Ana içeriğe geç
Sözlük

alma ile cümle

alma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Pekâlâ. Diğer on beş Almanca cümleyi tercüme edip, ondan sonra ayrılacağım.All right. I'll translate another fifteen sentences in German, and then leave.
Ben onun yeni bir sözlük satın almak istediğini düşünüyorum.I think that he wants to buy a new dictionary.
Otto Lilienthal bir Alman mühendis ve girişimciydi.Otto Lilienthal was a German engineer and entrepreneur.
Bu otel bir tepenin üzerinde yer almaktadır.This hotel is situated on a hill.
Trier, Almanya'daki en eski kenttir.Trier is the oldest city in Germany.
Senin yardımını almadan onu bitiremeyeceğiz.I won't be able to finish it unless I receive your help.
Eşim için bir hediye almak istiyorum. Bir eşarp düşündüm.I would like to buy a present for my wife. I thought about a scarf.
Bir harita satın almak istiyorum.I'd like to buy a map.
Günün menüsünü almak istiyorum.I'd like to buy menu of the day.
Almanca konuşuyor musun?Do you speak German?
Jane onu satın almaktan vazgeçti.Jane ended up not buying it.
İngilizce ve Almanca iki ilgili dildir.English and German are two related languages.
İngilizce ve Almanca ortak bir soyu paylaşırlar.English and German share a common ancestor.
İngilizce, Almanca'nın kardeş dilidir.English is a sister language of German.
Jessie Fransızcayı kötü; Almancayı daha da kötü konuşuyordu.Jessie spoke bad French and worse German.
İş işten geçtikten sonra önlem almak için çok geç.It's too late to shut the stable door after the horse has bolted.
Konjac yerken asla kilo almazsın.Eating konjac, you will never gain weight.
Bugün bazı malzemeler almaya gideceğim.I'm going to go buy some materials today.
O soğuk almamak için bir kazak giydi.She put on a sweater so she wouldn't catch a cold.
Satın almayı planladığın araba kaç para?How much is the car that you're planning to buy?
" Almanca biliyor musunuz? " "Hayır, bilmiyorum""Do you speak German?" "No, I don't."
Bana göre Almanca dünyadaki en iyi dildir.In my opinion, German is the best language in the world.
Bence, Almanca dünyadaki en iyi dildir.In my opinion, German is the best language in the world.
O İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşuyor?Does she speak English, French or German?
Aspirin almak istiyorum.I would like to buy some aspirin.
Almanca konuşmuyorum.I don't speak German.
Böyle bir şey satın almadığıma memnun oldum.I'm glad that I didn't buy something like this.
Ben, İngilizce konuşabilen birini işe almayı düşünüyorum.I plan to hire someone who can speak English.
Risk almaktan nefret ederim.I hate taking risks.
Polisler rüşvet almamalı.Police shouldn't take bribes.
Onu bir kalem satın almayı düşünüyorum.I plan to buy him a pen.
Onu istasyondan almamı rica etti.She asked me to pick her up at the station.
Kilo almamalısın.You must not put on weight.
O Fransızcayı Almancadan daha çok sever.He likes French more than German.
Bu sınıf için bir kitap satın almamız gerekli olacak mı?Will it be necessary for us to buy a book for this class?
Onu, o kadar ciddiye alma.Don't take it so seriously.
Hiç dikkate alma.Don't pay it any heed.
Almanca dersleri haftada iki kez yapılmaktadır- Pazartesi ve Çarşamba günleri.German classes are held twice a week - on Mondays and Wednesdays.
Anne, bana bir nar almanı istiyorum!Mommy, I want you to buy me a pomegranate!
Anne, bana bir el bombası almanı istiyorum.Mommy, I want you to buy me a grenade!
Beyaz güzel bir elbise almaktansa bekâr olmaktan yararlanmayı tercih ediyor.She would rather take advantage of being single than buy a beautiful white dress.
Yolculuğumuzun yarısında yanımıza yeteri kadar para almadığımızı fark ettik.Midway through our trip we realized that we hadn't brought enough money.
Lütfen onu satın alma.Please do not buy it.
Hangi çocuklar! Sen onları şeker almak için gönderdin ve bir köpekle döndüler!What children! You send them to get candy and they return with a dog!
Almanca konuşur musun?Do you speak German?
Almanca konuşmak istiyorum.I want to speak German.
Bu oda için yeni bir halı satın almamız gerekiyor.We need to buy a new rug for this room.
Rakibini hafife alma.Don't underestimate your opponent.
Diyetime rağmen, bir dilim çikolatalı kek almaktan kendimi alamadım.In spite of my diet, I couldn't help taking a slice of chocolate cake.
Para mutluluğu satın almaz.Money doesn't buy happiness.
Yarına kadar cüzdanımı geri almazsam, çok canlar yanacak.If I don't get my wallet back by tomorrow, heads will roll!
Bir insanın canını almak her zaman mı yanlış?Is it always wrong to take a human life?
Nem oranı yüksek olduğunda nefes almak zordur.It's difficult to breathe when humidity is high.
Yeni bir araba almak için bir fırsatım yok.I don't have an opportunity to get a new car.
Kaçmış bir atı yakalamak söylenmiş bir sözü geri almaktan daha kolaydır.It is easier to catch an escaped horse than to take back an escaped word.
Almancada isimler her zaman büyük harflerle yazılırlar.In German, nouns are always capitalised.
Af istemek izin almaktan daha kolaydır.It's easier to ask for forgiveness than to get permission.
Almanya'da parlamenter demokrasi vardır.Germany is a parliamentary democracy.
Almanya, Hollanda ile aynı sınırı paylaşır.Germany shares a border with the Netherlands.
Bir duş almak zorundayım.I have to take a shower.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod