almış ile cümle

almış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başrolde Harrison Ford yer almıştır.Für ihn übernahm Harrison Ford den Part.
Ayrıca Los Angeles´da Eric Morris´den ve Viyana´da Anne Mertin´den de oyunculuk dersleri almıştır.Schauspielunterricht nahm sie bei Eric Morris, Los Angeles und bei Anne Mertin, Wien.
Ayrıca That's So Raven 'da bir bölümde de yer almıştır.Auch hier nahm er den Platz von Raven ein.
Bu muharebe, I. İtalya-Habeşistan Savaşı'nın zirvesidir, Etiyopya egemenliğini güvence altına almıştır.Sie war die wichtigste Schlacht des Italienisch-Äthiopischen Kriegs und sicherte die äthiopische Souveränität.
Köy; adını, içindeki ördek gölünün kuşların uğrak yeri olmasından almıştır.Die Stadt liegt am Zusammenfluss (Gemünde) der Lainsitz und des Braunaubaches, wovon sich ihr Name ableitet.
Oyun çok büyük alkış almıştı.Der Auftritt fand großen Beifall.
Bu iş için 400 dolar ödeme almıştır.Dafür erhält sie vierhundert Dollar Lohn.
Daha sonra 2011 yapımı My Week with Marilyn filminde rol almıştır.Diese Memoiren wurden 2011 in dem Drama My Week with Marilyn verfilmt.
Genel toplamda ise 158.85 puan ile 5. sırada yer almıştır.In der Gesamtwertung lag er am Ende mit 558,4 Punkten auf dem 55. Platz.
1997 yılında European Car of the Year ödülünü almıştır.Der Ka erhielt 1997 den Europäischen Preis für Automobildesign.
(Fresnel kralcı bir eğitim almıştır.)(Croissant hatte eine Professur an der Städelschule angenommen.)
İsmini tasarımcısı Earle S. MacPherson dan almıştır.Dieses Ziel wurde nicht zuletzt dank der Bemühungen des Ingenieurs Earle S. MacPherson erreicht.
Paisley, 1983 yılında emekli olma kararı almış ve yerine yardımcısı geçmiştir, Joe Fagan.Paisley trat 1983 zurück und wurde durch Joe Fagan, einen weiteren ehemaligen Spieler, ersetzt.
1903'te belediye elektrikli tramvay hattı için ilk kez teklif almıştır.1903 erhielt die Stadt erstmals Anschluss an die Eisenbahn.
Adını, Arapça "ahir (son)" kelimesinden almıştır.Fadschr (arabisch فجر) ist die arabische Bezeichnung für Morgendämmerung, Morgenröte.
Babasının yönettiği iki filmde rol almıştır.Bei beiden Filmen führte sein Vater Regie.
Pierre Bérégovoy Hükümeti'nde görev almıştır.Es folgte die Regierung Bérégovoy.
Başrolde aynı zamanda Fellini'nin eşi olan Giulietta Masina rol almıştır.Die weibliche Hauptrolle übernahm Fellini-Ehefrau Giulietta Masina.
Bu ödülü 1948'de The Treasure of the Sierra Madre filmi ile almıştır.Einen großen Erfolg feierte er 1948 mit Der Schatz der Sierra Madre (The Treasure of the Sierra Madre).
1928'de Oldenburg şehrinin vatandaş onur ödülünü almıştır.1928 erhielt sie die Ehrenbürgerschaft der Stadt Oldenburg.
Birçok genç yazar bu sorunu ele almıştır.Viele junge Dichter befassten sich mit der Thematik.
Cheltenham Koleji'nde eğitim almıştır.Er wurde am Cheltenham College erzogen.
Bu yüzden kara soyadını almışlardır.Dies brachte ihnen den Namen Schwarze ein.
Bunların bazılarında Baradan da rol almıştır.Teilweise laufen sie auch etwas daran herab.
Kandilli Rasathanesi'ne göre depremde 1000 bina hasar almıştır.Dem Roten Halbmond zufolge waren über 1.000 Orte von dem Erdbeben betroffen.
2009 yılında The Perfect Game filminde rol almıştır.Er wirkte 2009 im Dokumentarfilm NoBody’s Perfect mit.
Fakat gece, hemen kendilerini toplamışlar daha ciddi tedbirler almışlardı.Die in der Nacht gesammelten Spenden werden an Bedürftige verteilt.
1988 yılında, National Medal of Science/Ulusal Bilim Madalyasını almıştır.1988 erhielt er die National Medal of Science.
İsmini Playboy 'un kurucusu Hugh Hefner'dan almıştır.Bewohnt wurde sie von Playboy-Gründer Hugh Hefner.
Arsenal ise yedinci finalinde beşinci mağlubiyetini almıştı.Denver hingegen erlebte die fünfte Niederlage im siebten Finale.
Grup 2015 yazında dağılma kararı almıştır.Die Band beschloss im Sommer 2015 die Auflösung.
İlk olarak 1896'da düzenlenen olimpiyat oyunlarında yer almıştır.Sie beschlossen deshalb, die ersten Olympischen Spiele bereits 1896 zu veranstalten.
1999 yılında, ajans bugünkü adını almıştır.Schließlich bekam 1999 die Ettehadi selbst ihren heutigen Namen.
Ertesi yıl filmin ikincisi Walking Tall: Lone Justice'de (en: Walking Tall: Lone Justice) rol almıştır.Im selben Jahr wurde eine weitere Fortsetzung mit dem Titel Walking Tall: Lone Justice produziert.
Öte yandan kitap birçok olumlu eleştiriler de almıştır.Das Buch der Verdammten) stellte sich zusehends Erfolg ein.
Ayrıca Buster Keaton da filmde rol almıştır.Am Film wirkte auch Buster Keaton beratend mit.
2009 yılında bugünkü adını almıştır.2009 erhielt es seinen heutigen Namen.
Babası yoluyla 2. Baronet unvanını almıştır.Dieser folgte ihm als 2. Baronet nach.
İlk gitarını eniştesi almıştı.Er kaufte sich seine erste Gitarre.
Ölülerini götürmüşler, öldürdüklerinin kafalarını almışlardır.Sie begleitete die Toten ins Jenseits und trauerte um sie.
2003 yılında Türkiye vatandaşı olup, Osman adını ikinci isim olarak almıştır.2004 erhielt er die türkische Staatsbürgerschaft und nahm „Osman“ als Nachnamen an.
Adını etrafında bulunan ve yumurtaya (jaja) benzeyen irili ufaklı tepelerden almıştır.Zeisigweg (Lüssower Berg / Am Lüssower Berg) Benannt nach dem Zeisig.
Çıktığı yıl 5 tane ödül almıştır.Er gewann die Auszeichnung fünf Jahre in Folge.
Tasavvuf eğitimi almıştır.Shushiwa) erlernte.
Dizinin 26. bölümünde yer almıştır.Er steht in der 26. Spalte.
"Yılın Yıldızları" ödüllerinde "en iyi sosyal sorumluluk projesi" ödülünü almıştır.Für dieses Projekt erhielten die Schwestern 2011 den „Best Social Responsibility Award“.
Ayrıca Yetenekli Bay Ripley gibi Hollywood yapımlarında da rol almıştır.Siehe hierzu als Beispiel Der talentierte Mr. Ripley.
1999 yılının sonlarına doğru ise Alcatel-Lucent Genesys'i 1.5 milyar dolara almıştır.Ende 1999 akquirierte Alcatel-Lucent (damals Alcatel) Genesys für 1,5 Milliarden US-Dollar.
Serbest programda yine ikinci sırada yer almış, bu kez Rachael Flatt'e geçilmiştir.Im zweiten Wahlgang unterlag er allerdings zum dritten Mal, diesmal dem linksorientierten Rafael Correa.
Romanları Hugo, Nebula ve Locus ödülleri almıştır.Die Story wurde für Hugo, Nebula und Locus Award nominiert.
İyi eğitim almıştır, birkaç dil biliyor..Er war sehr gebildet und sprach mehrere Sprachen.
Yine 15 restoran iki yıldız almıştır.Weitere zehn Restaurants erhielten einen Stern.
Örneğin iki takım onunculuk konumunda berabere kalırsa 2,5 puan almışlardır.Haben beide die gleiche Schlagzahl benötigt, bekommen beide 0,5 Punkte.
Böylece son beş sezonda dördüncü kez Avrupa Ligi'nde yer almış oldu.Zum vierten Mal in fünf Jahren war er so weit vorgestoßen.
Bir sonraki yarış Güney Afrika ise 5. sırada yer almıştır.Im Rennen in Südafrika gelang ihm ein Fünfter Platz.
Fakat Totila bunun haberini almıştı.Endlich hat Eddy die Botschaft verstanden.
Kayanın ismi ise üzerinde sürekli kuşlar bulunduğu için bu ismi almıştır.Diese Vögel werden so genannt, weil sie immer allein sind.
Ödül adını Norveçli matematikçi Niels Henrik Abel'den almıştır.Namensgeber der Insel war der norwegische Mathematiker Niels Henrik Abel.
Ama sonra ona bir şarkı söyleyerek gönlünü almıştır.Sie ist nur zurückgekommen, um für ihn zu singen.
Ayrıca Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden onur diploması almıştır.Daneben erwarb er ein Ingenieurdiplom der Amerikanischen Universität in Beirut.

İlgili Sayfalar