alkış ile cümle
alkış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom bir sonraki şarkıyı anos etmeden önce inmek için alkış bekledi.Tom waited for the applause to die down before he announced the next song.
Neden herkes alkışlıyor?What is everyone clapping about?
Herkes ne hakkında alkışlıyor?What is everyone clapping about?
Onların hepsi alkışladı.They all applauded.
Tom ayağa kalktı ve alkışladı.Tom stood up and clapped.
Tom yüksek sesle alkışladı.Tom applauded loudly.
Seni alkışlamıyorum.I'm not applauding you.
Alkışlıyoruz, arkadaşlar, komedi sona erdi.Applaud, friends, the comedy has ended.
Tom elleriyle alkışladı.Tom clapped his hands together.
Tom elleriyle heyecanla alkışladı.Tom clapped his hands together excitedly.
Alkış vardı.There was applause.
Seyirci değerlendirerek alkışladı.The audience applauded appreciatively.
Kalabalık heyecanla alkışladı.The crowd applauded enthusiastically.
Seyirci beğenerek alkışladı.The audience applauded approvingly.
Kalabalık yine alkışladı.The crowd applauded again.
Onlar neşelendiler ve alkışladılar.They cheered and clapped.
Hayran kitlesi alkışladı.The fans cheered.
Seyirci alkışlamayı bıraktı.The audience stopped clapping.
Seyirci yavaş yavaş alkışlamaya başladı.The audience slowly started to applaud.
Seyirci alkışladı ve ıslık çaldı.The audience applauded and whistled.
Seyirciler aniden alkışlamaya başladılar.The audience burst into applause.
Herkesin alkışladığını duyabiliyordum.I could hear everybody cheering.
Kalabalık alkışlamaya başladı.The crowd began to applaud.
Tom'u alkışlayalım.Let's give Tom a round of applause.
Kalabalık alkışa boğuldu.The crowd erupted into applause.
İnsanlar binbaşıyı coşkuyla alkışladı.The people enthusiastically applauded the major.
Tom ayakta alkışlandı.Tom received a standing ovation.
Seyirci performansları için aktörleri alkışladı.The audience applauded the actors for their performance.
Seyirci alkışladı.The audience applauded.
Herkes alkışlıyordu.Everybody was clapping.
Tom'un kararını alkışlıyorum.I applaud Tom's decision.
Herkes konserin sonunda alkışladı.Everyone clapped at the end of the concert.
Tom ayakta alkışladı.Tom got a standing ovation.
İzleyiciler Tom'u ayakta alkışladılar.The audience gave Tom a standing ovation.
Tom müzisyenleri alkışladı.Tom applauded the musicians.
Ayakta alkışlandım.I got a standing ovation.
Diktatör, onu alkışlamadığı için Tom'u vatana ihanetle suçladı.The dictator accused Tom of treason for not applauding him.
"Koç töreninde bir arkeoloğu alkışladık, bir sanatçıyı tanıdık"."Koç töreninde bir arkeoloğu alkışladık, bir sanatçıyı tanıdık".
Jackpot, 13 Aralık 2013'te serbest bırakıldı ve eleştirmenler tarafından alkışlandı.Jackpot released on 13 December 2013 and was panned by critics.
Senaristleri alkışlamak gerekir; Jace'in ölümü tam bir sürpriz olarak geldi.You have to hand it to the writers; Joyce's demise came as a complete surprise.
Seyirci onu dakikalarca ayakta alkışlar.Members stood for one minute silence.
Kalabalık halk onları alkışa tutup iki sevgiliyi yürekten onaylarlar ('O sole!Those bearing the pikes put the two severed heads together and chanted, "Kiss Daddy!"
Bayreuth'da bir gelenek olarak seyirciler birinci perdeden sonra hiç alkış tutmazlar.At Bayreuth performances audiences do not applaud at the end of the first act.
Oyun çok büyük alkış almıştı.The game received even greater praise.
Ben bu saldırıyı alkışlıyorum.I resolutely declare this offensive.
Kalabalık inen Yunan askerlerine alkış tutuyordu.Some of the children ran to see what Greek soldiers looked like.
İzleyicilerin dakikalarca süren alkışı onu programda ağlatmıştı.Unofficial help from spectators pulled him out in time.
"'Mami' Alkış Topladı"."Gobba la madre".
Böylece Damiens kalabalığın alkışları arasında dörde bölündü.Damiens was then dismembered, to the applause of the crowd.
"Trabzon alkışlarla 2-0"."Shibboleth 2.0 Available".
İki alkışta oyundan atıldım.They were swept in two games.
(Alkışlar) (Alkışlar)(Applause) (Applause)
(Alkış) (Alkış)(Applause) (Applause)
(Müzik) (Alkışlar)(Music) (Applause)
(Gülüşmeler) (Alkış)(Laughter) (Applause)
(Gülüşmeler) (Alkışlar)(Laughter) (Applause)
(Kahkaha) (Alkış) uhh!(Laughter) (Applause) Whew!
(Gülüşmeler) (AlkışIar)(Laughter) (Applause)
(alkış kıyamet!)(in video: laughter and cheering)
(kahkahalar) (Alkış)(Laughter) (Applause)