ali ile cümle
ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Olumsuzca düşünmek alışkanlık haline gelebilir.Thinking negatively can become a habit.
Okumaktan zevk alırım.I enjoy reading.
İstediğiniz elbiseyi satın alın.Buy the dress you want.
Satıcılar ve alıcılar anonimdir ve tanımak çok zordur.Sellers and buyers are anonymous and very hard to recognize.
Dikiş dersleri alıyor.She takes sewing classes.
O, yavaş yavaş yeni duruma alışıyor.She's gradually getting used to the new situation.
Alışverişe gitme zamanı.It's time to go shopping.
Öğrenciler en yüksek sesli tezahüratı alıyor.The students receive the loudest cheers.
O, hızla geri alındı.He was quickly recaptured.
O her gün bir multivitamin hapı alır.She takes a multivitamin pill every day.
Ben giysiler için alışverişi severim.I love shopping for clothes.
Yardıma ihtiyacınız olursa, Profesör Wilson ile özel bir ders alın.If you need help, take a private class with Professor Wilson.
Okula gitmeden önce her sabah duş alıyorum.I take a shower every morning before I go to school.
Bu ilacı alırsan, mide ağrısı iyileşmiş olacak.If you take this medicine, the stomach ache will be healed.
Yeme alışkanlıklarını değiştirsen iyi olur.You'd better change your eating habits.
Tom okula gitmeden önce her sabah duş alır.Tom takes a shower every morning before he goes to school.
Tom Mary ile birlikte alışveriş yapmaktan nefret ediyor.Tom hates shopping with Mary.
Tom alışverişten nefret ediyor.Tom hates shopping.
Avukatımdan haber alıyor olacaksın.You'll be hearing from my lawyer.
Erkek kardeşim her gün kütüphaneden yeni bir kitap ödünç alır.My brother borrows a new book from the library every day.
Param olsa bir bilgisayar alırım.If I had money, I would buy the computer.
Ablam her gün duş alıyor.My big sister showers every day.
Mary, Tom'un davranış ve iş alışkanlıklarındaki belirgin değişimi farketmişti.Mary had noted a distinct change in Tom's behavior and work habits.
Adam eşi için güzel güller alıyor.The man is buying beautiful roses for his wife.
Buna hızla alışacaksın.You'll get used to it rapidly.
Ödünç para alırsam özerkliğimi kaybedeceğim gibi hissediyorum.If I borrow the money, I feel like I'll lose my autonomy.
Tom şişeden biraz alkol alıp suyla değiştirdi.Tom took some alcohol from the bottle and replaced it with water.
Bazen dondurulmuş sebze alırım.Sometimes, I buy frozen vegetables.
Alışveriş merkezine gidelim.Let's go to the mall.
Kimin daha sevimli olduğunu düşünüyorsun, Mary mi yoksa Alice mi?Who do you think is cuter, Mary or Alice?
Tom bir mağazada alışverişe gitti.Tom went shopping at a department store.
Tom herkesin önünde konuşmaya alışkındır.Tom is used to speaking in public.
Evet, bu başlık alıntı yapılacak.Yes, this title is to be quoted.
Tom filmlerden zevk alıyor.Tom enjoys movies.
O, filmlerden zevk alıyor.She enjoys movies.
Mary filmlerden zevk alıyor.Mary enjoys movies.
Biz filmlerden zevk alıyoruz.We enjoy movies.
Giysileri alın ve onları yıkamaya gidin.Take the clothes and go wash them.
Mary bunu göz önüne alır.Mary will consider this.
Tom ne alırdı?What would Tom buy?
Doğum günü için Tom'a bir şey alıyor musun?Are you getting Tom anything for his birthday?
Kitap okumaktan keyif alırım.I enjoy reading books.
O kötü bir alışkanlıktan kurtuldu.She got rid of a bad habit.
Bu şeyi nasıl alırsın?How do you get this stuff?
O sadece ikinci el giysiler alır.She only buys second-hand clothing.
Bu nereden alınır?Where is this taken from?
Suyumuzu arka bahçede bir pompadan alıyoruz.We get our water from a pump in the backyard.
Bütün bunu alıyor musun?Are you getting all this?
Bunu alıyor musun?Are you getting this?
Onu benim için alır mısın?Could you get that for me?
Bize kahve alır mısın?Could you get us coffee?
Tom'u gözümün önünden alın.Get Tom out of my sight.
Tom'u tanımak zaman alır.It takes time to get to know Tom.
Lütfen işi alın.Please take the job.
Oradakini alın.Take that one there.
Bu saatler alır.That would take hours.
Parayı nereden alıyoruz?Where are we getting the money?
Tom nerede alışveriş yapar?Where does Tom shop?
Bunu neden bu kadar kişisel alıyorsun?Why are you taking this so personally?
O ilacı neden alıyorsun?Why do you take that medicine?