almaşın ile cümle
almaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.Ngay từ đầu, Murphy và Falchuk dự định mỗi mùa phim sẽ kề về một câu chuyện khác nhau.
Genişleme, aynı zamanda tüm üyelerin Rus silahlarını Rusya ile aynı fiyattan satın almasına izin verecekti.Hành động mở rộng sẽ cho phép toàn bộ các thành viên mua vũ khí của Nga với giá như của quân đội Nga mua.
Spielberg, Universal Pictures'ın romanın yayın haklarını almasına yetecek ilgiyi göstermiştir.Spielberg bày tỏ mong muốn với hãng Universal Pictures để mua bản quyền cuốn tiểu thuyết này.
1882 Ağustos ayında Theo, Vincent'ın açık havada çalışabilmesi için malzeme satın almasına yardım etti.Vào tháng 8 năm 1882, em trai Theo đã cho ông tiền để mua chất liệu để có thể vẽ ngoài trời (en-plein-air).
Müzik eğitimi içerir ve kullanıcıya çağdaş sanatçılar tarafından öğretim videoları satın almasını sağlar.Ứng dụng bao gồm việc giảng dạy âm nhạc và cho phép người dùng mua các video hướng dẫn của các nghệ sĩ.
Hayatı tehlikede olan birinin faizle borç almasına izin verilir.Luôn là người cho vay phải chịu rủi ro khi chấp nhận một hợp đồng cho vay tín dụng.
Doktor hastanın tuzlu yemekler ve alkol almasını yasakladı.Nhà Tây Hán giữ độc quyền mua bán muối và rượu.
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.当初からマーフィーとファルチャックはシーズン毎に違う物語を描くシリーズにすることを計画していた。
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.両親は彼女がよい教育を受けられるように支援した。
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.これが試合前の計量時に挑発してきたことに対する報復行為であったと認めている。
Chazelle, Summit'in filmi satın almasının hemen ardından ikisini kadroya kattı.サミットが映画化権を購入した直後にチャゼルは2人と面会した。
Çünkü babası onun aşırı ciddi bir müzik eğitimi almasını istemiyordu.しかし、父親は彼女の音楽学習を容認しようとしなかった。
Saint-Saëns, Godowsky'e kendi soyadını almasını bile önerdi ve bu önerisi reddedilnce çok kızdı.サン=サーンスはゴドフスキーを養子にし姓を継いでもらうよう申し入れたが、ゴドフスキーがそれを辞退するとサン=サーンスは大変不機嫌になったという。
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.彼女は素晴らしいコンピュータを購入したいと言っている。
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.優勝者には素敵なプレゼントが贈られるという。
1954 yılında pasaportu; Stokholm'de Nobel Kimya Ödülü'nü almasına az bir süre kala geri verildi.パスポートは1954年、ストックホルムで彼が初めてノーベル賞を受賞した授賞式の直前に返還された。
Gruba katıldığında Shawn Crahan bunu görür ve ameliyatla almasını ister.クロウフォード夫人はそれを理解し、手術を望むと言った。
Bu durum Sneevliet’in Hollanda’yı terk etme ve Hollanda sömürgelerine gitme kararı almasına yol açacaktır.スネーフリートはオランダ本国を離れ、植民地オランダ領東インドに行くことを決めた。
61 maçta görev yapan D’Antoni, takımı 21 galibiyet 40 mağlubiyet almasına engel olamadı.ダントーニは残りの61試合を率いたが、21勝40敗と振るわなかった。
Pek çok değişiklik yaparak yapının bugünkü hâlini almasını sağladı.このような大きな転機が、今の彼を作り出している。
How to Survive a Marriage adlı pembe dizide rol almasından sonra, off-Broadway oyunlarda rol almıştır.ソープオペラ How to Survive a Marriage で役をもらった後、オフ・ブロードウェイに出演するようになった。
Cassius Marcus'un apaçık hayatta olduğu haberini almasına rağmen isyanı devam ettirdi.マルクスが生存していたのを知った後も、カッシウスは引き続きマルクスへの反乱を収めなかった。
Bu problem de, hastanın gece nefes almasında sorunlar yaşamasına bağlanır (nocturnal hypoventilation).それよりも、夜ごとの、あのおびえた夢を癒す乳房が欲しいのだ。
Bu tekerlekler, lokomotifin virajları almasını sağlar.他們必須尋求讓輪胎更安全的方法。
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.鄭迵在臨刑前,尚寧王擔心無人可以委託朝貢之事。
Bu, onlardan büyük derecede ilham almasına sebep oldu.”这使他受到很大启发。
Bu değişiklik, maddenin elektron vermesinden (yükseltgenme); ya da almasından (indirgenme) kaynaklanır.而稱為同人音樂的作品,則着重於其編曲或作曲。
Yahudilerin kontrolü almasına izin verin.去安撫猶太居民吧。
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.我非常期待他會為我們取得好成績。
Her ulusal yayıncı, yarışmanın kendi ana dillerinde yer almasını sağlamak için yarışmaya bir yorumcu gönderdi.每間公營廣播機構亦會派出評論員以該國語言評論比賽。
Ailesi, aynı zamanda tıp okuması şartıyla resim eğitimi almasına izin verdi.그의 가족들은 그가 의학을 공부할 것을 전제로 그림을 공부하는 것을 허락했다.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.손자를 아주 예뻐하여 선물 사주는 것을 취미로 삼고 있다.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.동방에서 제국이 존속하면서, 황제는 교회의 일에 적극인 역할을 수행하였다.
Bu yapımlar, onun Jay-Z'nin The Dynasty: Roc La Familia albümünde yer almasını sağladı.제이-지가 앨범 The Dynasty:Roc La Familia를 내놓았다.
Bu ismi almasının sebebi yapılış şeklinden olsa gerek.이런 뜻으로 선정의 모양이라 이름하느니라.
Jesse James'in intikam almasından korkarak saklandı.복수를 위해 사는 제노스를 걱정하고 있다.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.그러나 세자는 생모도 일찍 여읜데다 병약하였고, 윤임은 그것을 염려하였다.
Bu ismi almasındaki muhtemel onun tuhaf hareketidir."그래서 그 제목을 생각한 것은 매우 이상한 일이었습니다.
Oyun teorisinin modern ekonomide önemli bir rol almasında etkili olmuştur.הון אנושי ממלא תפקיד חשוב בתאוריית כלכלה מודרנית.
Yahudilerin kontrolü almasına izin verin.אז יוכלו היהודים להשתלט עליהן".
Arnie'nin ailesi, Arnie'nin bu arabayı almasını hoş karşılamaz.דניס המפוחד מחליט שהוא לא אוהב את הרכב החדש של ארני.
1954 yılında pasaportu; Stokholm'de Nobel Kimya Ödülü'nü almasına az bir süre kala geri verildi.דרכונו הוחזר לו ב-1954, זמן קצר לפני הטקס בסטוקהולם שבו קיבל את פרס נובל הראשון שלו.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.ניסתה להיות טובה בחג המולד כדי שסנטה יביא לה מתנה.
Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu.האב שלח את בנו לרכוש השכלה צבאית.
Devlet savcı olarak görev almasının yanı sıra, iki kez Asayiş Devlet Sekreteri olarak görev yapmıştır.שירת כתובע, ופעמיים בתפקיד מזכיר המדינה לביטחון פנים.
Böylece onun gökyüzünde yol almasını geciktirdi.כתוצאה מכך הוחלט לקצר את שהייתו בחלל ולהזיר לכדור הארץ.
Genişleme, aynı zamanda tüm üyelerin Rus silahlarını Rusya ile aynı fiyattan satın almasına izin verecekti.Разширението също позволява на всички страни.членки да купуват руски оръжия на същата цена като Русия.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Отоний им казва, че ще им купи подарък.
1882'de yüksek dozda afyon almasına rağmen uyku sorunu yaşamaktaydı.До 1882 г. Ницше вече взима големи дози опиум, но все още има проблеми със съня.
Ancak fakirlik herhangi bir eğitim almasını engellemekteydi.Бедността не му дава възможност да продължи образованието си.
Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu.Чичо им желае да получат юридическо образование.
FTC, Google'ın Waze'i satın almasına itiraz etmeyeceğini kararlaştırdı.Някои компании в САЩ не одобряват употребата на Google Glass.
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.Od samog početka Murphy i Falchuk su planirali da će svaka sezona pričati različitu priču.
Daha sonra şarkının Prospekt's March albümünde yer almasını bekleniyordu ancak bu gerçekleşmedi.Očekivalo se da će se pjesma pojaviti na EP-u Prospekt's March, ali to se nije dogodilo.
Burada kimya eğitimi almasına izin verilen iki kızdan biriydi.Bio je jedan od prvih kemičara koji je studentima dopustio laboratorijske vježbe.
Bu onu doğrudan bir role sokmuş ve yeni sorumluluklar almasına hak kazandırmıştır.Ona se susrela s njim kako bi razjasnila nesporazum i omogućila si daljnje angažmane.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Následnú kompozíciu venoval Davidovi ako darček.
Sınıfta bulunan kadın öğrencilerini hedef almasının sebebi kendisinin feminist düşmanı olmasıydı.Študentky, ktoré študovali na škole inžinierstvo, boli podla jeho názoru feministky.
Bu durum Güneş'in bir kırmızı dev olup Yeryüzünü de içine almasına kadar sürecektir.Preden pa se bo to zgodilo, bo Sonce postalo rdeča velikanka, in požrlo Zemljo.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Berač ga prosi za kakšen dar.