ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom tüm bundan zevk alıyor gibi görünüyor.Tom seems to be enjoying all this.
Tom mikrofonu Mary'den alıp götürdü.Tom took the microphone away from Mary.
Tom Mary'nin cumartesi günleri her zaman alışverişe gitmemesini istiyor.Tom wishes Mary wouldn't always go shopping on Saturdays.
Tom, Mary John ve Alice masanın etrafına oturtuldular.Tom, Mary, John and Alice were seated around the table.
Tom'un yöntemleri alışılmışın dışındaydı.Tom's methods were unorthodox.
Tom her zaman bazı ünlü kişilerden alıntı yapar.Tom is always quoting some famous person.
Kendime yeni bir şemsiye alıyorum.I'm buying myself a new umbrella.
Tom köpek yiyeceği için alışverişe gitti.Tom went shopping for dog food.
İkinci bir dil öğrenmek birçok alıştırma gerektirir.Learning a second language requires a lot of practice.
Bunu çok üzerine alınıyorsun.You're taking this too personally.
Ciddiye alınmayacaksın.You will be ignored.
Kesinlikle buna alışmak zorunda kalacaksın.You're just going to have to get used to it.
Tom'a soğuk alıp almadığını sordum ama o başını salladı.I asked Tom if he had a cold, but he shook his head.
Tom ve Mary kızlarına Alice adını verdiler.Tom and Mary named their daughter Alice.
Rusya'nın dünyanın geri kalanı tarafından ciddiye alınmadığına inanan Ruslar var.There are Russians who believe Russia is not taken seriously by the rest of the world.
Tom bana arabamı ödünç alıp alamayacağını sordu.Tom asked me if he could borrow my car.
Onu bizzat alıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to take it personally.
Neden asla kullanmayacağın şeyler satın alıyorsun?Why buy something you'll never use?
O göz alıcı muhteşem.He's drop-dead gorgeous.
Bu tür soğuğa alışkınım.I'm used to this kind of cold.
Bu tür sıcaklığa alışkınım.I'm used to this kind of heat.
Bu tür soğuğa alışkın değilim.I'm not used to this kind of cold.
Bu tür sıcaklığa alışkın değilim.I'm not used to this kind of heat.
Bu kadar büyük bir kamyonu sürmeye alışkın değilim.I'm not used to driving a truck this large.
Bu tür trafikte araba sürmeye alışkın değilim.I'm not used to driving in this kind of traffic.
Oraya yürüyebilirsin ama yaklaşık otuz dakikanı alır.You can walk there, but it'll take you about thirty minutes.
Korkarım ki yedi kişiden fazla alırsak bu bot batar.I'm afraid this boat will sink if we take more than seven people.
Duman kokusu alıyor musun?Do you smell smoke?
Tom rehin alındı.Tom was taken hostage.
Tom'un polis tarafından parmak izi alındı.Tom was fingerprinted by the police.
Tom yüzme dersleri alıyor.Tom is taking swimming lessons.
Tom yönetimi alıyor.Tom is taking over.
Tom esir alındı.Tom has been taken captive.
Park Caddesinde mini bir alışveriş merkezi var.There's a mini mall on Park Street.
Tom bazen şeyleri yanlış alır.Sometimes Tom gets things wrong.
Boston'da yaşamaya alıştın mı?Have you gotten used to living in Boston?
Boston'da yaşamaya alıştınız mı?Have you gotten used to living in Boston?
Her şey göz önüne alınırsa, Boston'da olmayı tercih ederim.All things considered, I'd rather be in Boston.
404 hatası alıyorum.I’m getting a 404 error.
Biraz alışveriş yapacağım.I'm going to do some shopping.
İnsanları konuşmaktan alıkoyamazsın.You can't keep people from talking.
Tom her pazartesi trompet dersleri alır.Tom takes trumpet lessons every Monday.
Buradaki nemli iklime yavaş yavaş alışıyorum.I'm slowly getting used to the humid climate here.
19 milyar doların olsa ne alırsın?What would you buy if you had 19 billion dollars?
Dünya bir meteor yağmuru alıyor.The Earth is taking a meteor shower.
Ben vodkamı düz alırım.I take my vodka straight.
Beni bunu düşünmekten alıkoyamazsın.You can't stop me from thinking about it.
Benim uyku alışkanlıklarım olimpiyatlar nedeniyle altüst edildi.My sleeping patterns have been turned upside down due to the Olympics.
Çin'de yemek yeme alışkanlıkları son yıllarda hızla Amerikanlaşmaya başlamıştır.Eating habits in China have been rapidly becoming Americanized in recent years.
Tom eğildi ve kızının alınını öptü.Tom leaned over and kissed his daughter's forehead.
Tom'dan haber alınca bana da haber ver.Let me know when you hear from Tom.
Tom'a doğum günü için ne alıyorsunuz?What are you getting Tom for his birthday?
Hem Tom hem de Mary John'un Alice'e vurduğunu gördüklerini söylediler.Tom and Mary both said they saw John hit Alice.
Birkaç oyuncak satın alın.Buy some toys.
Her sabah alışverişe giderim.I go shopping every morning.
Allah seni sağlıklı yapar ve doktor paranı alır.God makes you healthy, and the doctor gets the money.
Yeşil bitkiler atmosferdeki karbondioksiti alırlar.The green plants take in carbon dioxide from the atmosphere.
Tom Mary'den haber alıp almadığını bilmek istiyor.Tom wants to know if you've heard from Mary.
Kırmızı ışıkta geçerseniz, bir kazaya neden olma riskini göze alırsınız.If you run a red light, you risk causing an accident.
Tom istediğini almaya alışkındır.Tom is used to getting what he wants.

İlgili Sayfalar