almaşın ile cümle

almaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Corcovado şehir merkezinin batısında yer almasına rağmen hemen hemen şehrin her tarafında görülebilmektedir.O Corcovado situa-se ao oeste do centro da cidade, mas mesmo assim pode ser observado desde longas distâncias.
Kadroda da yer almasına rağmen 7 maçta da yedek kulübesinde kaldı.Chegando aos profissionais, esteve no banco de reservas em sete jogos.
Üzerine yağ dökülmesi, kenenin nefes almasını zorlaştıracaktır.Basta utilizar o bocal para respirar.
Waters "Sam Hamm onun kesinlikle yer almasını planlıyordu.Repórter de TV: - Inspetor Hammer, isso que o senhor fez era absolutamente necessário?
Bu tekerlekler, lokomotifin virajları almasını sağlar.Agora essas locomotivas operam vagões de carga para a MRS Logística.
Bir süre İngilizce dersleri de almasının ardından, Divan Üyesi oldu.Após apenas algumas partidas após sua chegada ao clube inglês, se tornou titular absoluto.
Ancak fakirlik herhangi bir eğitim almasını engellemekteydi.A pobreza familiar não o impediu, contudo, de continuar estudando.
Kızgölü ismini almasının sebebi ise Kızgölü'nde bir deniz kızının yaşadığına inanılmasıdır.Tem esse nome porque lá viveu um almirante da marinha que faleceu lá mesmo.
Devlet savcı olarak görev almasının yanı sıra, iki kez Asayiş Devlet Sekreteri olarak görev yapmıştır.Como o governador, uma dada pessoa pode exercer o cargo de senador apenas duas vezes.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Het overleven van het Rijk in het oosten zorgde ervoor dat de keizer een belangrijke rol speelde in de Kerk.
Gambart, sonunda O' na İngiltere' ye taşınarak diğer tıbbi görüşleri almasını tavsiye etti.Gambart adviseerde hem uiteindelijk om in Londen medisch advies in te winnen.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Zijn ouders zorgden ervoor dat hij een goede opleiding kreeg.
Bunu herhangi bir miras almasına onu engellemek için yapmıştır.Daarvoor werd hem beloofd, dat hij van elk iets zou erven.
Sosyalist çizgide yer almasına karşın sağ iktidarlarla yakın çalışmıştır.Hoewel hij vurig anti-links bleef, kon hij wel goed samenwerken met de socialisten.
Müttefikler'in kendisini tutsak almasından sonra Naumann, Nuremberg'de yargılandı.Na zijn arrestatie door de geallieerden stond Naumann terecht in Neurenberg.
Bu durum Güneş'in bir kırmızı dev olup Yeryüzünü de içine almasına kadar sürecektir.De zon is opgezwollen tot een Rode Reus en staat op het punt de Aarde te verzwelgen.
Garsonun yemeği adamın önünden almasına da engel olur.Ook brengen venters aan de weg etenswaren aan de man.
Saint-Saëns, Godowsky'e kendi soyadını almasını bile önerdi ve bu önerisi reddedilnce çok kızdı.Saint-Saëns stelde Godowsky zelfs voor hem te adopteren als hij diens naam aannam.
Yahudilerin kontrolü almasına izin verin.Joden moeten zich laten registreren.
Bu yüzden yeni padişahın cülûsunu ilân eden hatt-ı hümâyunda meşrutiyet vaadinin yer almasını engelledi.Hij heeft niet voor niets de bijnaam van de ridder met het treurige voorkomen.
Bu ismi almasının sebebi yapılış şeklinden olsa gerek.De De naam is waarschijnlijk gekozen vanwege de vorm ervan.
Yapımcılar filmde tanınmış isimlerin yer almasını istemiştir.In de film worden de namen van de acteurs in de plaatsnamen verwerkt.
Fakat halk tarafından olumsuz tepkiler almasına çok şaşırdık.Hun aanwezigheid lokte negatieve reacties uit bij het publiek.
(Madde 7) Madde 8, İade anlaşmalarında, işkence suçlularının da iadesinin yer almasını düzenler.Artikel 6:108 van het Burgerlijk Wetboek regelt hetzelfde in geval van overlijden van de dierbare.
İmparatorluğun Doğu'da hayatta kalışı, imparatorun Kilise işleri üzerinde aktif rol almasını garantiledi.Przetrwanie Cesarstwa na Wschodzie zapewniło cesarzowi czynny udział w sprawach kościelnych.
San Marino'da yer almasına rağmen İtalya liglerinde oynamaktadır.W San Marino nie ma ligi, a kluby grają w lidze włoskiej.
Bu ismi almasındaki muhtemel onun tuhaf hareketidir.Być może to miało wpływ na dziwną nazwę wzniesienia.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.Oto ci, których sobie zarobił są z nimi, a ci których sobie wypracował są przed nim.
Takımının mağlubiyet almasını engellemiştir.Prowadź swoją drużynę ku zwycięstwu.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Rodzice zapewnili jej dobre wykształcenie.
Böylece onun gökyüzünde yol almasını geciktirdi.Tym samym uzyskiwałby moment pędu, zabierając go Ziemi.
Her ikisinde de Sokrates Critobulus’a, Aspasia’nın tavsiyelerini almasını öğütler.W obu przypadkach jej rady są zalecane przez Sokratesa Kritobulosowi.
Sezon sonunda başka takımlardan teklif almasına rağmen Japonya'ya dönmeye karar verdi.Pomimo rad lekarzy postanowił wrócić do Japonii.
Fred, Angel ve Cordelia onun ruhunu geri almasına yardım ederler.Sam i Dean pomagają Castielowi zwrócić dusze do czyśćca.
Bu nedenle Jackson, o yıl sadece bir Grammy Ödülü almasını sinir edici olarak gördü.Artystka w 1985 roku otrzymała za niego nagrodę Grammy.
Fakat halk tarafından olumsuz tepkiler almasına çok şaşırdık.Ten incydent spotkał się z przytłaczająco negatywnym odbiorem publiczności.
15 yaşında Liverpool FC'den teklif almasına rağmen takımında kalma kararı aldı.W wieku 15 lat otrzymał ofertę dołączenia do juniorskich drużyn Liverpoolu F.C., z której nie skorzystał.
Onun düşük maaşı onun ev satın almasını engeller.Jego niska pensja przeszkadza mu w zakupie domu.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Hennes släktingar såg till att hon fick en god utbildning.
61 maçta görev yapan D’Antoni, takımı 21 galibiyet 40 mağlubiyet almasına engel olamadı.James Van Alen föreslog ett system för att förhindra att seten blev längre än 13 game.
Yahudilerin kontrolü almasına izin verin.Han tillåter judarna att iaktta sabbaten.
Araç, Lancia'nın 1969'da Fiat tarafından satın almasının ardından piyasaya sürülen ilk modeliydi.Lancia Beta var den första modell som togs fram sedan Fiat tagit över företaget 1969.
Çünkü babası onun aşırı ciddi bir müzik eğitimi almasını istemiyordu.Hans far ville emellertid inte tillåta honom att studera musik.
Canlılığı ve sahibine olan bağlılığı bu melezlemede yer almasını sağlamıştır.Trötthet och blodförlust får honom att förbli liggande.
Üniversite ise bir mezun öğrencisinden bu eseri almasını ister.Detta för att på riktigt fira att man tar studenten.
Bu eser hazırlanmasında sahnede 30'dan daha fazla kişinin rol almasını istenmekteydi.Under vissa säsonger framfördes mer än trettio pjäser på scen.
Cromwell bileşimi karar almasına fırsat vermeden dağıtır.Krautmann har inget annat val än att köpa dem fria.
Yaradana feryat figan dualar ederek canını almasını, kendisini Leylâ’sına kavuşturmasını ister."Det är så jäkla roligt att han kommer tillbaka efter skadan och får lira en final.
Başlangıçta Murphy ve Falchuk, her sezonun farklı bir öyküyü ele almasını planladı.Від самого початку, Мерфі та Фолчек планували, що кожен сезон буде розповідати різну історію.
Onun iyi bir eğitim almasına özen vermişti.Тому бажала отримати дуже хорошу освіту.
Bu ismi almasının sebebinin, yaban güvercinlerinin göç yolu üzerinde bulunması olduğu rivayet edilir.Їх назва походить від появи свині на лицьовій стороні.
Hedefi anında yok etmek yerine alev almasını sağlar.При попаданні миттєво вбиває мета.
Yeteneklerinden dolayı Sarutobi, Orochimaru'nun kendi yerini almasını arzu etmişti.Після цього Орочімару відчуває потребу замінити своє тіло.
Hemen doğumdan sonra anne, yavrusunu su yüzüne itekleyerek, yavrunun ilk kez nefes almasını sağlar.Після народження мати виносить дитинча до поверхні, щоб воно змогло вперше набрати повітря.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Дружина наполягає, щоб суддя купив їй подарунок.
Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı.Батьки дали їй гарне виховання.
Film iyi eleştiriler almasına rağmen ticari açıdan başarısız oldu.Хоча фільм отримав схвальні відгуки критиків, він не мав комерційного успіху.
Babaannesi onun keman dersleri almasını sağladı.Дочка просить його прочитати вірші.
Yahudilerin kontrolü almasına izin verin.Cením si tvé pomoci, Žide.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.Lidé věřili, že pobité skřety před svým odchodem kamením zasypali huorni.

İlgili Sayfalar