almaşın ile cümle

almaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Daha sonra şarkının Prospekt's March albümünde yer almasını bekleniyordu ancak bu gerçekleşmedi.Nato so pesem nameravali izdati preko EP-ja Prospekt's March, a nazadnje tudi preko slednjega ni izšla.
Ailesi, aynı zamanda tıp okuması şartıyla resim eğitimi almasına izin verdi.Jo šeima sutiko, kad jis studijuotų tapybą, bet tik su sąlyga, kad taip pat studijuos mediciną.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Išlikus Rytų imperijai, imperatorius užsitikrino teisę kištis į Bažnyčios reikalus.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Epimetėjas padėjo broliui dalyti žmonijai įvairias dovanas.
Kadınların iyi bir eğitim almasını ve iyi bir eş, iyi bir anne olması için çabalamasını istedi.Jos galėjo gauti išsilavinimą, kuris joms padėdavo tapti dar geresne žmona bei motina.
Annesinin tek amacı, oğlunun iyi bir eğitim almasını sağlamaktı.Seepärast oli isale oluline, et ainus poeg hea hariduse saaks.
Babası ise oğlunun hukuk eğitimi almasını istiyordu.Isa soovis, et poeg saaks advokaadiks.
Hemen doğumdan sonra anne, yavrusunu su yüzüne itekleyerek, yavrunun ilk kez nefes almasını sağlar.Kohe pärast sündi tõstab ema poja veepinnale, et ta saaks teha oma esimese hingetõmbe.
Ancak iktidarı süresince ülkedeki ekonomik kalkınma halkın desteğini almasını sağlamıştır.Rahvusvahelise toetuse nimel ohustas ta riigi püsimajäämist.
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.Ta pidas tähtsaks võimalust omandada head haridust.
Heinrich oğlunun evde 12 yaşına kadar eğitim almasını sağladı.Donaldi ema õpetas teda kodus kuni 8-aastaseks saamiseni.
Franz, kız kardeşinin bir tarım okulunda eğitim almasına yardım etti.Oma kahe venna toetusel õppis ta Leeris farmatseudiks.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Holden on ostnud talle kingituseks plaadi.
Carl'ın pilotluk eğitimi almasını sağlar.Stefan pühendus piloodiloa saamisele.
Fakat bu 99 yıl hapis cezası almasına engel olmadı.Selle eest karistati teda 90-päevase vanglakaristusega.
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.Ale pokud se vám povede dostat se nepříteli do zad, máte větší šanci zapálit ho a rychle zničit.
Ancak, bir düşmanın arkasına geçmeyi başardığınızda alev almasını sağlayarak hızla yok etme şansınız artar.하지만 적의 뒤쪽으로 갈 수 있다면 적의 전차에 불을 지르고 빠르게 파괴할 가능성이 높아집니다
Arkadaşınızdan parayı parmaklarını ıslatmadan almasını isteyin.물을 묻히지 않고 코인을 들어내겠다고 말하세요.
Bana sorarsanız, bu ailenin evi satın almasındaki engel birikmiş 15,000$'ları olmamasıydı. .Co se týče mě, myslím si, že největší překážka pro tuhle rodinu v té době bylo, mít zálohu 15 000 dolarů.
Bana sorarsanız, bu ailenin evi satın almasındaki engel birikmiş 15,000$'ları olmamasıydı. .Według mnie największym problemem dla rodzin w tamtych czasach było zdobycie tych 15,000 przedpłaty.
Bana sorarsanız, bu ailenin evi satın almasındaki engel birikmiş 15,000$'ları olmamasıydı. .Но най-голямата бариера вероятно е била първоначалните 15 000 долара.
Bana sorarsanız, bu ailenin evi satın almasındaki engel birikmiş 15,000$'ları olmamasıydı. .この時に、1.5万ドルの頭金を、 支払う事だったと思います。 率直に言って、彼らは家賃で900ドル払っていたので、
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Azt akarom, hogy vigyék el, de ugyanakkor azt akarom, hogy szerezzék vissza az egészségük."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Chcem, aby si to vzali a vrátilo sa im zdravie."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Chcę żeby je brali, ale żeby odchodząc zabierali się też za swoje zdrowie.
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Chci, aby si to vzali, ale současně chci, aby se vrátili ke svému zdraví."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Ich will, dass sie es nehmen, aber gleichzeitig will ich, dass sie sich ihre Gesundheit zurücknehmen."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Ik wil dat ze het nemen, maar tegelijkertijd wil ik dat ze hun gezondheid terugwinnen."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Jag vill att de ska ta det, men samtidigt, så vill jag att de skall ta tillbaka sin hälsa."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Je veux qu'ils les prennent, et en même temps, je veux qu'ils recouvrent leur santé."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."저는 그들이 먹거리를 가져갔으면 좋겠고, 또 그들이 건강을 회복했으면 좋겠습니다."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum.""Quero que as pessoas a levem, mas, ao mesmo tempo, "quero que recuperem a sua saúde."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Quiero que la tomen, pero a su vez, quiero que retomen su salud".
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Saya ingin mereka mengambilnya, namun di saat yang sama, Saya ingin mereka kembali sehat."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Tôi muốn họ lấy chúng, nhưng cùng lúc đó, Tôi muốn họ có lại được sức khỏe của mình."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Voglio che lo prendano, ma allo stesso tempo voglio che si riprendano anche la loro salute".
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Vreau să le ia, dar, în același timp, vreau ca ei să-și recapete sănătatea."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Θέλω να την παίρνουν, αλλά ταυτόχρονα, θέλω να ξαναβρούν και την υγεία τους".
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Аз искам те да я вземат, но в същото време искам да си върнат здравето."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."Я хочу, чтобы они брали мой урожай, при этом возвращая себе своё здоровье".
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."אני רוצה שיקחו אותו, אבל באותו זמן, אני רוצה שיקחו חזרה את בריאותם."
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."أريدهم أن يأخذوه، ولكن في نفس الوقت، أريدهم أن يستعيدوا صحتهم أيضاً.
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."みんなに 健康を取り戻してもらいたいんだ」 こんなこともありました ロサンジェルスの中心部にある
Ben onların almasını istiyorum, fakat aynı zamanda, ben onların sağlıklarını geri kazanmalarını istiyorum."我希望佢哋去攞,但係喺同一時間, 我希望佢哋飲食會更加健康。」
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Anda tidak ingin seseorang untuk datang dan mengambil beberapa barang-barang Anda.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Non vuoi che venga qualcuno e prenda qualcosa dalle tue.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.No quieres que alguien venga y tome alguna de tus cosas.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Vous en voulez pas que quelqu'un vienne et prenne vos affaires.
Birinin gelip eşyalarını almasını istemezsin.Не искате някой да дойде и да вземе някои от нещата ви.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.저희 아버지가 다시 카메라를 집어들기 1년 전의 일이었어요.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.A durat un an înainte ca tata să ia camera din nou.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Ci volle un anno affinché mio padre prendesse di nuovo in mano una macchina fotografica.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Das war ein Jahr, bevor mein Vater wieder eine Kamera in die Hand nahm.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Det tog ett år innan min pappa tog upp en kamera igen.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Il a fallu un an avant que mon père ne reprenne un appareil photo.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Pasó un año antes de que mi padre cogiera la cámara de nuevo.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.עברה שנה עד שאבא שלי הרים שוב מצלמה.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.初めて取った休みに クリスマスの光を追い
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.Den giver mennesker kontrol over naturen på en måde som ikke var mulig før.
Bu kisinin dogayi kontrol altina almasini sagliyordu. Ve onceden boyle birsey imkansizdi.인간이 자연을 이전에는 불가능했던 방법으로 통제하는 것이죠.

İlgili Sayfalar