ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Tom istediğini alıncaya kadar durmayacak.Tom won't stop until he gets what he wants.
Buradaki yiyeceğe alışıyorum.I'm starting to get used to the food here.
Genellikle kahvaltıdan önce duş alırım.I usually take a shower before breakfast.
Tom ailesi için tüm alışverişi yaptı.Tom did all the shopping for his family.
Sonunda burada yaşamaya alıştım.I've finally gotten used to living here.
Ben burada yaşamaya alışmaya başlıyorum.I'm starting to get used to living here.
Bunu yapmaya alışmaya başlıyorum.I'm beginning to get used to doing this.
Tom içkisini alıp bir yudum aldı.Tom picked up his drink and took a sip.
Boston'da yaşamaya hâlâ alışkın değilm.I'm still not used to living in Boston.
Birinden bir şemsiye ödünç alırım.I'll borrow an umbrella from somebody.
Ben karanlığa alışmaya başlıyorum.I'm starting to get used to the dark.
Hâlâ alışmaya çalışıyorum buna.I'm still trying to get used to it.
Bu tür yemeğe alışkın değilim.I'm not used to this kind of food.
Herkesin içinde konuşmaya alışkın değilim.I'm not used to talking in public.
Buna alışmaya başlıyorum.I'm beginning to get used to this.
Tom'u benim için alır mısın, lütfen?Would you get Tom for me, please?
Ölüm tehditleri alıyorum.I've been getting death threats.
Hâlâ ona alışıyorum.I'm still getting used to that.
Tom alışveriş merkezinde alışverişe gitti.Tom went shopping at the mall.
Tom genellikle alışveriş merkezinde alışveriş yapar.Tom usually shops at the mall.
Her şeyi yanıma alıyorum.I'm taking everything with me.
Ona alışmak zorunda kalacağım.I'll have to get used to that.
Tom genellikle istediğini alır.Tom usually gets what he wants.
Kahvemi yanıma alıyorum.I'm taking my coffee with me.
Henüz buna hâlâ alışkın değilim.I'm still not used to it yet.
Buna hâlâ alışıyorum.I'm still getting used to it.
Ben öğle yemeği için Tom'u alıyorum.I'm picking up Tom for lunch.
Yarın işten hastalık izni alıyorum.I'm calling in sick tomorrow.
Tom bakkal alışverişi için dışarıda.Tom is out grocery shopping.
Sadece buna alışıyorum.I'm just getting used to it.
Tom'dan tavsiye alıyorum.I'm getting advice from Tom.
Bir saat içinde Tom'u alırım.I'll pick Tom up in an hour.
Buna asla alışmayacağım.I'll never get used to this.
Ona asla alışmayacağım.I'll never get used to that.
Henüz Boston'a alışmadım.I'm not used to Boston yet.
Ben Tom'un yerini alıyor olacağım.I'll be taking Tom's place.
Ben gözardı edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored.
Ben öğle yemeği molası alıyorum.I'm taking my lunch break.
Ben alışverişten sorumluyum.I'm in charge of shopping.
Yerinde olsam onu alırım.I'd take it if I were you.
Sen büyük bir risk alıyorsun.You're taking a big risk.
Benim desteğimi alıyorsun, Tom.You have my support, Tom.
Tom alışveriş merkezine gidecek.Tom is going to the mall.
Bu alışılmış değil, değil mi?That's unusual, isn't it?
Ben buna alışık değilim.I'm unaccustomed to this.
Ben yorgun olmaya alışkınım.I'm used to being tired.
Onu ciddiye alıyorum.I'm taking it seriously.
Bir sonrakini ben satın alırım.I'll buy the next round.
Market alışverişi yapmam gerekiyor.I need to get groceries.
Arabayı alıyor olacağım.I'll be taking the car.
Burada birçok insan alışveriş yapar.Many people shop here.
Ben şu ana kadar buna alıştım.I'm used to it by now.
Ben nadiren ziyaretçi alırım.I rarely get visitors.
Karanlığa alışkınım.I'm used to the dark.
Ben bunu alıyorum.I'm taking this one.
Ondan zevk alıyordum.I was enjoying that.
Tıraş zaman alır.Shaving takes time.
Ben işi alıyorum.I'm taking the job.
Ben ağırdan alıyorum.I'm taking it easy.
Ona alışkın değilim.I'm not used to it.

İlgili Sayfalar