ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Yönetimi ele alıyorsun.You're taking over.
Beni okumaktan alıkoydu.It kept me from reading.
Yerel çiftçiler pazarında alışveriş yapmayı seviyorum.I like shopping at the local farmers' market.
Maria'nın alışverişe gitmesi gerekir.Maria needs to go shopping.
Tom'un tavsiyesini alın.Get Tom's advice.
Tom onu alır.Tom gets it.
Tom toz alıyor.Tom is dusting.
Tom alışveriş yapıyor.Tom is shopping.
Doktorun sana anti-depresanlar alırken içki içmemen gerektiğini söylemedi mi?Didn't your doctor tell you that you shouldn't drink while you're taking anti-depressants?
Tom kara listeye alınmıştı.Tom was blacklisted.
Tom nefes alıyordu.Tom was breathing.
Tom gözaltına alınmıştı.Tom was detained.
Lütfen bu e-postayı alır almaz cevap ver.Please reply as soon as you get this email.
Bir gün için hap almayı unutursanız, ertesi gün iki hap alın.If you forget to take your pills for one day, take two pills the following day.
Tom alışverişe gitti.Tom went shopping.
Alışverişe gidiyoruz.We're going shopping.
Biz onu alıyoruz.We're getting it.
Alışverişe gittik.We went shopping.
Alışverişe gideceğiz.We'll go shopping.
İşe alındım mı?Am I hired?
Nefes alır mısın?Can you breathe?
Kaptanı alınGet the captain.
Onların silahlarını alın.Get their weapons.
Eşyalarınızı alın.Get your gear.
Bir kaşık alın.Grab a spoon.
Pastırma kokusu alıyorum.I smell bacon.
Sorun kokusu alıyorum.I smell trouble.
Vitaminler alırım.I take vitamins.
Vitamin alıyorum.I take vitamins.
Gözaltına alındım.I was detained.
İşe alınmadım.I wasn't hired.
Onu alırdım.I'd buy that.
Cihaz alışverişi yapıyorum.I'm appliance shopping.
Alışverişe gidiyorum.I'm going shopping.
Ben Lipitor alıyorum.I'm taking Lipitor.
Ele alınacak.It'll be handled.
O, alışıldığı şekilde geç kaldı.She is habitually late.
Onun her zaman geç kalmak gibi kötü bir alışkanlığı var.She has the bad habit of always being late.
Hâlâ nefes alıyor.It's still breathing.
Hiçbir şey alınmadı.Nothing was taken.
Bir şey alındı.Something was taken.
Bir lokma alın.Take a bite.
Duş alın.Take a shower.
İlacınızı alın.Take your medicine.
Kürdanınızı alın.Take your pick.
Haplarınızı alın.Take your pills.
O kadar alıngan olma.Don't be so sensitive.
O bunu kimden alıyor?Who does she get that from?
Raftan bir kitap alın.Take a book from the shelf.
Şapkamı alıncaya kadar bekle.Wait till I get my hat.
Böyle bir durum göz önüne alındığında başka ne yapabilirim?Given such a situation what else could I do?
Ne alındı?What was taken?
Onu kim alır?Who gets it?
Hafta sonunda alışverişe gidiyor musun?Do you go shopping at the weekend?
O bir dalkavuk olduğu için her şeyi alır.He gets everything because he's a brown-noser.
O erken yatıyor ama uyuması uzun zaman alıyor.He goes to bed early but it takes him a long time to get to sleep.
O her şeyi hafifçe alır.He takes everything lightly.
Bu çöpü burada alın.Take this junk out of here.
O evrak çantası birçok kitap alır mı?Will that briefcase hold many books?
O, ofiste çalışmaya alışıktı.He became accustomed to working in the office.

İlgili Sayfalar