almış ile cümle

almış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kapağı bileziğe benzediğinden dolayı bu adı almıştır.Sie bestreitet, dass dies ihr Armband sei.
605, Citroën XM ile aynı platformu paylaşmakta olup Peugeot 604 ve 505'in yerini almıştır.Der 605 ersetzte sowohl den Peugeot 604 als auch den Peugeot 505.
Bu olaydan sonra, geri kalan üyeler grubu dağıtma kararı almıştır.Die restlichen Bandmitglieder beschlossen daraufhin die Auflösung der Gruppe.
2000 yılında Microsoft, şirketi satın almıştır.Im Jahr 2001 übernahm Microsoft das Unternehmen.
Şarkıya çekilen video klipte Ayben de yer almıştır.Auch im Musikvideo, das in England gedreht wurde, ist sie zu sehen.
Jean-Claude Juncker başkanlığındaki Avrupa Komisyonu'nda iklim için hareketten sorumlu olarak görev almıştır.EU-Kommissionspräsident Juncker hatte den Kommissar mit der Durchführung dieser Reform beauftragt .
Kanada, otomatik olarak ev sahibi ulus olma vasfını almıştır.Australien war als Gastgebernation automatisch qualifiziert.
Şarkı ayrıca Kanada'da altı kez platin-yum plak almıştır.Die Sängerin erhielt für das Album sechsmal die Platin-Schallplatte in China.
Bu, Yttergärde Runik Taşında anlatılmıştır: Ve Ulfr, İngiltere'de üç kez ödeme almıştır.Then Knútr paid.“ Übersetzt etwa: „Und Ulv hat in England drei Zahlungen bekommen.
Sosyal-Hristiyan Parti üyesi olarak siyasette yer almıştır.Die Partei verstand sich selbst als christlich-sozialkonservative Partei.
Ayrıca dans eğitimi de almıştır.Zudem absolvierte sie eine Tanzausbildung.
Hınıs Erzurum siyasetinde önemli bir yer almıştır.Das Ereignis erhielt einen besonderen Platz in meinem Herzen.
Karacabey ve köyleri Yunan mezaliminden çok ağır yaralar almıştır.Die Kuruzen und Türken fügten dem Dorf starke Schäden zu.
En sonunda ise Yüksek Mühendis Mektebi adını almıştır.Nach dessen Abschluss bekam er den Titel Ingenieur.
Ödülü alan kişi Commendatore unvanını almış olur.Sicher sei nur, dass der Initiator verdiene.
Ermeniler de bu nitelemeden nasiplerini almışlardır.Ebenso sollen bereits die Milesier diesen Rohstoff verbaut haben.
Daha sonra iki şirket birleşme kararı almışlardır.Daraufhin nahmen beide Vereine Fusionsgespräche auf.
Emre Plak etiketi ile raflardaki yerini almıştır.Er lässt es in einem Umschlag auf dem Tisch liegen.
Ayrıca BAFTA Ödüllerinde iyi film ödülünü almıştır.Zudem wurde er mit einem BAFTA Film Award ausgezeichnet.
Bu ilçe adını Schuyler Colfax'tan almıştır.Der Name geht auf den Vizepräsidenten der Vereinigten Staaten, Schuyler Colfax, zurück.
2012 yilinda Helmut Dietl komedi Zettel ile ilk gösterisinde kendisi Aktör olarak yer almıştır.In Helmut Dietls Komödie Zettl gab er 2012 sein Spielfilmdebüt als Schauspieler.
Ron kendi soyadını bu kentten almıştır.Roma hätten diesen Namen aus Indien mitgebracht.
Adını, bal arılarının arı kovanı etrafında sallanarak dönüşlerinden almıştır.Seinen Namen erhielt es von den Weiden (Wyden), die an dieser Stelle im einstigen Herrenwald wuchsen.
Luc Décygnes takma adıyla Le Canard enchaîné hiciv gazetesi için yazılar kaleme almıştır.Unter dem Pseudonym Luc Décygnes arbeitete er bei der Satirezeitung Le Canard enchaîné.
12 onur derecesi almıştır.Zwölf Orden für große Verdienste.
Mektebin öğretmenleri medrese eğitimi almış kişilerden seçilirdi.Sie wurde von Mitgliedern von Wir wollen Lernen gegründet.
Mahmud Paşa Has'ları) almıştır.Bei Jen haben die Wehen eingesetzt.
Dört dönem başkan yardımcısı olarak yer almıştır.Vier Jahre davon fungierte sie als stellvertretende Fraktionsvorsitzende.
Enson Ekindere ismini almıştır.Mason war sein Adoptivname.
Torunları ve çocukları hep onu örnek almıştır.Seine Söhne und Enkel eiferten ihm nach.
54. bölümde yer almıştır.Dort lief er auf den 54. Platz.
İyi eğitim almış bir Çinli okuyucu 5.000 ilâ 7.000 karakter bilir.Britische Studie: Jeder Mensch kennt 5000 Gesichter.
Schwarzenegger bu film için 12 milyon $ ücret almıştı.Connerys Gage war für diesen Film auf 12 Millionen Dollar angestiegen.
2014 Yılında Yıldızköy ismi tekrar değişerek eski "Seydiyar" ismini yeniden almıştır.Mitte 2012 entschied er sich jedoch zu seinem "alten" Namen zurückzukehren.
Görüldüğü gibi mesele iyice içinden zor çıkılır bir hal almıştır.An der Frage, die er angeschnitten hat, hat er anscheinend ein echtes Interesse.
1032) adını almıştır.Er bekam die Bezeichnung S1032.
Lyon 3 Üniversitesi'nin kuruluşunda yer almıştır.Als Hochschullehrer ist er an der Universität Lyon III beschäftigt.
1991 yılında Nancy II Üniversitesi'nden Avrupa Çalışmaları Diploması almıştır.2011 wurde ihm die Ehrendoktorwürde der Universität Nancy 2 verliehen.
Bahse konu grubun çekilmesi üzerine yerini Foo Fighters almıştır.Der Preis ging jedoch an die Foo Fighters.
Adını Alman naturalist Otto Finsch'ten almıştır.Ihren Namen trägt sie zu Ehren des deutschen Ornithologen Otto Finsch.
Uluslararası Ornitoloji Kongresi de bu kararı 2011 yılında almıştır.Diesem Vorschlag folgte der International Ornithological Congress im Jahr 2012.
Bu projenin eserlerinden oluşan CD, 2006 yılında Good Morning Midnight adıyla marketlerdeki yerini almıştır.Die CD erschien 2006 unter dem Titel Good Morning Midnight.
Film adını, Kuzey Dakota'daki Fargo şehrinden almıştır.Diese wurden im Werk in Fargo in North Dakota gefertigt.
Antoninus Duvarı kısa bir süre onun yerini almıştır.Auch der Antoninuswall wurde noch einmal für kurze Zeit besetzt.
Sonra bir radyo prodüksiyonunda yer almıştır.Schließlich fand sie eine Anstellung bei einem Radiosender.
Her iki sezonda da yer almıştır.Zudem gewann sie jeweils zwei Saisonrennen.
Onun 10 kadar kır yerleşimini almıştı.Ihm gehörten bis zu zehn umliegende Dörfer.
İsrail Devleti'nin 1948 yılında kurulmasıyla beraber, Davud'un Kalkanı İsrail bayrağında yer almıştır.Mit der Staatsgründung Israels am 14. Mai 1948 wurde der Magen David zum Emblem der Nationalflagge Israels.
Eğer sözcük yapım eki almışsa basit yapılıdır sözcük çekim eki olsa da basittir.Wenn das Wort Kapitulation wirklich nötig ist, so soll es denn sein.
2004'te Femina Miss India Universe unvanını almıştır.1997 wurde sie zur Miss India Universe gekürt.
1965 yılında A Child Is Born adlı çocuk kitabını kaleme almıştır.1965 schrieb sie das Kinderbuch The Red Door.
Nobel Ödülü almış 55 kişi bu üniversite ile ilişkilidir.Insgesamt stehen 61 Nobelpreisträger mit der Universität in Verbindung.
Cenova'nın Floransalılardan dokuz yıl önce aldığı Sarzana'yı Lorenzo, 1487 yılında geri almıştır.1487 gewann Lorenzo Sarzana zurück, das Genua den Florentinern neun Jahre zuvor entrissen hatte.
Sadece 1. sezonda rol almıştır.Dort wurde er nur in der ersten Saisonhälfte berücksichtigt.
Amerikan Time dergisi onu Eylül Papası olarak ele almıştı.Das US-amerikanische Magazin Time kürte ihn zum Mann des Jahres.
S7-200 ailesinin yerini almıştır.Zuerst wurde die S7-200 durch die S7-1200 ersetzt.
Böylece 25 Nisan akşamı Seddülbahir Cephesi’nde 12 İngiliz taburuna karşı 5 Osmanlı taburu mevzi almıştır.Am 25. April wurden im Stollen 12 Miniergeräusche des Feindes vernommen.
DES'in (Data Encryption Standard - Veri Şifreleme Standardı) yerini almıştır.Das folgende Beispiel bezieht sich auf den Data Encryption Standard (DES).
Maruf Kerhi'den feyiz almıştır.Lilienthal erreichte gegen ihn ein Remis.
Buna ek olarak kazanılan paranın kârından futbol kulüpleri de paylarını almıştır.Doch er sagt, seit sie für das Fußballspielen Geld bekommen hat, hat man ihr auch die Freude daran genommen.

İlgili Sayfalar