yı sert bir biçimde cezalandıracak bir antlaşma talep ettiler.They demanded a treaty that would punish Germany severely.