alkış ile cümle
alkış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Seyirci, performansları için oyuncuları alkışladı.The audience acclaimed the actors for their performance.
Seyirci tam beş dakika alkışladı.The audience applauded for a full five minutes.
Seyirci aktristi alkışladı.The audience applauded the actress.
Biz onun dürüstlüğünü alkışladık.We applauded his honesty.
Konser bittiğinde seyirci alkışladı.The audience clapped when the concert was over.
Astronotlar kendi coşkulu tezahüratları ve alkışlarlarıyla karşılandı.The astronauts were greeted by their enthusiastic cheers and applause.
Tıp okuma kararını alkışlıyorum.I applaud your decision to study medicine.
Oyuncu fanatikleri tarafından alkışlandı.The player was acclaimed by the fans.
Tüm öğrenciler alkışladılar.All the students clapped their hands.
Performans seyirciden müthiş bir alkış aldı.The performance got get terrific applause from the audience.
Rock şarkıcısı sahneye çıktığında, konserindeki izleyici yüksek sesle alkışladı.When the rock singer appeared on the stage, the audience at the concert clapped loudly.
Kalabalık kazananı coşkuyla alkışladı.The crowd gave the winner a big hand.
Kalabalık kazananı alkışladı.The crowd hailed the winner.
Ben odaya girince onlar alkışladılar.As I entered the room, they applauded.
Biz oyuncuyu alkışladık.We applauded the performer.
Biz alkışladık.We clapped our hands.
Ben alkışladım.I clapped my hands.
Yeni öğretmen sınıfa girer girmez öğrenciler alkışlamaya başladı.As soon as the new teacher entered the classroom, the students began to applaud.
Tüm seyirci ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı.The whole audience got up and started to applaud.
Büyük izleyici şarkının sonunda alkışladı.The large audience clapped at the end of the song.
Seyirci oyuncuyu alkışladı.The audience applauded the performer.
Konuşmasından sonra seyirciler yükse sesle alkışladı.The audience clapped loudly after his speech.
Onun konuşması coşkulu alkışlarla karşılandı.His speech met with enthusiastic applause.
Onun konferansından sonra birkaç kişi alkışladı.A few people clapped after his lecture.
Onlar bizi alkışlamadılar.They did not clap for us.
O favori atını alkışladı.She cheered for her favorite horse.
Soprano performansı için şiddetli alkış aldı.The soprano received thunderous applause for her performance.
Seyirciler alkışlarla konuşmacıya tepki gösterdi.The audience members reacted to the speaker with applause.
Vergilerin azaltılması kararını alkışladık.We applaud the decision to lower taxes.
Onlar genç Amerikalıları alkışladılar.They cheered the young Americans.
Kalabalık birkaç dakika alkışladı.The crowd applauded for several minutes.
Tom ellerini alkışladı.Tom clapped his hands.
Tom Mary'nin gösterisinden sonra alkışlamadı.Tom didn't clap after Mary's performance.
Tom kesinlikle bir tur alkış hak ediyor.Tom certainly deserves a round of applause.
Ben alkışlama dürtüsüne karşı koyamadım.I couldn't resist the urge to applaud.
Seyirci alkışlarken o, sahneye doğru yürüdü.He walked onto stage while the audience were applauding.
Alkış patlak verdi.Applause broke out.
Lütfen alkışlamayın.Hold your applause, please.
Tüm öğrenciler alkışlıyor.All the students applaud.
Herkes alkışladı.Everyone cheered.
Tom alkışladı.Tom clapped.
Onlar alkışladı.They applauded.
Herkes alkışlar.Everybody claps.
Tom alkışlamayı durdurdu.Tom stopped clapping.
Herkes alkışlamaya başladı.Everyone started clapping.
Kalabalık alkışladı.The crowd applauded.
Öğrenciler alkışladı.The students applauded.
Kasaba halkı alkışladı.The townspeople applauded.
Onların hepsi onun başarısını alkışladılar.They all applauded his success.
Şarkı bittiğinde büyük seyirci alkışladı.The large audience applauded when the song finished.
Piyanist yeniden sahneye çağırıncaya kadar alkışladılar.They clapped until the pianist played an encore.
Sadece tek elle alkışlayamazsın.You can't clap with just one hand.
Tom Mary'yi alkışladı.Tom cheered Mary on.
Seyirci on dakika boyunca onu alkışladı.The audience gave him an ovation for ten minutes.
Hadi, bundan daha yüksek sesle alkışlayabilirsin.Come on, you can clap louder than that.
İnsanlar niçin alkışlıyor?Why are people clapping?
Tom sahneye çıkarken herkes alkışladı.Everyone applauded as Tom walked out onto the stage.
Eve girdiğim zaman hepsi alkışladı.When I entered the house, they all applauded.
Onu alkışlarla imparator ilan ettilerThey acclaimed him emperor.
Biz ayakta alkışlandık.We got a standing ovation.