Ana içeriğe geç
Sözlük

alma ile cümle

alma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İngiliz birlikleri sıkı savaştılar ama Almanları durduramadılar.The British troops fought hard, but could not stop the Germans.
Günden güne Müttefikler Almanları geri püskürttü.Day by day, the Allies pushed the Germans back.
Birçok Alman, müttefiklerin Fransa'daki Calais'ye saldıracağını sanıyordu.Most Germans expected the Allies would attack at Calais, in France.
Verdun Savaşında,Fransız güçleri bir Alman saldırısını durdurdu.At the Battle of Verdun, French forces stopped a German attack.
Almanya, Rusya'nın savaşın dışında kalmasını istiyordu.Germany wanted Russia to stay out of the war.
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ile savaş istemiyordu.Germany did not want war with the United States.
Almanya ve Japonya yenildi.Germany and Japan were defeated.
Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.No man received enough votes to win the nomination.
Adayların hiçbiri oy çoğunluğunu almadı.None of the candidates got a majority of the votes.
Para almanın bir yolu onu ödünç almaktı.One way to get money was to borrow it.
Amerikalılar, Almanları şaşırttı.The Americans surprised the Germans.
Alman askerleri Fransa'ya yürüdü.German soldiers marched through France.
Almanya liderleri umudunu kaybediyordu.Germany's leaders were losing hope.
Yiyecek almak için hiçbir yer yoktu.There was no place to buy food.
Rusya Almanya ile kendi barış antlaşması imzaladı.Russia signed its own peace treaty with Germany.
Sonra Almanlar yine saldırdı.Then the Germans struck again.
Almanların güçlü savunmaları vardı.The Germans had strong defenses.
Muammer Kaddafi yara almadan kurtuldu.Muammar Kaddafi escaped unharmed.
Almanya olası bir açlıkla yüz yüze kaldı.Germany faced possible starvation.
Bir hafta sonra, Almanya Polanya'ya saldırdı.A week later, Germany attacked Poland.
Almanya savaş alanında kazanıyordu.Germany was winning on the battlefield.
Jackson mektubuna bir cevap almadı.Jackson received no answer to his letter.
Başkan Wilson Almanya'nın özrünü kabul etti.President Wilson accepted Germany's apology.
Sonunda, Almanlar geri çekilmeye zorlandı.In the end, the Germans were forced to withdraw.
Risk almayan insanların, hiç problemi olmazdı.People who never take risks have never had any problems.
Bu konuşmada yer almadım.I didn't participate in the conversation.
O elbiseyi almak için parayı nereden aldın?Where did you get the money to buy that dress?
Fazla kazanmak için fazla risk almak zorundasın.You have to risk big in order to win big.
Bir teflon kaplı tava almalıydın.You should have bought a Teflon-coated pan.
Altı yıl okulda İngilizce eğitimi almama rağmen, çok iyi İngilizce konuşmam.I don't speak English well even though I took it for six years at school.
İnsanlar, bu dükkândan süt almaz.People don't buy milk from this store.
O yirmi sekiz yaşına kadar ehliyet almadı.He didn't get a driving licence until he was twenty-eight.
Hükümet ateşli silah ihracatını yeniden ele almaktadır.The government has been reconsidering its firearms exportation.
Almanca kursu bir dönem sürer.The German course lasts one semester.
Çok yoruldum! Ben sadece eve gitmek, bir banyo almak ve yatmak istiyorum.I'm exhausted! I just want to go home, take a bath, and go to bed.
Helgoland Alman körfezinde bulunmaktadır.Heligoland is located in the German Bight.
O, İngilizce çalışıyor, ama aynı zamanda Almanca çalışıyor.He studies English, but he also studies German.
Almak istersen, önce vermeyi öğrenmelisin.If you wish to take, you must first learn to give.
Almanca dilbilgisi ile ilgili sorunum var.I have trouble with German grammar.
Biz Fransa'da insanları, Almanya'da kitapları araştırıyoruz.In France, we study men, in Germany, books.
Her neyse, daha fazla zamanını almayacağım.Anyway, I won't take up any more of your time.
O ne almadı?What did he not buy?
Kahveyi çok fazla sevmem ama arada bir bir fincan almaya eğilimliyim.I don't like coffee too much, but I tend to have a cup once in a while.
Almanca da konuşuluyor mu?Is German spoken too?
Almanlar daha sonra sağ tarafta İngiliz kuvvetlerine saldırdılar.The Germans then attacked the English forces on the right side.
Asla bir arabayı ödünç alma.Never borrow a car.
Birkaç kartpostal almak istiyorum.I would like to buy some postcards.
Yiyecek almalıyım.I must buy groceries.
Thomas onu çok zeki olarak dikkate almadı.Thomas didn't consider him very intelligent.
O, ona arkadaşlarından ödünç para almamasını tavsiye etti.She advised him not to borrow money from his friends.
O ona kullanılmış araba almamasını tavsiye etti fakat o onun tavsiyesini dinlemedi.She advised him not to buy a used car, but he didn't follow her advice.
Ona ona kullanılmış bir araba almamasını tavsiye etti.She advised him not to buy a used car.
O ona o ilacı almayı durdurmasını tavsiye etti.She advised him to stop taking that medicine.
O, ona ilacı almasını tavsiye etti.She advised him to take the medicine.
O, ona parayı alması için nasihat etti.She advised him to take the money.
Yeni bir elbise satın almak için o ondan biraz para istedi.She asked him for some money to buy a new dress.
Kendisine yeni bir araba satın alması için onu ikna edemedi.She couldn't convince him to buy her a new car.
O onun pahalı bir nişan yüzüğü almasını istemiyor.She doesn't want him to buy an expensive engagement ring.
O, onun ona pahalı bir hediye almasını umuyordu.She expected him to buy her an expensive gift.
O, onun rüşvet almasını umuyordu.She expected him to take the bribe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod