ali ile cümle
ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yemeklerden sonra günde dört kez alın.Take one four times a day, after meals.
O koltuk alındı.That seat is taken.
Onlar süpermarkette sebze satın alıyorlar.They are buying vegetables in the supermarket.
Biletler, alındığı gün de dahil olmak üzere sadece iki gün geçerlidir.Tickets are valid for just two days, including the day they are purchased on.
Yaşlı insanlar kolayca soğuk alırlar.Old people catch colds easily.
Ebay'da alışverişi severim.I like shopping on Ebay.
Yabancı bir dili iyi konuşmak zaman alır.It takes time to speak a foreign language well.
Eğer bu hapları alırsan kendini daha iyi hissedersin.You'll feel better if you take these pills.
Ha Hoca Ali, ha Ali Hoca.It's all the same.
Nefes alışı kadar doğal şekilde yalan söyler.He lies as naturally as he breathes.
İstediğiniz kadar alın.Take as much as you want.
İngilizce tiyatro eğitimi alıyorum.I'm studying English drama.
Sık sık ondan mektup alırım.I often receive letters from him.
Birisi bana içtiğin her sigara ömründen yedi dakika alır dedi.Someone told me that every cigarette you smoke takes seven minutes away from your life.
Alışveriş merkezi bir mil ilerde.The shopping center is one mile ahead.
Ben şimdi iki yıldır Uygurca eğitimi alıyorum.I've been studying Uighur for two years now.
Benimle alışverişe gitmek istiyor musun?Do you want to go shopping with me?
Bütün insanlar markette yiyecek alır.All humans buy food at the mart.
Bütün insanlar pazarda yiyecek alır.All humans buy food at the mart.
Bu ilaçlar günde üç kez alınmalıdır.These medicines should be taken three times a day.
Bu ilaçlardan günde üç kez alınmalıdır.These medicines should be taken three times a day.
Bu ilaçlardan günde üç kez alınmalı.These medicines should be taken three times a day.
Mesajınız alınmıştır.Your message has been received.
Sen benim güvenimi kaybetmeyi göze alıyorsun.You risk losing my trust.
Buradan istasyona gitmek ne kadar alır?How long does it take to get from here to the station?
Bob zor işe alıştı.Bob got used to hard work.
O, ormanda uzun yürüyüşlerden zevk alır.He takes pleasure from long walks in the woods.
Çok fazla yersen kilo alırsın.You will get fat if you eat too much.
Ben gerçekten alışveriş merkezi mağazalarını beğenmiyorum.I don't really like the mall stores.
Bebekler rahimdeyken nasıl nefes alır?How do babies breathe when they're in the uterus?
Kalemi alıp adresi yazdı.She took the pen and wrote the address.
Onun öğretim yöntemleri alışılmışın hayli dışında.His teaching methods are highly unorthodox.
Tekneyle gezi, arabayla olandan daha fazla zaman alır.A trip by boat takes more time than one by car.
Bu bilet satın alındıktan sonra iki gün boyunca geçerlidir.This ticket is valid for two days after purchase.
Alışverişe giderler.They go shopping.
Alışverişe gidecekler.They'll go shopping.
Alice hoş kokulu bir parfüm kullanıyor.Alice is wearing a sweet-smelling perfume.
Yarına kadar onu alıkoyamazsın.You can't put him off until tomorrow?
Ali iyi bir kişi.Ali is a good person.
Her sabah alışverişe gidiyorum.Every morning, I go shopping.
Ben sadece duş alıyordum.I was just showering.
Sanırım birlikte yaşamamız senin alışkanlıklarını etkiledi.I think that our living together has influenced your habits.
Sanırım birlikte yaşamamız alışkanlıklarını etkiledi.I think that our living together has influenced your habits.
Maaşımı alır almaz sana geri ödeyeceğim.I'll pay you back once I receive my salary.
Hiçbir zaman burada yaşamaya alışamayacaksın.You'll get used to living here in no time.
O, mükemmel şöhretiyle örnek alınacak bir kişidir.He is an exemplary person with an excellent reputation.
Alışılmış olandan farklı bir bağlamda bir şey görmek şaşırtıcı olabilir.Seeing something in a different context than the accustomed one can be surprising.
Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.For comfortable weekly shopping you have to have a car.
Herkes hak ettiğini alır.Everyone has what he deserves.
Virüsün daha fazla yayılmasını engellemek için ciddi tedbirler alınmalı.Drastic measures must be taken to prevent the further spread of the virus.
Aklını bir kenara koy ve alışverişe git.Put away your brain and go shopping.
Tom modern sanattan zevk alır.Tom appreciates modern art.
Ne görüyorsan onu alırsın.What you see is what you get.
Onlar süpermarkette sebze satın alır.They buy vegetables at the supermarket.
Sabah 6.00'da kalkmak ilk başta zordu, ama şimdi buna alıştım.Getting up at 6 a.m. was hard at first, but now I'm used to it.
Kötük alışkanlık edinmek kolaydır.It's easy to pick up bad habits.
Her şey parayla satın alınamaz.Not everything can be bought with money.
Sigara içmek bir alışkanlık değil ama bir bağımlılıktır.Smoking is no habit but an addiction.
Yönetim önemli kararlar alır.The administration makes important decisions.
Kız kardeşim alışveriş gezisine birlikte geldi.My sister came along on the shopping trip.