ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Nefes alırken oksijen akciğerlerimize alınır.Oxygen is taken into our lungs when we breathe.
Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.I enjoy watching children play.
Düşünce özgürlüğü anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.Freedom of thought is guaranteed by the constitution.
Düşünce özgürlüğü anayasal güvenceye alınmıştır.Freedom of thought is guaranteed by the constitution.
Eylem için tam sorumluluk alıyorum.I take full responsibility for the action.
Duş alırken telefon çaldı.The phone rang while I was taking a shower.
Sen telefon ettiğinde ben sadece alışverişe çıkmak üzereydim.I was just about to go out shopping when you telephoned.
Ev ödevimi bitirmek ne kadar zamanımı alır?How long will it take me to finish my homework?
Sizin için alışveriş yapacağım.I'll do the shopping for you.
Alışverişi sizin için yapacağım.I'll do the shopping for you.
Yabancı bir dilde uzmanlaşmamız uzun zaman alır.It takes us a long time to master a foreign language.
Okul gezimiz alışılmadık bir kar yağışı nedeniyle berbat oldu.Our school trip was spoiled by an unusual snowfall.
Haziranda çok yağmur alırız.We have a lot of rain in June.
Biz CD'ler alırız.We buy CDs.
Dün Shibuya'da alışverişe çıktım.We went shopping in Shibuya yesterday.
Dün Shibuya'da alışverişe gittim.We went shopping in Shibuya yesterday.
Dün Shibuya'da alışverişe gittik.We went shopping in Shibuya yesterday.
Alışveriş merkezini dolaştık.We wandered round the shopping center.
Biz ayakkabı giymeye alışkınız.We are accustomed to wearing shoes.
Lisede birçok konuda ders alıyoruz.We study many subjects in high school.
Önümüzdeki şubat ayında beş yıl boyunca İngilizce eğitimi alıyor olacağız.We will have been studying English for five years next February.
Biz genellikle bir dilim ekmek ve bir fincan kahve alırız.We usually have a slice of bread and a cup of coffee.
Alışveriş yapmak için şehir merkezine gidiyoruz.We go downtown to do shopping.
Artık onu, içmekten alıkoymalıyız.We have to stop him from drinking any more.
Biz toptan kırtasiye satın alırız.We buy stationery in bulk.
Arkadaşlarımızla alışverişe gittik.We went shopping with our friends.
Benimle alışverişe gidecek misin?Will you go shopping with me?
Yerinde olsam, şunu alırım.If I were you, I'd buy that one.
Bu kitabı benim için alın.Get that book for me.
Ben öyle pahalı bir mağazadan alışveriş yapmayı göze alamam.I can't afford to shop at such an expensive store.
Ara sıra ondan haber alıyorum.I hear from him every now and then.
Gece geç saatlere kadar kalma alışkanlığım yok.I'm not in the habit of staying up late.
Bana bir bira daha alıp alamayacağını merak ediyorum.I wonder if you could get me another beer.
Dairem bol güneş ışığı alır.My apartment gets plenty of sunshine.
Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.According to my experience, it takes one year to master French grammar.
Kız kardeşim her sabah duş alır.My sister takes a shower every morning.
Kız kardeşim yemek pişirmeye alışkın değildir.My sister isn't used to cooking.
Hobim alışveriştir.My hobby is shopping.
Erkek kardeşim kısa sürede Tokyo'da yalnız yaşamaya alıştı.My brother soon got used to living alone in Tokyo.
Erkek kardeşim pul koleksiyonundan büyük keyif alır.My brother takes great delight in his stamp collection.
Annem zor işe alışık değildir.My mother is not accustomed to hard work.
Kız kardeşim haftada iki gün piyano dersleri alır.My sister takes piano lessons twice a week.
Gözlerim henüz karanlığa alışamadı.My eyes haven't yet adjusted to the darkness.
Arkadaşım Mike Oxford Üniversitesi'nde kimya eğitimi alıyor.My friend Mike is studying chemistry at Oxford University.
Erken kalkmaya alışkınım.I'm used to getting up early.
Sabah duş almaya alışkınım.I am in the habit of taking a shower in the morning.
Dört yıldır İngilizce eğitimi alıyorum.I have been studying English for four years.
Partinize geliyorum ve sana alışılmadık bir hediye getiriyorum.I'm coming to your party and bringing you an unusual present.
Ben o mağazada alışveriş yapmayı seviyorum.I like to shop at that department store.
O mağazada alışverişe gittim.I went shopping at that department store.
Alice umrumda değil.I don't care for Alice.
Bir odada klima olmadan uyumaya alışkınım.I'm accustomed to sleeping in a room without air conditioning.
Amcam tarafından işe alındım.I was hired by my uncle.
Şimdi duş alıyorum.I am taking a bath now.
Şimdi banyo alıyorum.I am taking a bath now.
Ben zor işe alışkındım.I was accustomed to hard work.
Zor işe alışkın değilim.I am not used to hard work.
Buralarda biraz alışveriş yapmak istiyorum.I want to do some shopping around here.
Böyle bir davranışa alışık değilim.I'm not accustomed to such treatment.
Kendimi bu kötü alışkanlıktan kurtarmaya çalışıyorum.I'm trying to rid myself of this bad habit.

İlgili Sayfalar