ali ile cümle

ali kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Babam akşam yemeğinden önce bir duş alır.My father takes a bath before supper.
Babam seyahat etmeye alışkın.My father is used to travelling.
Ben soğuk alıyorum.I am getting a cold.
Askerler tehlikeye alışıktırlar.Soldiers are used to danger.
Tavayı ateşten alın.Take the pan off the fire.
Eşitlik anayasa tarafından garantiye alınmıştır.Equality is guaranteed by the Constitution.
Beni çalışmaktan alıkoyma.Don't distract me from studying.
Yaya olarak ne kadar zaman alır?How long does it take on foot?
Ara sıra annemden haber alıyorum.I hear from my mother once in a while.
Annemin hastalığı, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.My mother's illness prevented me from attending the meeting.
Anne az önce alışveriş için dışarı çıktı.Mother has just gone out shopping.
Anne az önce alışverişe gitti.Mother has just gone shopping.
Anne Alice'in onu takip etmesini belirtti.The mother signed to Alice to follow her.
Anne mağazaya alışverişe gitti.Mother went shopping at the department store.
Annem işten eve gelirken günlük alışverişini yapar.My mother does her usual shopping on her way home from work.
Annem erkek kardeşimle alışverişe gitti.Mother went shopping with my brother.
Annem dün çarşıya alışverişe gitti.My mother went shopping downtown yesterday.
Annem alışverişe gitti, değil mi?My mother went shopping, didn't she?
Unutmadan önce, onu not alın.Write it down before you forget it.
Fırtınadan dolayı yolda çalışma askıya alındı.Work on the road was suspended because of the storm.
Bir sopa at ve köpeğin onu alıp getirmesini izle.Throw a stick and watch the dog fetch it.
Cevap alır almaz, seni arayacağız.As soon as we get the answer, we'll phone you.
Artık bu tür işlere tamamen alışkınım.I am completely accustomed to this kind of work now.
O, kitabı okuduktan sonra alışverişe gitti.Having read the book, she went shopping.
Kız kardeşim dört yaşından beri piyano dersleri alıyor.My sister has been taking piano lessons since she was four.
Her yıl, okul için yeni defterler alırım.Every year, I buy new notebooks for school.
Her yıl arkadaşımdan haber alırım.I hear from my friend every year.
Demiryolu hizmeti sis yüzünden askıya alındı.Railroad service was suspended because of the fog.
Beni yarın sabah yedide alır mısın?Will you pick me up at seven tomorrow morning?
Yarın alışverişe gidiyorum.Tomorrow I am going shopping.
İlaç alırken şişe üzerindeki yönergeleri dikkatle izleyin.When taking drugs, follow the directions on the bottle carefully.
Ben bir arkadaş ile alışverişe gittim.I went shopping with a friend.
Yuka Alice'den daha iyi yazar.Yuka types better than Alice.
Akşam yemeğini ne zaman alırsın?What time do you have supper?
Kamuoyunu dikkate alın.Heed public opinion.
Yoko dün alışverişe gitti.Yoko went shopping yesterday.
Fırtına beni ayrılmaktan alıkoydu.The storm prevented me from leaving.
İyi beslenme alışkanlıkları gereklidir.Good eating habits are essential.
Gücü olan istediğini alır.Might is right.
Gözyaşları Alice'in yanaklarından aşağı aktı.Tears ran down Alice's cheeks.
Lütfen Bayan Suzuki'yi telefona alın.Please get Miss Suzuki on the phone.
Barış görüşmeleri bir süreliğine askıya alındı.The peace talks have been suspended for a while.
Oh evet,haklısın.Pekala,bu senin ekonomik olan alışveriş şeklin öyleyse.Oh yes, you're right. Well, it's the way you shop that's tight-fisted then.
" Ehem!"diyerek Alice böbürlendi,gururla göğsünü kabarttı."A-hem!" Alice boasted, puffing up with pride.
Lütfen birkaç elma satın alın.Please buy a few apples.
Alışveriş çantasını pat diye masaya koydum.I put the shopping bag on the table with a thud.
Buradaki hayata alışmak biraz zamanımı alacak gibi görünüyor.It seems like it will take me a while to get accustomed to life here.
Tam geçişsiz fiiller ne tümleç ne de nesne alır.A complete intransitive verb takes neither complement nor object.
Alışverişiniz için teşekkür ederim. Lütfen tekrar gelin!Thank you for your business. Please come again!
O bazı antibiyotikler alırsa ve uyursa, o daha iyi olacak.If she gets some antibiotics and sleeps, she'll get better.
Alışverişe gittiğinizde lütfen muhakkak uğrayın.Please, by all means, drop in when you go shopping.
Onun son maçtan zevk alıp almadığını merak ediyorum.I wonder if he enjoyed the last match.
Eğer bedavaysa, alabildiğiniz kadar alın.If it's free, get as much as you can.
Ben nefes alırken umarım.While I breathe, I hope.
Bu kitap Ali'nin.This book is Ali's.
Bizim sorunlarımız ortaklık ile ele alınmalıdır; ilerleme paylaşılmalıdır.Our problems must be dealt with through partnership; progress must be shared.
Ben sıcağa alışkındım.I was accustomed to heat.
Ben yarın alışverişe gideceğim.I'll go shopping tomorrow.
İş mektubu yazmaya henüz alışkın değilim.I'm not yet used to writing business letters.
Yakında Noel geldiği için biraz alışveriş yapmalıyım.I need to do some shopping since Christmas is coming soon.

İlgili Sayfalar