ali ile cümle
ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben genellikle kıyafetlerimi büyük mağazadan satın alırım.I usually buy my clothes at the department store.
Her ay annemden haber alıyorum.I hear from my mother every month.
Kitap okuyarak bilgi alırım.I get knowledge by reading books.
Ben her zaman sabah bir banyo alırım.I always take a bath in the morning.
Her gün yürümeye alışkınım.I am in the habit of taking a walk every day.
Her akşam İngilizce çalışmaya alışkınım.I am accustomed to studying English every evening.
Gece geç saatlere kadar uyumamaya alışkınım.I am used to sitting up late at night.
Gece geç saatlere kadar uyanık kalmaya alışkınım.I'm used to staying up late at night.
Gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkınım.I am used to staying up till late at night.
Ben her zaman dondurulmuş olanların yerine taze sebzeler alırım.I always buy fresh vegetables instead of frozen ones.
Trenin evimin yanından geçişini duymaya alışkınım.I am used to hearing the train pass by my house.
Hepimiz gece geç saatlere kadar çalışmaya alışığız.We are all accustomed to working late at night.
Bir yabancı tarafından konuşulmaya alışık değiliz.We aren't used to being spoken to by a foreigner.
Malzemeleri Malezya'dan alırız.We get the materials from Malaysia.
Biz sade yemek yemeğe alışkınız.We are used to eating plain food.
Yemekli davete on misafir alıyoruz.We are having ten guests at the dinner party.
O kadar yoğunuz ki alabileceğimiz herhangi bir yardımı alırız.We are so busy we'd take any help we could get.
İşler gittikçe daha kötü bir hal alıyor.Matters are getting worse and worse.
Ne kadar çok alırsam o kadar çok isterim.The more I get, the more I want.
Danışmadan başka bir randevu alın.Make another appointment at the front desk.
Yaptığın işten keyif alıyorsan, paradan daha değerli bir şeyin vardır.If you enjoy the work you do, you have something worth more than money.
Lütfen birini alın.Please take one.
Lütfen istediğiniz herhangi bir şeyden alın.Please help yourself to anything you like.
Öğrenme muhtemelen hemen hemen katıldığımız her faaliyette yer alır.Learning probably takes place in virtually every activity in which we take part.
Personel toplantıda samimi bir görüş alışverişinde bulunmuştur.The staff exchanged frank opinions in the meeting.
Arabası bir gölün içine doğru yol alırken kıl payı kurtuldu.She had a narrow escape when her car skidded off the road into a lake.
Bir araba ehliyeti 18 yaşından itibaren alınabilir.A car licence can be held from age 18.
Arabayı alırsan kendine çok zaman ayıracaksın.You'll save yourself a lot of time if you take the car.
%3 komisyon alıyoruz.We charge a commission of 3%.
Bir iş için mülakata alındım.I was interviewed for a job.
Alıştırma mükemmel yapar.Practice makes perfect.
Yeterli param olsaydı, bu kamerayı alırdım.If I had enough money, I could buy this camera.
Yeterli param olsa, bu kamerayı alırım.If I had enough money, I could buy this camera.
Geri alıyorum.I take it back.
Onun deneyimsizliği göz önüne alındığında, o iyi yaptı.Given her inexperience, she has done well.
Yeni kelimeleri sözlükte aramak iyi bir alışkanlıktır.It is a good habit to look up new words in a dictionary.
Kadınlar her zaman şapkalar alıyorlar.Women are always buying hats.
Birçok kadın alışverişi sever.Most women enjoy shopping.
Benim yapacak biraz alışverişim var.I have some shopping to do.
Kız gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkındı.The girl was used to sitting up till late.
Gülünmeye alışkınım.I'm used to being laughed at.
Patronum beni 30 dakikadan daha fazla alıkoydu.My boss detained me more than 30 minutes.
Bitkiler suyu topraktan alır.Plants take in water from the soil.
Yeme alışkanlıkları ülkeden ülkeye değişir.Eating habits differ from country to country.
Jim kalp krizinden sonra, şeker alımını kesmek zorunda kaldı.After his heart attack, Jim had to cut down on his sugar intake.
Kasabanın kenarında yeni bir alışveriş merkezi açıldı.A new shopping mall opened on the edge of town.
Ona yeni bir elbise satın alındı.A new dress was bought for her.
Yeni bir yere alışmak her zaman zaman almaktadır.It always takes time to get used to a new place.
Bana gazete alın.Get me the newspaper.
Gazete okurken gözlük takma alışkanlığı var.He makes it a rule to wear glasses when he reads a newspaper.
Bazı insanlar sigarayı bıraktıklarında kilo alır.Some people gain weight when they stop smoking.
İnsanlar eski alışkanlıklarından vazgeçmeyi zor buluyorlar.Human beings seem to find it difficult to give up their old habits.
Hayattan zevk alıyorum.I get a kick out of life.
Topluluk önünde konuşmaya alıştım.I've got accustomed to speaking in public.
Siyasi farkındalık edinmek zaman alır.Developing political awareness takes time.
Lütfen doğru cevabı daire içine alın.Please circle the right answer.
Sabırlı ve ısrarcı ol. Bu şeyler zaman alır.Be patient and persistent. These things take time.
Biletimi alırken çantama göz kulak ol.Keep an eye on my suitcase while I buy my ticket.
Ben bir bilet alırken çantama dikkat et.Keep an eye on my bag while I buy a ticket.
Ben biletimi alırken çantama dikkat et.Keep an eye on my suitcase while I get my ticket.