ali ile cümle
ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu alıntıların nereden kaynaklandığını bilmeliyim.I must know where these quotations originate.
Onu bir alışveriş merkezinde aldım.I bought it at a department store.
Bu kadar kaba bir şekilde konuşulmaya alışkın değilim.I'm not used to being talked to in such a rude manner.
Öyle kaba bir biçimde konuşulmaya alışkın değilim.I am not used to being spoken to in that rude way.
Ben genellikle bu süpermarkette alışveriş yaparım.I usually do my shopping at this supermarket.
Ben sık sık ondan bir mektup alırım.I often get a letter from him.
Arada bir ondan bir çağrı alırım.I get a call from her once in a while.
Ben bir hediye satın almak amacıyla bir alışveriş merkezine gittim.I went to the department store with a view to buying a present.
Ben otelde kaldım ama diğerleri alışverişe gitti.I stayed at the hotel, but the others went shopping.
Henüz bir iş mektubu yazmaya alışık değilim.I'm not used to writing a business letter, yet.
Kısa sürede herkesin içinde konuşmaya alıştım.I soon got accustomed to speaking in public.
Sonunda kent yaşamına alıştım.I've finally got used to urban life.
Ben genellikle yerel bir mağazada giysi satın alırım.I usually buy clothing at a local store.
Tek başıma alışverişe gitmeyi tercih etmem.I would rather not go shopping alone.
Yalnız yaşamaya alışkınım.I am accustomed to living alone.
Çok çalışmaya alışkınım.I am accustomed to working hard.
İngilizceye ek olarak Fransızca eğitimi de alıyorum.I study French in addition to English.
Ben dışarıya giderken yanımda bir şemsiye alırım.I take an umbrella with me when I go out.
Ben soğuk havaya alışkınım.I am accustomed to cold weather.
Ben soğuk havaya alışığım.I am accustomed to cold weather.
Ben, sağlığımı ciddiye alıyorum.I take my health seriously.
Beş yıldır İngilizce eğitimi alıyorum.I have been studying English for five years.
Herkesin önünde konuşma yapmaya alışkın değilim.I am not accustomed to making speeches in public.
Önümüzdeki şubat ayında beş yıldır İngilizce eğitimi alıyor olacağım.I will have been studying English for five years next February.
Bugün şehirde alışverişe gittim.I went shopping in town today.
Bu yaz sadece beş gün izin alırım.I get only five days off this summer.
Kahveyi şekersiz içmeye alışkın değilim.I am not used to drinking coffee without sugar.
Ben üç yaşından beri bale dersleri alıyorum ve bir balerin olmayı umuyorum.I have been taking ballet lessons since I was three and hope to be a ballerina.
Bebeğimi ona emanet edip alışverişe gittim.I left my baby in her care and went shopping.
Onları şehir kütüphanesinden ödünç alıyorum.I borrow them from the city library.
Zamanın gerisinde kalmayayım diye her gün gazete okumayı bir alışkanlık haline getirdim.I make it a rule to read the newspaper every day lest I should fall behind the times.
Kendim için yemek pişirmeye alışkınım.I'm used to cooking for myself.
Kitabımdaki bazı ünlü ifadeleri alıntı yaptım.I quoted some famous phrases in my book.
Mektubu alır almaz cevap yazmaya özen gösteririm.I make a point of writing an answer as soon as I get a letter.
Alıcıyı kulağıma taktım.I put the receiver to my ear.
Sıcağa alışkındım.I was used to the heat.
Lütfen ona biraz alışveriş yaptıktan sonra geleceğimi söyle.Please tell her I'll come after I do some shopping.
Herkesin önünde konuşmalar yapmaya alışık değilim.I'm not used to making speeches in public.
Ben herkesin önünde konuşmaya alışık değilim.I am not accustomed to speaking in public.
Toplum içinde konuşmaya alışkın değilim.I'm not used to speaking in public.
Birkaç gün izin alıyorum.I'm taking a couple of days off.
Ben erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not used to getting up early.
Ben erken kalkma alışkanlığı edinmek zorundayım.I have to form the habit of getting up early.
Ben gürültüye alışkınım.I'm used to the noise.
Ben gece geç saatlere kadar kalmaya alışkınım.I am accustomed to staying up late.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkma alışkanlığı duyuyorum.I am in the habit of going for a walk before breakfast.
Erken kalkmaya alışkın değilim.I'm not accustomed to getting up early.
Erken kalkma alışkanlığım var.I have a habit of getting up early.
Uzun mesafeleri yürümeye alışkın değilim.I'm not accustomed to walking long distances.
Ben bütün gece çalışmaya alışkınım.I'm used to working all night.
Şehir seslerine alışkın değilim.I'm not accustomed to the city noises.
Buradaki sert iklime yavaş yavaş alışıyorum.I am becoming accustomed to the severe climate here bit by bit.
Benden alışverişe gitmemin rica edilmesinden hoşlanmam.I don't like being asked to go shopping.
Ondan ayda bir kez haber alıyorum.I hear from him once a month.
Onun gitmekten alıkoyacağım.I will stop him from going.
Mektubumu alıp almadığını sordum.I asked him if he had got my letter.
Onun soru sorma tarzına alışkınım.I am familiar with the way he asks questions.
Onun soru sorma biçimine ben alışığım.I'm familiar with the way he asks questions.
Ona bir kez söyledim ve her şeye rağmen onunla alışverişe gitmedim.I told her once and for all that I would not go shopping with her.
Genellikle tenis oynadıktan sonra bir duş alırım, ama bugün alamadım.I usually take a shower after I play tennis, but today I couldn't.