Ana içeriğe geç
Sözlük

alma ile cümle

alma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O, ondan bir cevap almadı.She got no answer from him.
O, onu rüşvet almaya ikna etti.She talked him into accepting the bribe.
O, onu yeni bir ev alması için ikna etti.She talked him into buying a new house.
O, onu ona elmas bir yüzük alması için ikna etti.She talked him into buying her a diamond ring.
O, onu, ona inci bir gerdanlık alması için ikna etmeye çalıştı.She tried to persuade him to buy her a pearl necklace.
Ona onun tarafından arkadaşlarından borç para almaması tavsiye edildi.She was advised by him not to borrow money from his friends.
Köpeğini besleyecek bir şey almak için biraz paraya ihtiyacı vardı.She needed some money to buy something to feed her dog.
Sanırım o sorun için sorumluluk almamın zamanıdır.I think it's time for me to accept responsibility for that problem.
Sanırım uygun bir kamera almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy a decent camera.
Sanırım makul bir araba almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy a decent car.
Sanırım yeni bir ev almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy a house.
Sanırım yeni bir kamera almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy a new camera.
Sanırım yeni bir araba almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy a new car.
Sanırım kızıma uygun bir bilgisayar almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy my daughter a decent computer.
Sanırım oğluma bir araba almamın zamanıdır.I think it's time for me to buy my son a car.
Sanırım benim bir köpek almamın zamanıdır.I think it's time for me to get a dog.
Sanırım yeni bir eposta adresi almamın zamanıdır.I think it's time for me to get a new email address.
Sanırım yeni bir çift gözlük almamın zamanıdır.I think it's time for me to get a new pair of glasses.
Sanırım kendi yerimi almamın zamanıdır.I think it's time for me to get my own place.
Sanırım sorumluluklarımı ciddiye almaya başlamamın zamanıdır.I think it's time for me to start taking my responsibilities seriously.
Param olmasaydı bir ev almazdım.If I didn't have money I wouldn't have a house.
Almanlar salatalık yememeleri konusunda uyarıldı.Germans have been warned not to eat cucumbers.
Almamı istiyorsan seni işten alabilirim.I can pick you up from work if you want me to.
Andrina'nın işleri ciddiye almadığını bilirim ama kendisi harika bir arkadaş.I know Andrina doesn't take things seriously, but she is a wonderful friend.
O kitabı satın almadım.I didn't buy that book.
Almanya bir zamanlar İtalya'nın müttefikiydi.Germany was once an ally of Italy.
Kısa sürede vize almak imkansız olacak.It'll be impossible to get a visa on short notice.
O, yeni bir bisiklet almayı planlıyor.He plans to buy a new bicycle.
O, yeni bir bisiklet almaya niyetlidir.He intends to buy a new bicycle.
Evim o köprünün diğer tarafında yer almaktadır.My house is situated on the other side of that bridge.
Alman arabaları çok popüler.German cars are very popular.
Arabamı ödünç almak istediğin zaman yapman gereken tek şey istemektir.Any time you want to borrow my car, all you have to do is ask.
O mağazadan bir bilgisayar almayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about buying a computer from that store?
O eski arabayı satın almayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about buying that old car?
Bir ev almaya gücüm yeter yetmez, alacağım.As soon as I can afford to buy a house, I will.
İyi bir video kamera alır almaz, online koymak için videolar yapmaya başlayacağım.As soon as I can get a decent video camera, I'll start making videos to put online.
Size sizi niçin işe almadığımızın nedenleri söylenildi mi?Have you been told the reasons why we didn't hire you?
Ben bir kredi almayı gerekli buldum.I found it necessary to get a loan.
Yardım almayı gerekli buldum.I found it necessary to get assistance.
Sanırım karıma ev almalıyım.I guess I should get home to my wife.
Sanırım hanıma ev almalıyım.I guess I should get home to the missus.
Sanırım eşime ev almalıyım.I guess I should get home to the wife.
Sanırım yiyecek bir şey almaya gitmeliyiz.I guess we should go get something to eat.
Yiyecek bir şey almalıyım.I need to get something to eat.
Almaya gücüm yeter yetmez yeni bir araba almayı planlıyorum.I plan to buy a new car as soon as I can afford one.
Ben, ulusal hükümetten herhangi bir yardım almamızın çok olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that we'll ever get any help from the national government.
Bu ilacı ne sıklıkta almam gerektiğinden emin değilim.I'm not sure how often I should be taking this medicine.
Satın almak istediğim şeylerin bir listesini yaptım.I've made a list of things I'd like to buy.
Kısa sürede yiyecek bir şey almazsak, hepimiz açlıktan öleceğiz.If we don't get something to eat soon, we'll all starve to death.
Benim koçum günde 8.000 kalori alır ve asla kilo almaz.My coach eats 8,000 calories a day and never gains weight.
Doktorum bana aspirin almayı bırakmamı söyledi.My doctor told me to quit taking aspirin.
Biraz yardım almak ne kadar sürer?What does it take to get a little help?
Burada hizmet almak için ne gerekir?What does it take to get some service here?
Ne tür insan okuldan sonra çocuklarını almayı unutur.What kind of person would forget to pick their children up after school?
Ne tür eğitim almaktasın?What kind of training have you had?
Yiyecek bir şey almak için neden dışarı çıkmıyoruz?Why don't we go out and get something to eat?
Dışarı çıkmak ve yiyecek bir şey almak ister misin?Would you like to go out and get something to eat?
Kız arkadaşının İphonunu ödünç almasına izin vermemelisin.You shouldn't let your girlfriend borrow your iPhone.
Yarın bir cep telefonu satın almayı planlıyorum.I'm planning to buy a mobile phone tomorrow.
Bir tane almalıyım.I need to get one.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
alma ile cümle - Sayfa 20 - alma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App