alkışlar ile cümle
alkışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Çok teşekkürler. (seyirci alkışlar)Thank you so much (audience cheers)
(Alkışlar) bu "korkuyu yaşa ama gene de yap" tarzı bir iş.(Applause) It's a "feel the fear and do it anyway" kind of thing.
(Kahkahalar) (Kahkahalar) (Alkışlar)(Laughter) (Laughter) (Applause)
(Alkışlar) (Alkışlar) Teşekkür ederim.(Applause) (Applause) Thank you.
Patent almaya çalışmak mantıksız gözüküyor-- (Alkışlar)It just seems wrong to try and patent -- (Applause)
Teşekkür ederim. Alkışlar(Applause)
Kendisine güzel bir alkış... (Alkışlar)Give him a big old hand. (Applause)
Müzik (Alkışlar)(Music) (Applause)
(Teşekkürler) (Alkışlar)Thank you. (Applause)
Şimdi, ah tamam, gidin.. Gidin... (alkışlar)Now -- oh, oh yeah, go on then, go on.
Biz, bir istekle, uzun zamandir cok kucuk imkanlarla buyuk isler basariyoruz Alkislar..."We, the willing, have been doing so much with so little for so long -- (Applause)
Ve bunun paylaşmaya değer olduğunu düşündüm. <i>(Alkışlar)</i> <b>Çeviri:And I thought that was worth sharing.
(Alkışlar) (Alkışlar) (Alkışlar)Thank you. Thank you. Thank you.
John Hunter: onlara bir şey önerdim -- (Alkışlar)I offered them a -- (Applause)
(Kahkahalar) (Alkışlar) (Kahkahalar)(Laughter) (Applause) (Laughter)
(Korna sesleri) (Alkışlar)(Honking) (Applause)
Teşekkür ederim. ...alkışlar...Thank you. (Applause)
Teşekkürler ...alkışlar...Chris Anderson:
(Alkışlar) 19 yaşındayken, 50 isyancıyla beraber(Applause)
[ Alkışlar ] >>Sergey Brin:Guys, we're going to do something pretty magical here. And we have a special surprise for you.
[ Alkışlar ] >>> Şuna bak! >> Sergey Brin:That was awesome. All right. That was pretty amazing.
Bu şekilde düşünmek ne çok saygılı ne de akıllıca... (Alkışlar)It's not respectful, and it's not very clever to think that way. (Applause)
lezbiyen annesi. (Alkışlar) Kısacası 3 eyaletteki 4 çocuğun 5 ebeveyni var.(Applause)
(Alkışlar) Ama annemin ne kadar haklı olduğunu düşünüyordum.But I thought how my mother was right.
Bu gördüğünüz Animaris Currens Ventosa. (Alkışlar)(Music) (Laughter) (Applause)
(Gulusmeler) (Alkislar)(Laughter) (Applause)
Burda üzerinde düşünülmeye değer küçük bir -- (Alkışlar)There is a little bit of a difference there that is worth just -- (Applause)
[Gülüşler ve alkışlar] Tamam...Okay, the other ...
[Gülüşler ve alkışlar][Huge laughter and applause]
Maaliyetlere baktik (Gulmeler) (Alkislar)We looked at cost. (Laughter) (Applause)
"Anna! Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna!' yelled the father through the hall into the kitchen, clapping his hands,
(Tezahüratlar) (Alkışlar)(Cheers) (Applause)
(Muzik) (Alkislar)(Music) (Applause)
Eğer olmasaydı -- (Gülüşler) (Alkışlar)(Applause)
Ve sadece şundan bahsetmeye -- (Alkışlar)And I wanted to make -- (Applause) just -- (Applause)
(Gülüşmeler) (Alkışlar) (Başaracaksınız.)[You'll do] (Applause) (Laughter)
Elbette bizde hemen onunla tamamen hemfikir olduk. gülüşmeler alkışlar.So we obviously profoundly agreed with him. (Laughter) (Applause)
Cok tesekkur ederim (Alkislar)Thank you very much. (Applause)
Bunu Karachi'de Acumen Fonundan destek alarak yaptılar. (Alkışlar)(Applause)
Teşekkürler.) (Alkışlar)Thank you.) (Applause)
(Gülmeler) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
Çünkü biliyorum ki -- (Alkışlar)Now, because I know -- (Applause) --
Şu anda -- (Alkışlar)Now, and so -- (Applause)
(Alkışlar) (Seyirci:(Applause) (Audience:
Gülüşmeler. Alkışlar(Laughter) (Applause)
Ve elbette -- (Alkışlar)And of course -- (Applause)
(Kahkahalar) (Alkışlar) Evet.(Laughter) (Applause)
İşte bir bebek kamerası videosu... (Kahkahalar) (Alkışlar)Here's what a baby-cam video looks like. (Laughter) (Applause)
Sanki burada algoritmayı öğrenen bir makine var. (Alkışlar)As there is a machine learning algorithm in this -- (Applause)
(Tezahurat, alkışlar)(Cheers, applause.)
(tezahurat, alkışlar) Eşim Ann'den sonra, Paul hayatımda yaptığım en iyi seçim oldu.Besides my wife, Ann, Paul is the best choice I've ever made.
(tezahurat, alkışlar) Ayrıca Ann'a, hayatımın aşkına teşekkür etmek istiyorum.I also want to thank Ann, the love of my life.
(tezahurat, alkışlar) Kendisi harika bir başkan eşi olurdu.(Cheers, applause.) She would have been a wonderful first lady.
(tezahurat, alkışlar) Sizler, en iyisisiniz.(Cheers, applause.) You guys are the best. Thank you so much.
(Alkışlar) Alexander Tsiaras:(Applause)
♫ Olmasını bekleyeceğiz ♫ (Alkışlar)♫ Wait it out ♫ (Applause)
(Alkışlar) Teşekkür ederim.(Applause)
(Gülüşmeler ve alkışlar)You don't then say -
Ve -- (Alkışlar) ve -- (Alkışlar)(Applause continues) And -- (Applause)
Şükran Günü, Noel -- (Alkışlar) -- dünyanın dört bir tarafında birçok ülkeden. Harikuladeydi.All during the holidays, Thanksgiving, Christmas, in different countries around the world.