alkışlar ile cümle
alkışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
(Alkışlar) 10 saniye, hepsi bu kadar. 10 saniye.(Laughter and applause) 10 seconds, I want to be respectful.
Umarım yardımcı olabilmişimdir. (Alkışlar)I hope this was of service.
İşte karşınızda... (Alkışlar) (Kahkahalar)And there you are. (Applause) (Laughter)
Ben de dedim ki, "Tamam, madem makinedir diyorsunuz..." (Kahkahalar) (Alkışlar)So I says, "OK then, if you say it's a machine ..." (Laughter) (Applause)
(Güüşmeler) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
Pekala, bu —Alkışlar —Well, this — (Applause) —
(Kahkahalar) (Alkışlar) (Kahkahalar) bunu komik olarak düşünüyorsanız, göz önünde bulundurun ki(Laughter) (Applause) (Laughter)
Yani -- (Alkışlar)So it's just -- (Applause)
Sağolun... (Alkışlar)(Applause)
O zaman o ev yansın, kül olsun... [alkışlar]Tell him how you feel!
Biz, Amerika'daki siyahi insanlar olduğumuz için saldırıya uğradık. [alkışlar]We're brutalized because we are black people in America."
Evet, tabii ki.[dinleyiciler alkışlar]Oh, yes. Oh, yes. [audience applause]
Teşekkürler. [alkışlar]Thank you.
" Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum. " (Kahkahalar) (Alkışlar)"I've been trying to contact you since yesterday." (Laughter) (Applause)
Çok teşekkürler (alkışlar)(Applause)
Sonra -- (Alkışlar) -- gerçek bu.Well, after -- (Applause) -- that's the truth.
Almanlardan daha iyi yaptığımızı söylemek yeter (Kahkahalar) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
İzleyicilerin alkışları(Applause)
Dört ülkeye kadar indik. (Alkışlar)(Applause)
(Alkışlar) Merhaba, Ron.(Applause)
Evet bunlar sizlere gostermek istedigim fotograflar (Alkışlar)So that's the photographs that I wanted to show you. (Applause)
Sadece tek bir şey -- o da odaklanmış ve hırslı bir insan aklı. (Alkışlar)(Applause)
(Alkışlar) (Video):(Applause) (Video):
JC: bir alkış çemberi... (Alkışlar)JC: ...a round of applause... (Applause)
Çok teşekkürler... (Alkışlar)UE:
"Bayanlar ve baylari hayatın yaratılışı." (Alkışlar)"Ladies and gentlemen, the creation of life" (Crowd cheering)
Evet! (Alkışlar) Bal Merhaba.(applause) Hi honey.
Ve sen bana alkışlarınla teşekkür edebilirsin perde kapanırken.And you can thank me with a curtain call.
Bunun bir -- (Alkışlar) --I am not saying -- (Applause) —
Ve bu -- (Alkışlar) --And this is why -- (Applause) —
Tamam.) (Kahkahalar) (Alkışlar)(MS:
Evet... (alkışlar)Yeah. (Applause)
( Alkışlar) (Alkışlar)(Applause) (Applause)
(Alkışlar) ♪(Singing)
Şimdi öyle ki, aşağıya indiğinizde (Alkışlar)And so, when you fly down -- (Applause)
Bu gördükleriniz, Pike Place Market'tekiler bizim arkadaşlarımız, (Alkışlar)So, these are our friends in Pike Place Market, the lab. (Applause)
Örneğin, Washington Tacoma'daki Cam Müzesi, memleketim -- yaşasın Washington-- (Alkışlar)For instance, the Museum of Glass in Tacoma, Washington, my home state -- yoohoo, Washington!
(Alkışlar) Chris Anderson:(Applause)
İşte, ekonomistlere göre -- (Alkışlar)Now, economists tend to -- (Applause)
Çok teşekkürler. (Alkışlar)(Applause)
(Alkışlar) 53 farklı ülkeden oluşmaktadır.It's made up of 53 different countries.
(Gülüşmeler) (Alkışlar) (Gülüşmeler)(Laughter) (Applause) (Laughter)
Teşekkür ederim. (Alkışlar) (Alkışlar)(Applause) (Applause)
Yoksa.... AlkışlarYou wouldn't have any... (Applause)
Ait oldukları yer olan Silikon Vadisinde artık bulunmuyorlar. kahkahalar alkışlarThey're not ending up in Silicon Valley, where they belong. (Laughter) (Applause)
Burada olmak harikaydı. alkışlarIt was great to be here. (Applause)
Tamam. alkışlarOK. (Applause)
Bunlardan daha çok, soyut şeylerden daha az yapmalıyız. alkışlar(Applause)
♫Ve mest olmuşçasına dansederim, çünkü♫ ♫dudaklarım çok ateşli, biliyorum.♫ (Alkışlar)♫ And I dance as if entranced, 'cause I know, ♫ ♫ my lips give so fiery a kiss. ♫ (Applause)
İzin verin, (Alkışlar)So, let me close -- (Applause)
(Alkışlar) Tamam.(Applause)
Başka, başka üç basamaklı -- (Alkışlar)Another three-digit -- (Applause)
Bayan Shawn Pelofsy millet! alkışlar Shawn için!Miss Shawn Pelofsy everyone! Applause for Shawn!
Teşekkürler (Alkışlar) (Alkışlar)Thank you. (Applause) (Applause)
Sonra --(Alkışlar) Sonra hükümet dedi ki:So — (Applause) —
(Alkışlar) (Şarkı:(Applause)
Ben de ayağa kalkacağım. (gülüşmeler) (alkışlar)I'll stand up too, and -- (Laughter) (Applause)
Tamam, beni ağırladığınız için teşekkürler. (alkışlar)OK, thank you for having me here.
Şimdi, bütün olay -- (Alkış) (Alkışlar)Now, the whole event -- (Applause)
(alkışlar) 1949, modern Çin'in çıkışını görüyorsunuz bu tüm dünyayı da şaşırtıyor.(Applause) In 1949 we saw the emergence of the modern China in a way which surprised the world.