almaşın ile cümle

almaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat bu 99 yıl hapis cezası almasına engel olmadı.Za spáchání atentátu byl odsouzen na 99 let vězení.
Bu değişiklik, maddenin elektron vermesinden (yükseltgenme); ya da almasından (indirgenme) kaynaklanır.Hlasuje se pomocí postavení se (při souhlasu) či sezením (při nesouhlasu).
Avustralya hükümetinin serbest silahlanmayı yasaklama tedbirleri almasına neden olmuştur.Důvodem byla hrozba, že zákaz vývozu uplatní Evropská unie.
Böylece onun gökyüzünde yol almasını geciktirdi.Tím chtěl získat čas na svém útěku.
Gush Etzion'da yer almasına rağmen Gush Etzion Bölgesel Yönetimi'nden bağımsızdır.Má ale fakticky samostatné zastoupení v Oblastní radě Guš Ecion.
Annesinin tek amacı, oğlunun iyi bir eğitim almasını sağlamaktı.Přesto se snažila dát synovi pokud možno nejlepší vzdělání.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Oznámí Picardovi, že pro něj připravili dárek.
Hemen doğumdan sonra anne, yavrusunu su yüzüne itekleyerek, yavrunun ilk kez nefes almasını sağlar.Matka jej hned nato postrkuje hlavou nad hladinu, aby se mládě poprvé nadechlo, to už samozřejmě umí plavat.
1987 yılında Microsoft ilk satın almasından bu yana yılda ortalama olarak altı şirket satın almıştır.Începând cu prima achiziție făcută în 1987, Microsoft a cumpărat, în medie, șase companii pe an.
Bu, onlardan büyük derecede ilham almasına sebep oldu.Cred că au făcut așa pentru că erau impresionați de curajul lui.
Pek çok değişiklik yaparak yapının bugünkü hâlini almasını sağladı.O serie de renovări și modificări au adus-o în forma în care construcția se află azi.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Egoismul ei o face să rămână fără cadoul minunat.
Bu değişiklik, maddenin elektron vermesinden (yükseltgenme); ya da almasından (indirgenme) kaynaklanır.A beszédhangok torzulhatnak (diszlália), megváltozhatnak (paralália), vagy ki is maradhatnak (alália).
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.Murphy és Falluck már a sorozat kezdetén úgy tervezték, hogy minden évad más-más történetet mesél majd el.
Britney Spears, 2007'de sahne almasından dokuz yıl sonra ilk kez yine sahne aldı.Britney Spears 9 év után ismét fellépett a gála színpadán.
Burada kimya eğitimi almasına izin verilen iki kızdan biriydi.Ő volt az egyik első kémikus, aki laboratóriumot adott diákoknak kísérletezés céljára.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.De két animátora úgy vélte, hogy stílusos ajándékot kell adnia.
1958'de Boris Pasternak'ın Nobel Edebiyat Ödülünü almasına izin vermedi.1958 – Borisz Paszternak visszautasítja az irodalmi Nobel-díjat.
Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu.Apja azt akarta, hogy mindkét fia orvosnak tanuljon.
Bu da metil kırmızısının kırmızı renk almasına sebep olur.Ezt ő azzal magyarázza, hogy a rózsaszín az egy férfias szín.
Şu an yayın hakları Warner Bros. Television'a aittir.(Time Warner'ın Turner'ı satın almasından sonra.)A tévéfilmsorozat a Warner Bros. Television forgalmazásában jelet meg.
Tom Mary'nin onun doğum günü için ondan ne almasını istediğini bilmiyor.Tom nem tudja, mit szeretne Mari, hogy vegyen neki a születésnapjárta.
Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu.Hänen isänsä kuitenkin olisi halunnut poikansa opiskelevan lakia.
Babası Daniel de Moivre bir cerrah idi ve oğlunun iyi bir eğitim almasını istemekteydi.Hänen isänsä Daniel de Moivre oli kirurgi, joka uskoi koulutuksen arvoon.
Chazelle, Summit'in filmi satın almasının hemen ardından ikisini kadroya kattı.Chazelle valitsi kaksikon rooleihinsa heti kun Summit osti elokuvan.
Su geçirmez bölmeler 30 cm kadar çöktü, ancak geminin daha fazla su almasını engelledi.Sitä nostettiin 80 cm, jotta vesi ei enää pääsisi sen kanssa kosketuksiin.
Annesinin tek amacı, oğlunun iyi bir eğitim almasını sağlamaktı.Maria-äiti ryhtyi voimatoimiin varmistaakseen poikansa hyvän koulutuksen.
Devlet savcı olarak görev almasının yanı sıra, iki kez Asayiş Devlet Sekreteri olarak görev yapmıştır.Hän on toiminut valtion syyttäjänä ja kaksi kertaa osavaltion turvallisuudesta vastaavana valtiosihteerinä.
Fakat halk tarafından olumsuz tepkiler almasına çok şaşırdık.Tämä sai yleisön buuaamaan ja reagoimaan negatiivisesti.
Arkadaşlarını alıp getirmek ve onların da zevk almasını sağlamak istiyorlar.Hanki ystäviä, kunnioita muita ja pidä hauskaa!
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Hänen isänsä halusi suoda hänelle parhaan mahdollisen koulutuksen.
Yusuf, oğluna intikamını almasını tavsiye ettikten sonra ölür.Isä kehoittaa poikiaan kostamaan hänen kuolemansa.
Annesinden ona yeni bir oyuncak almasını istedi.Hän pyysi äitiään ostamaan uuden lelun.
Anneme senin için biraz almasını rica ettim.Pyysin, että äiti toisi hiukan sinua varten.
Bu, onlardan büyük derecede ilham almasına sebep oldu.Αυτός είναι ο λόγος που έκανε τόσο εκπληκτικά promos.
Korint'i almasına karşın, Akrokorint'i ve Argos'u alamadı.Κατάφερε να καταλάβει την Κόρινθο άλλα απέτυχε να καταλάβει την Ακροκόρινθο και το Άργος.
Bu durum da işlerin daha fazla büyümesine ve karışık bir hal almasına neden oluyor.Αυτό αυξάνει τη διάθλαση και λύνει ακόμα περισσότερα προβλήματα κυκλοφορίας.
Böylece onun gökyüzünde yol almasını geciktirdi.Έτσι αποφάσισε να στραφεί σε αυτόν για την εκπλήρωση του σκοπού του ταξιδιού του.
Garsonun yemeği adamın önünden almasına da engel olur.Οι αντιλοκάπρες μηρυκάζουν την τροφή τους.
17.092 oy almasına rağmen milletvekili seçilemedi.Έλαβε 7.025 ψήφους χωρίς όμως να εκλεγεί.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Πάντως ο γάμος έφερε αξιοσημείωτα εδάφη ως δώρο.
Yazarlar, Bob'un tekrar tekrar geri gelip Bart'tan intikam almasına karar verdiler.Forfatterne har besluttet at Bob gentagne gange vender tilbage for at få hævn over Bart.
Turandot bu sefer Ping'e Liu'yu zorlayıp isimi almasını emreder ve Liu daha zor işkencelere sokulur.Turandot kræver, at Ping afvrister Liù navnet og torturerer hende yderligere.
Kalıtım (İng. inheritance), bir sınıfın üst sınıftan miras almasına denir.Man siger at en subklasse arver fra en superklasse.
Performansı için ciddi bir övgü almasına rağmen, film kötü bir gişe yaptı.Selv om han modtog kritisk anerkendelse for sin præstation, klarede filmen sig dårligt økonomisk.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Byen har nu for at få Santa at bringe dem gaver.
İnternet bankacılığı, banka müşterilerinin internet üzerinden bankacılık hizmetleri almasına verilen addır.Netbank er betegnelsen for banktjenester som kan bruges via internet.
Eczaneciler Kurumu diğer kadınların lisans almasını engellemek için düzenlemeleri değiştirdi.The Society of apothecaries endret umiddelbart sitt regelverk for å hindre at andre kvinner å få lisens.
Her ikisinde de Sokrates Critobulus’a, Aspasia’nın tavsiyelerini almasını öğütler.I begge tilfeller anbefales hennes råd av Sokrates til Kritobolos.
Yusuf, oğluna intikamını almasını tavsiye ettikten sonra ölür.Senere skal Jonatan ha tatt hevn for drapet på broren.
Bu yüzden Karadeniz Bölgesi içerisinde yer almasına rağmen karasal iklim şartları hakimdir.Selv om dette er innenfor islandsk lov, utfordrer det rettferdighetssansen.
Su geçirmez bölmeler 30 cm kadar çöktü, ancak geminin daha fazla su almasını engelledi.Oversvømmingen ble beregnet for å gi en dybde på omtrent 30 cm, ikke nok for å kunne bruke båter.
1987 yılında Microsoft ilk satın almasından bu yana yılda ortalama olarak altı şirket satın almıştır.Sejak Microsoft akuisisi pertama pada tahun 1987, ia telah membeli rata-rata enam perusahaan setahun.
Daha sonra şarkının Prospekt's March albümünde yer almasını bekleniyordu ancak bu gerçekleşmedi.Kemudian lagu tersebut diperkirakan akan muncul di EP "Prospekt's March", namun kenyataannya tidak.
Araç, Lancia'nın 1969'da Fiat tarafından satın almasının ardından piyasaya sürülen ilk modeliydi.Model ini merupakan model pertama yang diluncurkan Lancia setelah perusahaan ini dibeli Fiat tahun 1969.
Chazelle, Summit'in filmi satın almasının hemen ardından ikisini kadroya kattı.Chazelle merekrut keduanya setelah Summit membeli hak film ini.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Kelangsungan hidup kekaisaran memastikan peran aktif kaisar dalam urusan gereja.
Bu durum Güneş'in bir kırmızı dev olup Yeryüzünü de içine almasına kadar sürecektir.Namun, Matahari akan berubah menjadi raksasa merah dan memusnahkan Bumi jauh sebelum hal tersebut terjadi.
Çünkü babası onun aşırı ciddi bir müzik eğitimi almasını istemiyordu.Orang tuanya tidak setuju anaknya melanjutkan pendidikan musik ke jenjang lebih tinggi.
Fakat bu 99 yıl hapis cezası almasına engel olmadı.Untuk itu, ia dapat dijatuhi hukuman sembilan tahun penjara.

İlgili Sayfalar