ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şu anda duş alıyorum.I'm taking a shower right now.
Onlar askere alınmayı reddettiler.They refused to be drafted.
Bu programların insanlardan alınan vergilerle ödenmesi gerekiyordu.These programs had to be paid for by taxes from the people.
Hiçbir hükümet arazisi kağıt para ile satın alınamıyordu.No government land could be bought with paper money.
Sürgünlerin çoğu öldürüldü veya esir alındı ​​.Most of the exiles were killed or captured.
Birçok Amerikalı Alaska'nın satın alınmasını protesto ettiler.Many Americans protested the purchase of Alaska.
Enflasyon kontrol altına alındı​​.Inflation was controlled.
Iraklılar çember içine alınmışlardı.The Iraqis were surrounded.
Lee büyük bir şans alıyordu.Lee was taking a huge chance.
Birlik askerlerinin yarısından fazlası esir alındı.More than half of the Union troops were captured.
Çantanızı alın.Pick up your briefcase.
Nasıl kilo alırım?How do I gain weight?
Yağmurda ve karda bile dağ tırmanışından zevk alırım.Even in rain and snow I enjoy mountain-climbing.
Biraz daha param olsaydı onu alırdım.If I had had a little more money, I would have bought it.
Yeterli param olsaydı o bilgisayarı alırdım.If I had had enough money, I would have bought that computer.
Kızım dükkândan süt alıyor.My daughter is buying milk from the store.
Eğer param olsa, bir bilgisayar satın alırım.If I had money, I'd buy a computer.
Onun, kalemini çiğneme gibi kötü alışkanlığı vardır.He has the bad habit of chewing his pencil.
Harekât alanındaki mevcut askerler görevden alınmayacak.Soldiers currently in theatre will not be made redundant.
Her gece bir duş alırım.I have a shower every night.
Şu tavşan benim turpları alıp kaçıyor.That rabbit's getting away with my radishes!
Bazı insanlar sigara içmeyi bıraktıklarında kilo alır.Some people gain weight when they quit smoking.
Süpermarketten ne alır?What does he buy at the supermarket?
Bana bunun üzerinde alıntı yapma.Don't quote me on this.
Bu fiil geniş zamanda hangi takıları alır?Which endings does this verb have in the present tense?
Işık saniyede yaklaşık 186.000 mil hızla yol alır.Light travels at about 186,000 miles per second.
O duş alıyor.He's taking a shower.
Öğretmen alıştırmaları neden yapmadığımızı öğrenmek istedi.The teacher wanted to know why we hadn't done the exercises.
Utangaç öğrenciler çoğunlukla daha düşük notlar alır.Shy students often receive lower grades.
Ben şehir merkezinde alışveriş yapıyordum.I was doing some shopping downtown.
Alice otobüsünü yakalamak için koşuyor.Alice is running to catch her bus.
Gazetemizi alın ve Hmelnitski'ye gezi kazanın!Buy our newspaper and win a trip to Khmelnytsky!
John hâlâ gece gazetecilik dersleri alıyor.John is still taking journalism classes at night.
O, annesi ile birlikte alışverişe gitmeye niyetlendi fakat annesi meşguldü.She intended to go shopping with her mother, but her mother was busy.
O, alışverişe gitmeyi düşündü.She intended to go shopping.
O, geçen Pazartesi onunla birlikte alışverişe gitti.She went shopping with him last Monday.
Sağanak yağmur nedeniyle tamamen ıslandım. Arabanla gelip beni alır mısın?I'm completely wet because of the heavy rain. Will you come and pick me up with your car?
Lütfen biraz pasta alın.Please have some pie.
Favori komik alıntın nedir?What's your favorite funny quote?
Senin favori espirili alıntın nedir?What's your favorite humorous quote?
Sadece çay nasıl alınır?How to merely get tea?
Günde bir sigara içmek iyi bir alışkanlıktır.Smoking one cigarette a day is a good habit.
O, çocuklarının para ile alışveriş etmelerine yardım ederek çok zaman harcar.She spends a lot of time helping her children learn to deal with money.
Maria ve Natalia alışverişe giderler. Kendileri için bir şeyler alırlar.Maria and Natalia go shopping. They buy something for themselves.
Mutluluk satın alınamaz.Happiness can't be bought.
Tom patronuyla o şekilde konuşarak işini kaybetmeyi göze alıyordu.Tom was risking losing his job by talking to his boss that way.
O mağazada alışverişe gitmeyi seviyorum.I like to go shopping in that store.
O, derin bir nefes alıp durumunu anlatmaya başladı.She breathed in deeply and started to tell about her situation.
O, derin bir nefes alıp hâlini anlatmaya başladı.She breathed in deeply and started to tell about her situation.
Sen alışkanlıklarından vazgeçemeyen birimisin?Are you a creature of habit?
İyi bir video kamera alır almaz, online koymak için videolar yapmaya başlayacağım.As soon as I can get a decent video camera, I'll start making videos to put online.
Tırnaklarını yemek kötü bir alışkanlıktır.Biting your fingernails is a bad habit.
O, nefes alışı kadar çok kolay yalan söyler.He is lying through his teeth.
Anlamıyorum ve anlamamaya alışkın değilim. Lütfen onu bir kez daha açıkla.I don't understand and I'm not used to not understanding. Please explain it once more.
Yeme alışkanlıklarını değiştirmen gerektiğini düşünüyorum.I think you should change your eating habits.
Alışkanlıklarımdan vazgeçmeyen biri değilim.I'm not a creature of habit.
Birini iyi tanımak her zaman zaman alır.It always takes time to get to know someone well.
Benim koçum günde 8.000 kalori alır ve asla kilo almaz.My coach eats 8,000 calories a day and never gains weight.
İş için dikkate alınmak ister misin?Would you like to be considered for the job?
Kitap alıyorum.I'm taking a book.

İlgili Sayfalar