Randevu almama yardım sağlayabilir misin?Can you help me get a date?
Ailem bana yabancılardan hediye almamamı öğretti.My parents taught me not to take gifts from strangers.
Geçen hafta baktığım o evi satın almamaya karar verdim.I've decided not to buy that house I looked at last week.
Tom, Mary'ye John'ın eski bilgisayarını almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to buy John's old computer.
Tom, Mary'ye o mağazadan bir şey almamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to buy anything from that store.
Tom aptal. Onu fazla ciddiye almamalısın.Tom is a fool. You shouldn't take him so seriously!
Tom her pazartesi onun bisikletini ödünç almama izin veriyor.Tom has been allowing me to borrow his bicycle every Monday.
Bir araba almama gerek yok.I don't need to buy a car.
Tom bu arabayı almama yardım etti.Tom helped me buy this car.
Tom bunu satın almamalıydı.Tom shouldn't have bought that.
Bunu yapmak çok fazla zamanınızı almamalı.Doing that shouldn't take too much of your time.
Tom'un, arabasını ödünç almama izin vereceğini sanmıyorum.I don't think Tom would let me borrow his car.
Tom'a Mary'nin eski bilgisayarını almaması gerektiğini söyledim.I told Tom he shouldn't buy Mary's old computer.
Tom'a kullanılmış bir araba satın almamasını söyledim.I told Tom not to buy a used car.
Tom'a Mary'nin eski bilgisayarını satın almamasını söyledim.I told Tom not to buy Mary's old computer.
Tom'a Mary'den çok fazla borç para almamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to borrow too much money from Mary.
Tom'a o mağazadan hiçbir şey satın almamasını söyledim.I told Tom he shouldn't buy anything from that store.
Sami onu kişisel olarak almaması gerekir.Sami shouldn't take it personally.
Bunu yapmam uzun süremi almamalı.It shouldn't take me long to do that.
Tom asla Mary'den borç almamalıydı.Tom should never have borrowed money from Mary.
Tom'dan hiç borç para almamalıydım.I never should've borrowed money from Tom.
Bana ikinci el araba almamayı tavsiye etti.He advised me not to buy a secondhand car.
Onun arabasını ödünç almamalıydın.You shouldn't have borrowed his car.
Onu almamamı söyledi bana.He told me that I shouldn't buy that.
Bunu yapmanın çok zaman almaması lazım.It shouldn't take too long to do that.
Bunu çok ciddiye almamalısınız."You shouldn't take it too seriously."
HTC Mozart'ın 7.8 Güncellemesi'ni alıp almamasına dair çok sayıda spekülasyon vardı.There was a lot of speculation whether HTC Mozart was to get the 7.8 Update.
Ancak Kıbrıs Türkleri, Aralık 1963'ten beri yönetimde yer almamaktadırlar.However, the Turkish Cypriots have not participated in the government since December 1963.
Birçok ülkenin tersine Bhutan halk müziği, popüler müzik içinde yer almamaktadır.Unlike many countries, Bhutanese folk music is almost never incorporated into popular music.
O sırada sunulan bu fareyi satın almamanın tek yolu Mac Mini'ti.The only option to not purchase this mouse offered at the time was with the Mac Mini.
ABD hükümeti Bağdat’ın işgal edilmesinin ardından müzenin güvenliğini almamakla suçlanmıştır.The U.S. government was criticised for doing nothing to protect the museum after occupying Baghdad.
Sonuç olarak AMD gibi yapımcılar saat hızını bir performans göstergesi olarak almamaktadırlar.As a result, manufacturers have moved away from clock speed as a measure of performance.
Renkhapsinin başka bir sonucu da gluonların hadronlar arasındaki nükleer kuvvette rol almamasıdır.One consequence is that gluons are not directly involved in the nuclear forces between hadrons.
El almaz: Mümkün olabildiğince az el almak veya en iyisi hiç el almamaktır.It is therefore recommended to give as much as you can afford, no more and no less.
Kupa Almaz ♥ suitten mümkün olabildiğince az veya en iyisi hiç ♥ almamaktır.No longer feminine or cute, she makes herself as unattractive as possible.
Kanserli kişiler burun spreyi aşısı almamalıdır.People with cancer should not receive the nasal spray vaccine.
Trinh, okuyucunun, alınan bilgiyi almamasını öneriyor ve gerçekliği yapılandırıyordu.Trinh proposes to the reader to unlearn received knowledge and ways of structuring reality.
Gönüllülük esasına dayanan oluşumda, yöneticiler bir ücret almamaktadır.If subjects do not obey, leaders have no power.
Ancak, uluslararası sürümde "Run"ın video klibi yer almamaktadır.But I won't be on the live commentary roster.
Bandai veya Namco şirketleri tarafından çıkartılan oyunlar bu listede yer almamaktadır.Games published by Bandai or Namco prior to the merger are not listed here.
Ordusunun hasar almaması için Sultan Mehmed barış talebini kabul etti.Sultan Mehmet accepts the peace, because he does not want his armies to be harmed unnecessarily.
NATO'nun resmî yapısında yer almamaktadır.It is not, though, part of the formal NATO structure.
Bazıları ise müstehcen sözlerinden dolayı albümde yer almaması yorumunda bulundu.Some members were even reluctant about actually having it on the album.
23:26 İşçi yiyeceğinden fazlasını almamalı Deut.23:26 The worker must not take more than he can eat — Deut.
Oyunun Team Deathmatch modunda araçlar yer almamaktadır.It is designed to support non-team Deathmatch modes.
"Orda Olmak" adlı şarkı Orda Olmak albümünde yer almamaktadır.Ironically, the title song "Let's Get Lost" isn't on this album.
Son İki: Son iki eli almamaktır.6th hand - No Last - The aim is not to win the last 2 tricks.
Bunun dışında arabalar hiçbir şekilde hasar almamaktadır.Unfortunately, the cars have not been completely trouble-free.
Kâr amacı olmayan İYAD ulusal veya uluslararası hiçbir kuruluştan maddi destek de almamaktadır.A director must not accept financial or non financial benefits from third parties.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.The ultimate empowerment of customers is to ask them not to buy.
-Bu Sunbae bunu almama yardım etti. ...Ha Ni Sunbae, acele et!That sunbae helped me get this. Ha Ni Sunbae, hurry up!
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.It just tells you, well let's say you decided not to buy the house.
Çünkü öç almama yardım etmedin. ama o benim için büyülü suyu çalmaya gönüllü oldu.Because you didn't help me to take revenge. And she was willing to steal the Water for me.
Kurtuluş çok fazla zaman almamalı.Survival should not take a lot of time.
Dikkate almamak.Not minding.
Resmi eğitim almama rağmen büyük ölçüde otodidaktım.I'm pretty much self-educated, although I've had some formal training.
Soğuk almamaya dikkat et.Watch out for colds
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.You know, you're not supposed to take long, warm showers.
Bu kararı bu kadar kolay almamalıydım.I shouldn't have made the decision so easily.
Şimdi, değerlendirmedeki son soru, bu dersi alıp almamanıza ilişkin.The last question for the evaluation is should you take the class or not?