ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary'yle alışverişe gitti.Tom went to shop with Mary.
Tom bir ambulansa alındı.Tom was loaded into an ambulance.
Okulda her ay yeni bir ders kitabı alıyoruz.At school we get a new textbook every month.
O her zaman zamanında gelmeyi garantiye alır.He always makes sure to come on time.
O, İncil'den bir pasaj alıntıladı.He quoted a passage from the Bible.
Bu salon iki bin kişi alır.That auditorium holds two thousand people.
Bütün bilgiler kamu kaynaklarından alınmıştır.All information is taken from public sources.
Tom'un onlar konuşurken insanların sözünü kesme gibi kötü bir alışkanlığı var.Tom has a bad habit of interrupting people while they're talking.
Tom gücünü geri alıyor gibi görünüyor.Tom seems to be getting his strength back.
En son ne zaman alışverişe gittin?When was the last time you went shopping?
Tom'un yeme alışkanlıklarını değiştirmesi gerekiyor.Tom needs to change his eating habits.
Tom'dan en az ayda bir kez haber alıyorum.I hear from Tom at least once a month.
Gözönüne alınacak çok şeyimiz var.We have a lot of things to consider.
Ben Fransızcada iyi notlar alırdım.I used to get good grades in French.
İnsanlar alışkanlıklarını değiştirebilirler mi?Can people change their habits?
Tom her zaman istediğini alır.Tom always gets what he wants.
Bir şey alıyor olmayacağız.We won't be buying anything.
Bunlardan birini kim satın alır?Who would buy one of these?
Tom'dan sık sık haber alıyor musun?Do you often hear from Tom?
Tom neden alınsın ki?Why would Tom be offended?
Bunu yapmayı kim göze alırdı?Who would risk doing that?
Burnunuzdan nefes alın.Breathe through your nose.
Tom askıya alındı?Tom has been suspended.
Tom televizyon izlemekten zevk alır.Tom enjoys watching TV.
Tom bir mola alıyor.Tom is taking a break.
Gümüşü nasıl alırsın?How do you buy silver?
Onlardan birini alırdım.I'd buy one of those.
Bunu kim alırdı?Who would buy this?
Bu iyi bir alıştı.It was a good buy.
Almanca öğrenmek ne kadar zaman alır?How long does it take to learn German?
Tom sık sık Shakespeare'den alıntı yapar.Tom often quotes Shakespeare.
Tom karalisteye alındı.Tom has been blacklisted.
Şahsi tecrübem; Fransızca gramerini öğrenmek bir yıl alıyor.In my experience, it takes one year to learn French grammar.
Tuhaf bir şeyin kokusunu alıyor musun?Do you smell something funny?
Olağan dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Do you smell something unusual?
Onun eylemlerinin geri alınamaz sonuçları vardı.His actions had irrevocable consequences.
Öyle giyinmiş yatarsan soğuk alırsın.If you sleep dressed like that, you'll catch a cold.
Tom her zaman onları alıştırmak için yeni ayakkabılarını evde giyer.Tom always wears his new shoes at home first to break them in.
Sinema biletleri alıyoruz.We're buying movie tickets.
Tom alışverişini görerek yapmayı tercih ediyordu.Tom preferred to shop in person.
Tom alışverişini dükkandan yapmayı tercih etti.Tom preferred to shop in-store.
Tom sık sık pahalı kıyafetler satın alır.Tom often buys expensive clothes.
Çok fala şikayet alıyorum.I'm getting a lot of complaints.
Sen buna alışacaksın.You will get used to it.
Tom şirketin yalnızca isim olarak başkanıdır. Tüm önemli kararları oğlu alır.Tom is the head of the company in name only. His son makes all the important decisions.
Alışveriş merkezinden ayrıldığımda araba onu bıraktığım yerde değildi.When I left the shopping center, the car wasn't where I had left it.
Alışılageldiği üzere gecikmişti.He was late as usual.
Alışveriş merkezinde yeni bir şapka aldım.I bought a new hat at the department store.
Tom böyle durumlara alışıktır.Tom is used to these kinds of situations.
Ana dili İngilizce olan konuşurlar başka dilleri öğrenmeye alışkın mıdır?Are native English speakers used to learning other languages?
Takıma alınmaman yeteneğin olmadığı anlamına gelmez.Being cut from the team doesn't mean that you have no talent.
Harika! Daire kaba inşaat halinde mi alındı, yoksa oturmaya hazır mı?Great! Is the apartment bought as a concrete shell, or is it ready to move into?
Tom işe alışkındır.Tom is used to the work.
Tom sabah erken kalkmaya alışkındır.Tom is used to getting up early in the morning.
Tom şehir hayatına hala alışamadı.Tom is still not accustomed to city life.
Büyük restoranlar ve barlarla dolu sevimli alışveriş merkezi.Cute shopping mall full of great restaurants and bars.
Tom Marie'ye o çocuklara bakarken alışverişe gitmeyi öneriyor.Tom suggests to Marie that he goes shopping while she watches the children.
Yeni yıl bahanesiyle ocakta alınan kararlar genellikle şubatta bozulmuş olur.New Year's resolutions made in January are often broken by February.
Petrolün fiyatı varili 30 doların alına düştü.The price of oil has dipped below $30 a barrel.
Alice, Mary'nin en sevdiği arkadaşıdır.Alice is Mary's dearest friend.

İlgili Sayfalar