ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İstasyona yaya olarak gitmek bir saatini alır.It takes you an hour to go to the station on foot.
Beni istasyondan alır mısın?Can you pick me up at the station?
Lütfen bir kompozisyon alıştırması yap.Do a composition exercise, please.
İngilizler kuyruklarda durmaya alışkın.British people are used to standing in queues.
Duydum ki İngiliz insanlarla arkadaşlık kurmak zaman alıyor.I hear it takes time to make friends with the English people.
Kendinize bir içki alın.Help yourself to a drink.
O buraya taşındığında bu şehri sevmedi ama şimdi ona alıştı.She didn't like this city when she moved here, but she has gotten used to it now.
En yakın alışveriş merkezi nerede?Where's the nearest shopping mall?
Bu ilacı günde üç kez alın.Take this medicine three times a day.
Yalnız yaşamaya alıştım.I got accustomed to living alone.
Benimle alışverişe gitmeyecek misin?Won't you go shopping with me?
Doktor, eğer ilacını alırsa iyileşeceğini söyledi.The doctor said that he would be well if he took his medicine.
İletişim birçok şekiller alır.Communication takes many forms.
Büyük bir âlim mutlaka iyi bir öğretmen değildir.A great scholar is not necessarily a good teacher.
Aşağıdaki parça iyi bilinen bir fabldan bir alıntıdır.The following passage is a quotation from a well-known fable.
Ucuz satın alın ve paranızı boşa harcamayın.Buy cheap and waste your money.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of bad habits.
Kötü alışkanlıklara girmek kolaydır.Bad habits are easy to get into.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak basit değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Kötü alışkanlıklara düşmek kolaydır.It's easy to fall into bad habits.
Kötü sürücülerin ehliyetleri onlardan alınmalıydı.Bad drivers should have their licenses taken away from them.
Kötü alışkanlıklar zor biter.Bad habits die hard.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak çok zordur.It's very hard to get rid of bad habits.
Kötü bir alışkanlık kolay edinilir.A bad habit is easily acquired.
Bir defa kötü bir alışkanlığı başlayınca, ondan kurtulmak zor olabilir.Once you've got into a bad habit, it can be difficult to get out of it.
Bir kez oluşturulan kötü bir alışkanlıktan kurtulmak zordur.A bad habit, once formed, is difficult to get rid of.
En kısa sürede kötü bir alışkanlığa son vermem gerekiyor.We must put an end to a bad habit as soon as possible.
Onun yerini alır mısın, Leo?Can you take his place, Leo?
Yarışı kazanan at Bay Johnson tarafından alındı.The horse that won the race was owned by Mr Johnson.
Lisa, ben tren biletlerimizi alırken, benim valize göz kulak ol.Lisa, keep an eye on my suitcase while I buy our train tickets.
Lamba bir ağacın dalından askıya alındı ​​.The lamp was suspended from the branch of a tree.
Etikette iki tablet alınacağını söylüyor.It says on the label to take two tablets.
Eğer bir deveye yaklaşırsanız, ısırılmayı göze alırsınız.If you go near a camel, you risk being bitten.
Acele etme. Alışveriş yapmak için bütün öğleden sonramız var.Take your time. We have all afternoon to shop.
Onun yumuşak konuşmasıyla kolaylıkla içeri alındım.I was easily taken in by his smooth talk.
Daha fazla kurabiye alın.Help yourself to more cookies.
Yeterli param olsaydı o kitabı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the book.
Biri ararsa, onun numarasını alın.If anybody calls, get his number.
Yeterli param olsa,o hoş arabayı alırım.If I had enough money, I would buy that nice car.
Zengin olsam, ben güzel bir ev satın alırım.If I were rich, I would buy a fine house.
Şimdi 1,000,000 yenim olsa, bir araba alırım.If I had one million yen now, I would buy a car.
Şimdi bir milyon yenim olsa, bir araba alırdım.If I had one million yen now, I would buy a car.
Onlar bir bankaya gitselerdi daha iyi bir değişim oranı alırlardı.They would have gotten a better exchange rate if they had gone to a bank.
Zengin olursam onu alırım.If I got rich, I would buy it.
Yeterli param olmuş olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Yeterli param olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Merhaba, benim. Gelip beni istasyondan alır mısın?Hello, it's me. Could you come pick me up at the station?
Yeterli param olsa, kitabı alırım.If I had enough money, I would buy the book.
Yeterli param olsaydı kalemi alırdım.If I had had more money, I would have bought the pen.
Alışveriş merkezine gittim.I've been to the mall.
Alışveriş merkezine gitmeli miyiz?Should we go to the mall?
Ben zaten tatami üstünde oturmaya alışkınım.I am already accustomed to sitting on tatami.
Eğer fiyat biraz daha düşük olsaydı uçak biletlerini alırdık.We would have bought the plane tickets if the price had been a little lower.
Biraz daha pasta alır mısın?Will you have some more cake?
Bir bardak daha süt alır mısın?Will you have another cup of milk?
Bir bardak daha çay alır mısın?Would you have another cup of tea?
Bir fincan daha çay alır mısın?Will you have another cup of tea?
Mary alay edilmeye alışkın değildir.Mary is not used to being made fun of.
Maria haftada bir kez piyano dersleri alır.Maria takes piano lessons once a week.

İlgili Sayfalar