ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Boston'a varmamız ne kadar zaman alır?How long will it take us to reach Boston?
Onu ne zaman alıyorsun?When are you picking it up?
Ayakkabı almak için alışverişe gidebilir miyiz?Can we go shopping for shoes?
İstediğimi ne zaman alırım?When do I get what I want?
Şimdi onu benim için alır mısın?Could you get it for me now?
Tom her gün duş alır mı?Does Tom shower every day?
Tehlikeli bir şekilde yaşamaktan zevk alır mısın?Do you enjoy living dangerously?
Tom'un hapis cezası askıya alındı.Tom's prison sentence was suspended.
İhtiyacınız kadar alın.Take as much as you need.
Sanırım kötü tavsiye alıyorsun.I think you've been getting bad advice.
Tom alıngan bir tip değildir.Tom isn't the squeamish type.
Tom flüt çalmaktan zevk alıyor.Tom enjoys playing the flute.
Tom golf oynamaktan zevk alıyor.Tom enjoys playing golf.
Beni çok sevmediğine alışıyorum.I get the feeling that you don't like me very much.
Tom'la alışverişe gideceğini düşündüm.I thought you were going to go shopping with Tom.
Alışveriş merkezine Tom'la gitmeliydim.I should've gone to the mall with Tom.
Tom Mary'nin akşam yemeği için John ve Alice'i davet etmesini istedi.Tom wanted Mary to invite John and Alice over for dinner.
Tom bunu yapmaktan zevk alırdı.Tom would enjoy doing this.
Tom bu tür sorunlara alışkın görünüyordu.Tom seemed to be used to these kinds of problems.
Mary ve Alice kardeş gibi görünüyor.Mary and Alice look like sisters.
Tom bizimle olmaktan zevk alıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to enjoy being with us.
Tom bizimle olmaktan zevk alıyor gibi görünmüyor.Tom never seems to enjoy being with us.
Bizimle alışveriş merkezine geliyorsunuz sandım.I thought you were coming to the mall with us.
Aşk satın alınamaz.Love can't be bought.
Tom buna alışacak.Tom will get used to it.
Bugün alışverişe gitmek istemiyorum.I don't want to go shopping today.
Bugün sadece alışverişe gitmek istemiyorum.I just don't want to go shopping today.
Bu gerçekten iyi bir alıştı.This was a really good buy.
Neden Tom'un ismi daire içine alındı?Why is Tom's name circled?
Ne zaman ödeme alırım?When do I get paid?
Herhangi biri duman kokusu alıyor mu?Does anybody smell smoke?
Tom bu öğleden sonra bizimle alışverişe gitmek istiyor mu?Does Tom want to go shopping with us this afternoon?
Tom sık sık arabanı ödünç alır mı?Does Tom often borrow your car?
Hepiniz birlikte alışverişe gittiniz mi?Did you all go shopping together?
En son ne zaman annenle birlikte alışverişe gittin?When was the last time you went shopping with your mother?
Mary ve Alice kız kardeş mi?Are Mary and Alice sisters?
Mary ve Alice gerçekten kardeş mi?Are Mary and Alice really sisters?
Bizimle alışveriş merkezine gitmek ister misin?Do you want to go to the mall with us?
O neden seksist olarak dikkate alınırdı?Why would that be considered sexist?
Bir sayfa kağıt alın ve yazın!Take a sheet of paper and write!
Normalde yıllar alır.Normally, it takes years.
"Cidjrpitsa" sözcüğü başka dilden alınmış bir kelimedir.The word "cidjrpitsa" is a loan word.
Biz düzenli olarak bir araya gelme alışkanlığını edindik.We made a habit of getting together regularly.
O, bilgisayarı satın alıyor.He is buying the computer.
Tom alışverişe gidiyor mu?Does Tom go to the market?
Alışverişe kim gider?Who goes to the market?
Tom şu anda alışverişe mi gidiyor?Is Tom going to the market right now?
Bu gülün vericisi misin yoksa alıcısı mısın ?Are you the giver or the receiver of this rose?
Yalnız başına alışverişe gitmek istemiyorum.I don't want to go shopping alone.
Plajda uzun yürüyüşler yapmaktan keyif alırım.I enjoy long walks on the beach.
Ben onun kendini beğenmesine alındım.I resented his superiority.
Alışverişe yalnız gitmek istemiyorum.I don't want to go shopping by myself.
"Sauna" Finceden ödünç alınmış yaygın olarak kullanılan birkaç sözcükten biridir."Sauna" is one of the few widely used words that have been borrowed from Finnish.
Tom bir alışkanlık yaratığı ve neredeyse her gün aynı şeyleri yapar.Tom's a creature of habit, and does pretty much the same things every day.
Bir alışveriş merkezinde küçük bir kitapçı işletirdim.I used to run a small bookstore in a shopping centre.
Kent, kıyı bölgesi ve komşu dağlar arasındaki sınırda yer alıyor.The city lies on the border of the coastal area and the neighboring highland.
Her zaman seninle olmaktan zevk alıyorum.I always enjoy being with you.
Henüz alışveriş yapmıyorum.I haven't been shopping yet.
Sabahleyin iş için hazırlanmak çok zamanımı alır.It takes me a lot of time in the morning to get ready for work.
Her kararı birlikte alırız.We make every decision together.

İlgili Sayfalar