alkışlar ile cümle
alkışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Astronotlar kendi coşkulu tezahüratları ve alkışlarlarıyla karşılandı.The astronauts were greeted by their enthusiastic cheers and applause.
Onun konuşması coşkulu alkışlarla karşılandı.His speech met with enthusiastic applause.
Seyirciler alkışlarla konuşmacıya tepki gösterdi.The audience members reacted to the speaker with applause.
Seyirci alkışlarken o, sahneye doğru yürüdü.He walked onto stage while the audience were applauding.
Herkes alkışlar.Everybody claps.
Onu alkışlarla imparator ilan ettilerThey acclaimed him emperor.
Seyirci onu dakikalarca ayakta alkışlar.Members stood for one minute silence.
Böylece Damiens kalabalığın alkışları arasında dörde bölündü.Damiens was then dismembered, to the applause of the crowd.
"Trabzon alkışlarla 2-0"."Shibboleth 2.0 Available".
(Alkışlar) (Alkışlar)(Applause) (Applause)
(Müzik) (Alkışlar)(Music) (Applause)
(Gülüşmeler) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
(kahkahalar) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
Hatırlayın, bu gelen ilk hastam -- (Alkışlar)And remember, my first patient who came in -- (Applause)
(Alkışlar) (Kusura bakma) (Gülüşmeler)(Applause) Sorry about that. (Laughter)
Kimse o filmi izledi mi? Evet, evet, evet. (Alkışlar)Has anybody here seen that film?
(Alkışlar) CA:(Applause)
Teşekkür ederim (Alkışlar)Thank you. (Applause)
(kahkahalar) Alkışlar(Laughter) (Applause)
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna!' yelled the father through the hall into the kitchen, clapping his hands,
Şimdi -- (Alkışlar)Now, while ... (Applause)
Teşekkürler (Alkışlar)Thank you. (Applause)
Pekala. (Alkışlar)So ... (Applause)
(Muzik) (Alkışlar)(Music) (Applause)
Teşekkürler. Teşekkürler.) (Alkışlar)Thank you.
Eğer şu an bunu izliyorsanız, umarım beni affedersiniz. " (alkışlar)If you're watching this now, I hope you can forgive me. (Applause)
Muzik (Alkışlar)(Music) (Applause)
Ve burada durmak -- (Alkışlar)And I want to pause here for -- (Applause)
Teşekkürler.(SK:Teşekkürler.) (Alkışlar)Thank you. (SK: Thank you.) (Applause)
Teşekkürler (kahkahalar)(alkislar)Thank you. (Laughter) (Applause)
Ve bu şekilde titreme ile titrememe arasındaki fark -- (Alkışlar)And the difference between shaking in this way and not -- (Applause)
Müdahaleden 3 ay sonra, ve buyrun (Alkışlar)(Applause)
Teşekkürler, Thomas (Alkışlar)Thank you, Thomas.
(Alkışlar) (Müzik)(Applause)(Cheers) (Music)
Ama biz onları San Francisco'da yapıyoruz -- (Alkışlar)But we hold them in San Francisco -- (Applause)
Almanlardan daha iyi yaptığımızı söylemek yeter (Gülüşmeler) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
(Alkışlar) (Gülüşmeler)(Applause) (Laughter)
Bu bir kişisel portre adı da " Geniş Kalçalar " (Alkışlar)It's a self-portrait titled "Wide Hips." (Laughter)
Hepsini hak ettiniz. (Alkışlar)You totally earned them.
Teşekkür ederim. (Alkışlar)(Applause)
Lübnanlılar alkışlar mı?Lebanese, yeah.
(Alkışlar) Lüblanlılar. Evet.The Middle East is going crazy.
(Tezahurat) (Alkışlar)Thank you, TED. (Cheers) (Applause)
Eğer Palm Springs'teyseniz ... (Kahkaha) (Alkışlar)So if you were in Palm Springs ... (Laughter) (Applause)
(Alkışlar) (Kahkahalar)(Applause) (Laughter)
Bu şarkı -- (Alkışlar) Teşekkürler.That song -- (Applause) Thank you.
(Tezahürat) (Alkışlar)(Cheers) (Applause)
( Alkışlar)(Applause)
(Alkışlar) Teşekkürler.(Applause) Thank you.
"Anneyle seks körleştiriciydi" (Gülüşmeler) (Alkışlar)"Sex With Mum Was Blinding." (Laughter) (Applause)
(Kahkaha) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
Düzgün, itaatkar yapıyı alkışlarız.We applaud the well-mannered box.
Teşekkürler. (Alkışlar)(Applause)
Tesekkur ederim. (Alkislar)(Applause)
Evet (Alkışlar)(Applause)
Ne kadar harika?(Alkışlar)How cool is that? (Applause)
Şuna bakın(Alkışlar)Look at that. (Applause)
Teşekkür ediyorum (alkışlar)Thank you. (Applause)
(gülüşler) (alkışlar)-- but his arguments are compelling." (Laughter) (Applause)
(grup çalar) (seyirciler alkışlar)(band plays) (audience cheers) First of all, you look great, very plush