ali ile cümle
ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'u çok ciddiye alıyorsun.You're taking Tom too seriously.
Bir ödül alır mıyım?Do I get a prize?
Beni işe alır mısınız?Would you hire me?
Alışverişe gittiğimizi söyledin.You said we were going shopping.
Buna alışkınsın, değil mi?You're used to that, aren't you?
Tom her sabah işe giderken beni alır.Tom picks me up every morning on his way to work.
Tom vitamin alıyor.Tom takes vitamins.
Tom televizyonda basketbol maçlarını izlemekten zevk alıyor.Tom enjoys watching basketball games on TV.
Sıramı ne zaman alırım?When do I get my turn?
Tom seyahat etmeye alışkın.Tom is used to traveling.
Tom oldukça alıngan.Tom is quite touchy.
Tom çok alıngan.Tom is very touchy.
Tom bugün alışverişe gidemez.Tom can't go shopping today.
Ben takıma alındım mı?Did I make the team?
Tom alışverişe gitmeye niyetleniyor.Tom intends to go shopping.
Tom'un hazırlanması her zaman uzun zaman alır.Tom always takes a long time to get ready.
Bu anketi doldurman sadece birkaç dakika alır.It would only take a few minutes for you to fill out this questionnaire.
Tom bana herkesin içinde konuşmaya alışkın olmadığını söyledi.Tom told me that he wasn't used to speaking in public.
Gerçeğe alışmalıyız.We should get used to the reality.
Kiralıyor musun yoksa alıyor musun?Do you rent or own?
Ben tehlikeyi göze alıyorsam bunu yapıp yapmamam sana niye dert oluyor, anlamıyorum.If I'm willing to take the risk, I don't see why you should care whether I do it or not.
Devam edin ve ihtiyacınız kadar alın.Go ahead and take as many as you need.
Tom çok alıngan, değil mi?Tom is very touchy, isn't he?
Tom alıngan, değil mi?Tom is touchy, isn't he?
Tom bu öğleden sonra annesi ile alışverişe gitmek zorunda.Tom has to go shopping with his mother this afternoon.
Tom ve Mary John ve Alice'i bekliyor.Tom and Mary are waiting for John and Alice.
Alice'in üzerine Mary'yi seçtiği için Tom'u gerçekten suçlayabilir misin?Can you really blame Tom for choosing Mary over Alice?
Tom günde 50'den fazla e-posta alır.Tom receives more than 50 emails a day.
Tom bir fincan kahve alıyor.Tom is getting a cup of coffee.
Kurabiye kokusu alıyor muyum?Do I smell cookies?
Kurabiye kokusu mu alıyorum?Do I smell cookies?
Tom her gün duş alır.Tom takes a shower every day.
Tom erken kalkmaya alışık.Tom is accustomed to getting up early.
Tom düşman tarafından esir alındı.Tom has been captured by the enemy.
Senin düşman tarafından esir alındığını düşündük.We thought you'd been captured by the enemy.
Tom kendisini çok ciddiye alır.Tom takes himself too seriously.
Tom Mary'nin şikayet ettiğini duymaya alışkın.Tom is used to hearing Mary complain.
Tom uzun mesafeleri yürümeye alışkın.Tom is used to walking long distances.
Tom çok çalışmaya alışkın.Tom is accustomed to working hard.
Makale kaynaktan alıntı yapmaz.The article doesn't cite the source.
O sık sık Shakespeare'den alıntı yapar.He often quotes Shakespeare.
Tom hiç de keyif alıyor gibi görünmüyor.It certainly doesn't look like Tom is enjoying himself.
Tom tek başına alışverişe gitmeye karar verdi.Tom decided to go shopping by himself.
Bunun dışında bir alışkanlık yapma.Don't make a habit out of it.
Tom'un iyi bir işe alınma şansı var.Tom has a good chance of being hired for the job.
Tom çocuklarla alışverişe gitti.Tom has gone shopping with the kids.
Tom alışveriş listesindeki her şeyi satın aldı.Tom bought everything on his shopping list.
Tom neredeyse alışveriş listesindeki her şeyi alabildi.Tom was able to buy almost everything on his shopping list.
Tom alışveriş merkezine gitti.Tom has gone to the mall.
Mary çok para kazanır ve göz alıcı bir yaşam tarzına sahiptir.Mary earns a lot of money and has a glamorous lifestyle.
Tom, Mary'ye bir doğum günü hediyesi için alışverişe çıkıyor.Tom is out shopping for a birthday gift for Mary.
Tom benim için bir bardak su alıyor.Tom is getting a glass of water for me.
Tom işten bir gün izin alıyor.Tom is taking a day off.
Tom bunu ciddiye alıyor.Tom is taking this seriously.
Tom dışarıda ayakkabı alışverişi yapıyor.Tom is out shopping for shoes.
Tom duruma alışkındır.Tom is familiar with the situation.
Tom o tür duruma alışkın.Tom is used to that type of situation.
Tom konuşmalar yapmaya alışkındır.Tom is used to making speeches.
O zamandan beri Kanada ve İran arasındaki diplomatik ilişkiler askıya alındı.Since then, diplomatic relations between Canada and Iran have been suspended.
Buna alışın.Get used to that.