ali ile cümle
ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun niçin işe yaramayacağını sana açıklamak çok fazla zamanımı alır.It would take me too much time to explain to you why it's not going to work.
Alışverişe gitmek zorundayım. Bir saat içinde döneceğim.I have to go shopping. I'll be back in an hour.
Teknolojinin hazır olması 5-10 yıl alır.It will take five to ten years for the technology to be ready.
Sabırlı olun lütfen. Bu zaman alır.Be patient please. It takes time.
Bu sanat türünü kim satın alıyor?Who buys this type of art?
Ben genellikle akşamleyin duş alırım.I usually take a shower in the evening.
Biz, erkekler kadınları beklemeye alışığız.We men are used to waiting for the women.
Biz erkekler kadınları beklemeye alışkınız.We men are used to waiting for the women.
Erken kalkan erken yol alır.The early bird catches the worm.
Ah! Zengin olsaydım, kendime İspanya'dan bir ev satın alırdım.Ah! If I were rich, I'd buy myself a house in Spain.
Onu hafife alıyorsun.You are selling him short.
Yakında herkesin içinde konuşmaya alışacaksın.You will soon get used to speaking in public.
Sözlüklerini kullanma alışkanlığı oluşturmaya gayret etmelisin.You should try to form the habit of using your dictionaries.
Dersi not alırken dikkatli olmanızı tavsiye ederim.I advise you to be careful in making notes for the lecture.
Okulda hangi dersleri alıyorsun?What subjects are you taking at school?
Hangisini alırsın?Which one do you take?
O kötü alışkınlıktan kurtulmalısın.You must get rid of that bad habit.
Yakında burada yaşamaya alışacaksın.You will soon get accustomed to living here.
Yakında yeni okuluna alışacaksın.You will soon get accustomed to your new school.
Bu soğuk havaya çabuk alışırsınız.You'll soon get accustomed to this cold weather.
Şeyleri her zaman çok basite alıyorsun.You always take things too easy.
Teklifiniz toplantıda ele alındı.Your suggestion came up at the meeting.
Beni arabanıza alın.Give me a lift in your car.
Senin kötü hafızan senin kötü dinleme alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır.Your poor memory is due to poor listening habits.
Yakında bir alışveriş alanı vardır.There is a shopping area nearby.
Ders kitaplarını nereden alırız?Where do we get the textbooks?
Acil iş seninle alışverişe gitmemi engelledi.Urgent business kept me from going shopping with you.
Acele ile menzil alınmaz.Haste makes waste.
Keşke sigara içme alışkanlığından vazgeçebilsem.I wish I could break the habit of smoking.
Geri dönenlerin Japonya'da yaşamaya alışma sorunu var.Returnees have trouble getting used to life in Japan.
Geri dönerken bir şey alır mısın?Would you mind picking up something on the way back?
Eve gelmeden önce ekmek alırsan harika olur.It'd be great if you could pick up some bread before you come home.
Öğünler arasında yemek yemek kötü bir alışkanlıktır.Eating between meals is a bad habit.
Tam din özgürlüğü tüm insanlar için güvence altına alınmıştır.Full religious freedom is assured to all people.
Okula yürüyerek gitmek yarım saatimizi alıyor.It takes us half an hour to walk to school.
Yabancıların Japon yemeklerine alışması zordur.It is difficult for foreigners to get used to Japanese food.
Bir yabancı dili iyi konuşmak zaman alır.To speak a foreign language well takes time.
Yabancı bir dilde uzmanlaşmak yıllar alır.It takes years to master a foreign language.
Bay Kaifu halka açık konuşmalar yapmaya alışıktır.Mr Kaifu is used to making speeches in public.
Biz ipek mallar alıp satarız.We deal in silk goods.
30,000 fit yükseklikte yol alıyoruz.We are cruising at an altitude of 39,000 feet.
Buradan istasyona yürümemiz otuz dakikamızı alır.It takes us thirty minutes to walk from here to the station.
Bazı yük vagonları raydan çıktıktan sonra, hizmetler Chuo Hattı üzerinde askıya alındı.After some freight cars were derailed, services were suspended on the Chuo Line.
Yangın kontrol altına alınmadan önce önce bir süre devam etti.The fire went on for some time before it was brought under control.
Aileleri ile vakit geçirmek için vakitleri var veya hobilerinden zevk alıyorlar.They have time to spend with their families or to enjoy their hobbies.
Aile tartışmamız olduğunda,eşim genellikle benim değil ailesinin tarafında yer alır.When we have a family argument, my husband always sides with his mother instead of me.
Evin bu kısmı, sabah güneşini alır.This side of the house catches the morning sun.
Eve giderken Noel için biraz alışveriş yaptım.I did some shopping for Christmas on my way home.
Yaz için planlarımız şekil alıyor.Our plans for the summer are taking shape.
Ben zaten yaz sıcağına alışkınım.I'm already accustomed to the heat of summer.
Hangi gazeteyi alırsın?What newspaper do you take?
İnsanlar bir şeyi geri alırsa, mutlu olacaktır.The men will be happy if they get anything back.
Düzenli olarak herhangi bir ilaç alıyor musun?Are you taking any medicine regularly?
Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?Don't you smell something unusual?
Çürük bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something rotten.
Yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.I smell something burning.
Eğer piyangoyu kazanırsan, parayla ne alırsın?If you were to win the lottery, what would you buy with the money?
Kralın gücü elinden alındı.The king was stripped of his power.
Yeğenim geç saatlere kadar oturmaya alışkındı.My nephew was accustomed to sitting up late.
Sigara içmek kötü bir alışkanlık.Smoking is a bad habit.