Ana içeriğe geç
Sözlük

almaş ile cümle

almaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer ortalama bir insanın kaç tane Advil alması gerektiğini bulmaya çalışsaydım harika olurdu -- iki.Удивительный факт: если спросить, сколько таблеток Адвила должен принимать "средний" человек, вам ответят — 2.
Eğer ortalama bir insanın kaç tane Advil alması gerektiğini bulmaya çalışsaydım harika olurdu -- iki.Це чудовий метод, якщо я хочу порахувати, скільки таблеток знеболювального має пити пересічна людина - дві.
Eğitim ücretsizdir. Yine de, lise kitaplarını kendinizin alması gerekir.高中不收取学费。高中教育是免费的。您必须自行购买教科书。书籍的价格比较昂贵。您也可购买价格低廉的二手书。您还必须购买手提电脑。
Elimizde bu parça var %75'le %75 bir saniye şunu kopyalayayım da çok vakit almasın그렇게 하면 이게 남는 거에요. 75% 곱하기 75%, 또 이걸 복사해서 붙여 넣으면,
Elimizde bu parça var %75'le %75 bir saniye şunu kopyalayayım da çok vakit almasınTakže to bude to, co dostaneme, to bude 75 % krát 75 %... zkopíruju to a vložím, ať to nezabere věčnost.
Elimizde bu parça var %75'le %75 bir saniye şunu kopyalayayım da çok vakit almasınTo będzie to co zostanie nam na końcu.
Elimizde bu parça var %75'le %75 bir saniye şunu kopyalayayım da çok vakit almasınאז זה הולך להיות מה שאנחנו יש הפסקת עם, זה הולך להיות 75%, פעמים 75 % (ותן לי העתק והדבק את זה)
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.2つ目として エマに伝えたのは 都会派仲間の生き方は過大評価されているということ
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Dissi ad Emma di esplorare il mondo del lavoro e di darci importanza.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Elmondtam Emmának, hogy fedezze fel a munkát, és tegye értékessé.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Emmi sem rekla, naj razišče delovne možnosti in jih izkoristi.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.I-am spus Emmei să exploreze munca și s-o facă să conteze.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Ich sagte zu Emma: Erkunde die Arbeitswelt, aber mach was draus.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Ik vertelde Emma om werk te onderzoeken en er wat mee te doen.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Jag sa till Emma att utforska och se till att det räknades.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.J'ai dit à Emma d'explorer la piste du travail et de faire en sorte que ça compte.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Jeg sagde til Emma at hun skulle udforske arbejde og få det til at tælle.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Kazałam Emmie przyłożyć się do badania możliwości pracy.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.저는 엠마에게 일을 탐험하고 가치 있게 만들라고 했습니다.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Le dije a Emma que explorara trabajos y que los hiciera contar.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Povedala som Emme, aby pre seba objavila zmysluplnú prácu.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Řekla jsme Emmě, ať objevuje práci a ať to stojí za to.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Tôi đã nói với Emma cần phải làm việc và làm việc có hiệu quả.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Είπα στην Έμμα να εξερευνήσει την δουλειά και να το κάνει να αξίζει.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Казах на Ема да търси в работата си и да я накара да "се брои".
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Я посоветовала Эмме найти работу и заняться чем-то значимым.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.Я сказала Еммі спробувати іншу роботу і зробити її вартісною.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.אמרתי לאמה להתעניין בעבודה ולגרום לה לשנות.
Emma'ya iş aramasını ve bunu ciddiye almasını söyledim.لقد قلت لإيما أن تستكشف العمل و تجعلة ذو قيمة.
Fakat, bunu yapabilmemizin tek yolu herkesin 1 veya 2 veya 3 kopya satın almasıdır.Mais on y arrivera seulement si tout le monde achète 1 ou 2 ou 3 copies.
Fakat, bunu yapabilmemizin tek yolu herkesin 1 veya 2 veya 3 kopya satın almasıdır.Pero', sara' possibile farla solo se tutti voi vi comprate 1 o 2 o 3 copie.
Fakat, bunu yapabilmemizin tek yolu herkesin 1 veya 2 veya 3 kopya satın almasıdır.Αλλά, μπορούμε να το κάνουμε μόνο αν ο καθένας αγοράσει 1 ή 2 ή 3 DVD
Fakat, bunu yapabilmemizin tek yolu herkesin 1 veya 2 veya 3 kopya satın almasıdır.じゃあエピソードお楽しみに
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.Mais je peux faire un geste comme ça et le pointer du doigt pour qu'il prenne la binette et aille au jardin.
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.Pero puedo hacer esto y señalarle para que tome el azadón y vaya al jardín.
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.Но ако направя така и го посоча да вземе мотиката, той отива в градината.
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.Но я могу указывать ему, как сейчас, взять мотыгу и отправиться в сад
Fakat, ona çapayı almasını işaret edersem o da bahçeye gider.فهو لن يفهمني. لكن ان فعلت هكذا وأشرت إليه يحمل المجرفة ويتوجه للحديقة
Galapagos'un adını,bu sallanarak yürüyen devlerden alması şaşırtıcı değilNení divu, že Galapágy dostaly své jméno po těchto obrech.
Galapagos'un adını,bu sallanarak yürüyen devlerden alması şaşırtıcı değilNu e surprinzător că Galapagos sunt numite după aceşti uriaşi greoi.
Galapagos'un adını,bu sallanarak yürüyen devlerden alması şaşırtıcı değilזה לא מפתיע שהגאלאפאגוס .נקראו על שם הענקים המגושמים האלה
Galapagos'un adını,bu sallanarak yürüyen devlerden alması şaşırtıcı değilليس من المفاجئ بأن غالاباغوس سمّيت بعد هؤلاء العمالقة المتثاقلين
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Es hat die Arbeiter durch Technologie ersetzt.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Ha desplazado al trabajador de la tecnología.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Ha rimosso il consumatore dalla tecnologia.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Het haalde de werknemer weg van de technologie.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.이런 것들이 노동자를 기술로부터 멀어지게 합니다.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Nó đã thay thế nhân viên bằng công nghệ.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Odsunęła pracownika od techniki.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Přesouvá pracovníky od technologie.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Teknologi itu telah mengesampingkan pekerja.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Έχει απομακρύνει τον εργαζόμενο από την τεχνολογία.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Вона забрала працівника від технології.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Он оттеснил работника от технологии.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.Работникът е отделен от технологията.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.שדחק את העובד מהטכנולוגיה.
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.فهي ابعدت العاملين عن التكنولوجيا
Geliştirilen cihazın, çalışanın yerini almasına neden oluyor.だから 私たちが 本当に目を向けなければいけないのは
Geri dönüyor ve başka bir tane alması gerektiğini fark ediyor.A înțeles că trebui să se ducă să ia altul.
Geri dönüyor ve başka bir tane alması gerektiğini fark ediyor.Baxter kembali dan sadar bahwa harus mengambil satu lagi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod