Almanların espri anlayışı yok mu? Bunu komik bulmuyorum!Germans have no sense of humour? I don't find that funny!
Yanına bir şemsiye almayı unutma.Don't forget to take an umbrella with you.
3000 adet satın almayı kabul ederseniz yüzde 3 indirim yapacağız.If you agree to buy 3,000 of them, we'll give you a 3 percent discount.
Konrad Adenauer Federal Almanya Cumhuriyeti'nin ilk başbakanıdır.Konrad Adenauer was the first chancellor of the Federal Republic of Germany.
Almanya, Fransa ile bir sınır paylaşmaktadır.Germany shares a border with France.
Alman böreklerini çok seviyorum.I like German doughnuts a lot.
Alman taçlarını çok seviyorum.I like German crowns a lot.
Maaşımı alır almaz sana geri ödeyeceğim.I'll pay you back once I receive my salary.
Kitabı almana gerek yoktu.You didn't need to buy the book.
Ne yazık ki neredeyse hiç Almanca konuşamıyorum.Unfortunately I hardly speak any German.
Bir köpeğin koku alma duygusu, bir insanınkinden çok daha keskindir.A dog's sense of smell is much keener than a human's.
Hepimiz öğretmenimize bir doğum günü hediyesi almak için para verdik.We all chipped in to buy our teacher a birthday present.
Bazı çıkartmalar satın almak istiyorum.I'd like to buy some stickers.
O işi almak her şeyi yapmaya istekli olurdum.I'd be willing to do anything to get that job.
Yaşamaktan akıl almaz derecede bıktım.I'm incredibly sick of living.
Almanya'da KDV yüzde 19'dur.The VAT in Germany is 19 per cent.
Nasıl çalıştığını anlamak için ayrı şeyler almayı isterim.I like to take things apart to see what makes them tick.
Biz onu yurt dışından satın almak zorundayız.We have to buy it from abroad.
Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
Biraz temiz hava almak için yürüyüşe çıktım.I went out for a walk to get some fresh air.
Bir lastik sırtını kaybederse, yeni bir tane alma zamanıdır.When a tire loses its tread, it's time to buy a new one.
Almanya'yı harita üzerinde saptayamıyorum bile! Utanıyorum!I'm not even capable of pinpointing Germany on a map! I'm ashamed!
Bunlardan birini satın almalıyım.I must buy one of these.
Bilgisayarımı almak için yüz dolar ödemek zorunda kaldım.To buy my computer, I had to pay €100.
Yarın bu kitabı satın almayı unutmamak zorundayım.I have to remember to buy this book tomorrow.
Derste "C" nin üstünde almak zorundasın.You have to get above a "C" in the class.
Tom yeni işi almaya karşı.Tom is against taking the new job.
Aile bir ev satın almak istiyor.The family wants to buy a house.
Mary bir elbise satın almak istiyor.Mary wants to buy a dress.
Adam parayı almadığını iddia etti.The man claimed he didn't take the money.
Malibu Güney Kaliforniya kıyısında yer almaktadır.Malibu is on the coast of Southern California.
Onlar bir hediye almak için paralarını birleştirdi.They combined their money to buy a present.
Onlar yeni bir araba satın almayı ertelediler.They delayed buying a new car.
Masanın tozunu almamız gerekir.We need to dust the desk.
Bir zürafa yiyeceğini almak için boynunu uzatır.A giraffe extends its neck to get food.
Tom parayı almakla suçludur.Tom was guilty of taking the money.
Tom parayı almakla suçluydu.Tom was guilty of taking the money.
Yarım kek almak istiyorum.I'd like to buy half a cake.
Bu termit tepesi Tanzanya'da yer almaktadır.This hill of termites is located in Tanzania.
Alman otomobil endüstrisi mükemmel arabalar üretir.The German auto industry produces excellent cars.
Mary, kız kardeşinin elbiselerini ödünç almasına izin vermez.Mary does not let her sister borrow her clothes.
Baba, lütfen arabayı ödünç almama izin verir misin?Dad, will you please let me borrow the car?
Tom parayı almak için uzandı.Tom lied about taking the money.
Tom bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.Tom took out a loan in order to buy a car.
Mortgage insanların ev satın almak için kullanabileceği bir borç türüdür.A mortgage is a kind of loan that people can use to buy a house.
Hemşire "Daha iyi olmak için tüm bu ilaçları almak zorundasın" dedi."You have to take all this medicine to get better," said the nurse.
Onların ev alma önerisi reddedildi.Their offer to buy the house was rejected.
Çift, bir ev satın almak istiyor.The couple wants to purchase a home.
Tom'un üniversitedeki amacı derece almak.Tom's purpose in college is to get a degree.
Kumarbazlar risk almayı severler.Gamblers enjoy taking risks.
Çiftliğimiz kırsal Nebraska'da yer almaktadır.Our farm is located in rural Nebraska.
Amerika'da güvenlik güçlerinin bilgi almak için işkence yapması yasal değildir.It is illegal in the United States for law enforcement to use torture to get information.
ABD'de, onlardan bilgi almak için insanlara işkence yapmak yasaktır.In the U.S., it is illegal to torture people in order to get information from them.
Benim doğduğum yer büyük bir şehre yaklaşık 20 dakikalık mesafede yer almaktadır.My hometown is located about 20 minutes from a large city.
Mary oğlunun bir şemsiye alması için ısrar etti.Mary urged her son to take an umbrella.
Birçok ülkelerde öğretmenler yüksek ücretler almaz.In most countries, teachers do not receive high wages.
Mary elbiseyi alıp almayacağına karar veremiyor.Mary can't decide whether or not to buy the dress.
Dünyanın en büyük hayvanat bahçesi Berlin, Almanya'da yer almaktadır.The world's largest zoo is in Berlin, Germany.
Onu satın almadan önce arabayı denemek ister misiniz?Would you like to try the car before buying it?
Doktoru arayıp randevu almanız gerekir.You have to call the doctor and make an appointment.