almış ile cümle

almış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca Çesk Zadeja Ödülü almıştır.Daneben erhielt er einen Preis der BAFTA.
Bale ve şan dersleri almıştır.Sie nahm Baglama- und Gesangsunterricht.
2010 FIFA Dünya Kupası'nın Fransa kadrosunda yer almıştır.Er wurde 2010 in das Who's Who Verzeichnis in Frankreich aufgenommen.
Autonlar ilk kez yer almıştır.Erstmals wurden Lastwagen zum Transport eingesetzt .
2007 yılında kupanın ismi değiştirilerek şimdiki halini almıştır.2007 erfolgte die Umbenennung auf den heutigen Namen.
9 Ocak 2007 tarihinde kurulmuş olup Savunma Ajansı'nın (防衛庁 Bōei-chō) yerini almıştır.防衛省, Bōei-shō) entstand am 9. Januar 2007 aus der Verteidigungsbehörde (防衛庁, Bōei-chō).
Yerleşme dağınık bir hal almıştır.Verwirrung gestiftet" habe.
Şafak Vakti'nde yedi kurt daha yer almıştır.In dieser Zeit wurden hier sieben Päpste inthronisiert.
Riemann çemberiadını Bernhard Riemann'dan almış bir çemberdir.Der Begriff der Mannigfaltigkeit geht auf Bernhard Riemann zurück.
Türk vatandaşlığına geçen Okocha, Muhammed Yavuz adını almıştır.Sein türkischer Name ist Muhammed Yavuz.
Her ikisi de New York Times gazetesi'nin en çok satanlar'ında yer almıştır.Unter den Geretteten waren auch zwei Kriegsberichterstatter der New York Times.
Bu roller dışında genelde küçük roller almıştır.Dort erhielt sie zumeist kleinere Rollen.
İsmini içinden aktığı Tekes İlçesinden almıştır.Seinen Namen hat es aufgrund seiner stumpfen (platten) Schnauze bekommen.
The Official 2010 FIFA World Cup Album adlı albümde yer almıştır.Die englische Version We Will Be Heroes befindet sich auf dem Official Album of the 2002 FIFA World Cup.
Toplamda 360'tan fazla en iyiler listesinde yer almıştır.Sie umfasste in ihren besten Zeiten bis zu 300 Webstühle.
2009 seçimlerinde, Selahaddin ilinde 28 sandalyeden ikisini almıştır.2004 entschied sie zwei von 28 Wahlkreisen in Karnataka für sich.
1995 seçimlerinde % 3 oy almıştır.Bei der Präsidentenwahl 1995 erhielt er mehr als neun Prozent der Stimmen.
Asasını Harry almıştır.Festschrift Harry Kühnel.
Fotoğraf modelliği yaptığı sırada çeşitli televizyon gösterilerinde de görev almıştır.Ganz am Ende ihrer Karriere nahm sie auch einige Fernsehaufgaben wahr.
Yedi tane sinema filminde rol almıştır.Diese verkörperte sie in sechs der sieben Filme.
TBMM 7. ve 8. dönemlerde Konya milletvekili olarak mecliste yer almıştır.Dieser Aufgabe geht er nunmehr im Siebten und Achten Senat nach.
Metacritic sitesinde ise film 81 puan almıştır.Bei Metacritic erreichte der Film 81/100.
Ayrıca ve Time dergisi tarafından da aynı yıl, yılın en iyi futbolcusu olarak da ödül almıştır.Anfang des Jahres hatte das Magazin das Spiel noch als Rollenspiel des Jahres ausgezeichnet.
Zaten bu ismi bu yüzden almışlardı.Hieraus wurde der Name abgeleitet.
1976'da ise şimdiki adını almıştır.1979 erhielt sie ihren jetzigen Namen.
Almanya'nın Hamburg şehrinden adını almıştır.Es besteht kein Zusammenhang mit der deutschen Stadt Hamburg oder deren Namensherkunft.
2015 yılında 750 öğrenci bu etkinlikte yer almış, toplam 950 kişi partiye girmiştir.Im Jahr 2010 haben sich 5565 Personen auf einen Studienplatz beworben und 793 von ihnen wurden interviewt.
Özellikle Rusya’da durum daha da vahim bir hal almıştır.Dies löste besonders in Russland eine große Begeisterungswelle aus.
Şarkı uzun bir süre listelerin zirvesinde yer almıştır.Der Song hielt sich lange Zeit in den Charts.
2017'de artık General Motors'dan PSA grubu satın almıştır.Im April 2017 wurde ein Werk von General Motors von den venezolanischen Behörden beschlagnahmt.
Kenti savunma konusunda kesin emir almış olan Alman garnizonu, burada tuzağa düşmüş oldu.Die über die ganze Stadt verteilten deutschen Garnisonen waren eingekesselt worden.
Bir kardinal düzenlemek için tedbirler almış ve yakınına Alessandrine semtini kurmuştur.Beide bitten sie um Bestätigung ihrer von Alessandro erhaltenen neuen Ämter.
Köprü, 1906 açılmış olup eski Vauxhall Köprüsü'nün yerini almıştır.Die im Jahr 1903 errichtete Brücke führt den Ausschläger Weg über den Südkanal.
18. yüzyılda kurulmuştur, 1928'de şehir statüsü almıştır.Im 18. Jahrhundert baute man ein schlichtes Gutshaus, das die Gemeinde 1928 erwarb.
Mahmûd Trabzonî Efendi’den tarîkatı tamamlayarak yola girmiş ve öğretme icazetnamesi (izin belgesi) almıştır.Bei deren Leiter Həmzə Əliyev und später bei Rəsul Əsədov erlernte er das Spiel der Tar.
Klipte deri ceket, kot pantolan'la yer almıştır.G-Hot sitzt mit heruntergelassener Hose auf einer Toilette.
2012'de Amerikalı televizyon dizisi Revolution'da rol almıştır.2012 stieg er bei der US-amerikanischen Fernsehserie Last Resort ein.
New York'a vardıktan sonra kısaca Deren soyadını almıştır.Demnach trat sie zumindest in Wien bis zuletzt unter ihrem Mädchennamen auf.
Şarkı, 11 Şubat 1963'te çıkan Beatles albümü Please Please Me'nin 14. şarkısı olarak yer almıştır.In Großbritannien erschien das Lied am 22. März 1963 auf dem Debütalbum Please Please Me der Beatles.
1999-2003 yılları arasında menajer olarak görev almıştır.Von 1999 bis 2001 zählte er zu den Leistungsträgern.
Mandalorianlar onu kurtarmış ve yanlarına almıştır.Die Lampions schafften es, und er wurde gerettet.
Sıra Bende/Aklımdasın albümünde yer almıştır.Da war mir schnell klar, ich will ihn auf meinem Album featuren.
Gedikkaya Mahallesi, adını Gedikkaya'da bulunan ağzı açık kayadan almıştır.Benannt wurde sie nach dem in der Nähe fließenden Bach, dessen Name im Nenzischen für Fuß des Hügels steht.
Dante eserlerinin bir kısmını Latince, bir kısmını ise halk dili olan İtalyanca ile kaleme almıştır.Landinos Œuvre ist teils in lateinischer, teils in italienischer Sprache abgefasst.
1990'lı yıllarda Fransız vatandaşlığını almıştır.In diesen Jahren nahm er die französische Staatsbürgerschaft an.
Theofanis, onun yönetiminde birçok görevde yer almıştır.Jean-Louis spielte mehrfach unter ihrer Regie.
Németh aynı zamanda 1993 yılında Heriot-Watt Üniversitesinden fahri doktora unvanı da almıştır.Daneben wurde er 1991 Kanzler der Heriot-Watt University.
Şimdiki Adını, kurucusu olan Hacıahmetten almıştır.Der Name rührt von der nahe gelegenen Świnica.
Kendisi aynı zamanda çevirmen ve sanat/mimarlık eleştirmeni olarak da görev almıştır.Daneben war er als Übersetzer und Literaturkritiker tätig.
Dizi Golden Globe ödülünü almıştır.Außerdem gab es für ihn den Golden Globe Award.
Bingöl, sinema oyunculuğunun yanı sıra çeşitli dizi filmlerde başrol oyuncusu olarak yer almıştır.Neben ihrer Filmkarriere wirkte Kagawa zudem als Gaststar in mehreren Fernsehserien mit.
Amsterdam Üniversitesi'nde ekonomi eğitimi almıştır.Sie studiert Wirtschaft an der Universität in Amsterdam.
Bu tabloyu satın almış olsaydım, şimdi zengin olurdum.Si j'avais acheté ce tableau autrefois, maintenant je serais riche.
Bugün hafif bir soğuk almışım.Je suis un peu enrhumé, aujourd'hui.
Sabah şemsiyesini almış mıydı?A-t-elle pris son parapluie ce matin ?
Kedim henüz kısa bir süre önce açık arttırmadan almış olduğum çiçek vazomu kırdı.Mon chat a cassé le vase à fleurs que j'ai acheté lors d'une vente aux enchères il y a peu de temps.
Yeryüzünün büyük bir kısmını zorla ya da yıldırma yoluyla almış durumdadır.En effet, s'il y a plusieurs mises à la terre un courant peut circuler entre elles et échauffer le noyau.
1987 yılında Microsoft ilk satın almasından bu yana yılda ortalama olarak altı şirket satın almıştır.Depuis la première acquisition de Microsoft en 1987, l'entreprise a acheté en moyenne six entreprises par an.
Size doğrusunu söyleyeyim, onlar ödüllerini almışlardır.Je vous le dis en vérité, ils reçoivent leur récompense.
UDF aracılığıyla Radikal Parti, RPR/UDF çoğunluğunun oluşturduğu bütün hükümetlerde yer almıştır.À travers l'UDF, le parti radical participera à tous les gouvernements issus de majorités RPR/UDF.

İlgili Sayfalar