ali ile cümle
ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Piyangoyu kazanınca alışveriş çılgınlığına daldı.Having won the lottery, she went on a shopping spree.
Alışık olunmayan araziyi geçmek zor olabiliyor.Unfamiliar terrain can be difficult to traverse.
"Kahvenizi nasıl alırsınız?" "Sütlü ve orta şekerli, bir zahmet.""How do you have your coffee?" "White with two, thanks."
Piyango kazansan ne alırsın?What would you buy if you won the lottery?
Onu alıp almayacağımız size bağlı.It is dependent on you if we will buy it or not.
Baldır kası alt bacağın arkasında yer alır.The calf muscle is located on the back of the lower leg.
Bu ilaç aç karnına alınmalı.This medicine is to be taken on an empty stomach.
O yeni bir hayata alıştı.He has got used to a new life.
Ekim ayında Japonya'yı ziyaret etmek bizim alışkanlığımızdır.It is our custom to visit Japan in October.
Ben sana o mektupların birinden bir pasaj alıntılayacağım.I will quote you a passage from one of those letters.
Kaç tane çiçek satın alırsın?How many flowers do you buy?
Alıç ağacı uzun boyluydu.The hawthorn tree was tall.
Tatlı şeyler ve kitaplardan zevk alırım.I appreciate sweet things and books.
Karar henüz alınmadı.The decision hasn't been made yet.
Tom işe alındı.Tom was hired.
Ben çalışmaktan zevk alırım.I enjoy working.
Musluk suyu içmeye alışkın değilim.I'm not used to drinking tap water.
Çeşmeden su içmeye alışık değilim.I'm not used to drinking water from the tap.
Kendimi savunma duygum beni tamamen iyi uçaklardan atlamaktan alıkoyuyor.My sense of self preservation keeps me from jumping out of perfectly good airplanes.
Su sporları için nerede maskeler alırım?Where do I get masks for water sports?
Kitapçıdan bazı kitaplar alıyordum.I was buying some books from the bookstore.
Ofisim şehir merkezinde yer alır.My office is located downtown.
Korku, seni çabalamaktan alıkoyan şeydir.Fear is what's keeping you from trying.
Alıngan insanlara söyleyecekleriniz konusunda dikkatli olmak zorundasınız.You've got to be careful what you say to people who are easily offended.
Her seyirci bilet satın alır.Every spectator buys a ticket.
Biz bügün öğlen 3'te alışveriş merkezinde toplanacağız.We are going to gather at the mall at 3 pm today.
O, kitapları nereden satın alıyor?Where does she buy books?
Bazı öksüzler evlatlık alınacak, ama hepsi değil.Some orphans will be adopted, but not all.
Ebeveynler çocukları için örnek alınan kimseler olmalı.Parents should be role models for their children.
Bu alışkanlığı öldüreceğim ya da çalışarak öleceğim.I will kill this habit or die trying.
Onların Tom'u nerede alıkoyduğunu tahmin etmek mümkün değil.There's no telling where they're holding Tom.
Bu köprü aslında geçiş ücreti alınan bir köprüydü.This bridge was originally a toll bridge.
Tom'un şirketi daha büyük bir şirket tarafından satın alındı.Tom's company was bought by a larger company.
Senin parmak izin alınmak zorunda.You have to be fingerprinted.
Tom'un birçok kötü alışkanlıkları var.Tom has a lot of bad habits.
Biletler online veya kapıda alınabilir.Tickets are available online or at the door.
On üç kişi gözaltına alındı.Thirteen people were detained.
Hiç kimse gözaltına alınmadı.No one was detained.
Biletler kişi başına 30 $ ve peşin veya kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 per person and may be purchased in advance or at the door.
Üç şüpheli gözaltına alındı.Three suspects have been arrested.
Üç kişi gözaltına alındı.Three people were arrested.
Tom hiç gözaltına alındı mı?Has Tom ever been arrested?
Onu geri alırım.I take that back.
Geçen hafta evimize zorla girildi ama bir şey alınmamış gibi görünüyor.Our house was broken into last week, but it seems nothing was taken.
Biletler 30 dolardır ve konser akşamı kapıda satın alınabilir.Tickets are $30 and can be bought at the door the evening of the concert.
Genellikle hangi marka tuvalet kağıdı satın alırsın?Which brand of toilet paper do you usually buy?
Biraz daha ucuz olsaydı bir tane alır mıydın?Would you buy one if it were a little cheaper?
Toptan alışveriş yaparak para tasarrufu yapabilirsin.You could save money by buying in bulk.
Kim öyle bir şey satın alır?Who would buy something like that?
Onlardan birini kim alırdı?Who would buy one of those?
Birini alır mısınız?Would you buy one?
Ben satın alınamam.I can't be bought.
Kazaya neden olan sürücü, askıya alınmış bir ehliyetle araba kullanıyordu.The driver who caused the accident was driving with a suspended license.
Değişiklikler yer alıyor.Changes are taking place.
Tom; Mary, John ve Alice'le birlikte dağa tırmandı.Tom climbed the mountain with Mary, John and Alice.
Et genellikle sadece kapanış saatinden önce iskonto alır.Meat often gets discounted just before closing time.
Salgın kontrol altına alındı.The epidemic has been contained.
Orada alışveriş yaparak para tasarruf ettin mi?Did you save money by shopping there?
Alışverişi sever misin?Do you like shopping?
Nerede alışveriş yaparsın?Where do you shop?